İsrail Meclisi (Knesset), Filistinli mahkumlara idam cezası getirilmesini öngören tartışmalı yasa tasarısını onayladı.
Uluslararası kamuoyunun tepkisine yol açan yasa tasarısı Knesset Genel Kurulu'nda yapılan oylamada 48'e karşı 62 oyla kabul edildi.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da Filistinlilere idam cezası getirilmesini öngören yasa tasarısına lehte oy kullandı.
Son oylama sırasında Demokratlar Partisi Milletvekili Gilad Kariv ile tasarıyı destekleyen aşırı sağcı milletvekilleri arasında sözlü atışma yaşandı.
İsrail Meclisi'nde yapılan oylamanın sonucu ise tasarıyı hazırlayan aşırı sağcı Yahudi Gücü Partisi milletvekili Limor Son Har-Melech tarafından duyuruldu.
Ben-Gvir’den provokatif kutlama
Filistinlilere karşı daha fazla şiddet, baskı ve bölgede daha saldırgan politika takip eden ve yasanın öncülerinden aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, oylama öncesi yaptığı konuşmada "hüküm saati geldi" ifadeleriyle tehditler savurdu.
Ben-Gvir ayrıca oylama sonrasında da Meclis’te sevinç gösterisi yaptı. Aşırı sağcı milletvekilleri ile tasarının yasalaşmasını şampanya kadehi kaldırarak kutladı.
Aşırı sağcı Bakan, öncülük ettiği yasa tasarısının kabul edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, "Teröristleri idam edelim, mümkün olduğunca fazla." ifadesini kullandı.
VIDEO | Israeli National Security Minister Ben Gvir, outside the Knesset chamber, celebrates the passing of the death penalty law for Palestinian detainees, describing it as historic and saying, “Soon we will count them one by one.” pic.twitter.com/yc4Aan0dLf
— The Cradle (@TheCradleMedia) March 30, 2026
Başbakan Binyamin Netanyahu’nun aşırı sağcı hükümetinde yer alan Ben-Gvir, Filistin karşıtlığıyla öne çıkan bir isim.
Ben-Gvir’in Ulusal Güvenlik Bakanı olmasının ardından İsrail hapishanelerindeki Filistinli esirlere yönelik işkence ve kötü muamelenin daha da arttığı belirtiliyor.
Filistinlileri esirlerin tutulduğu hapishanelere sık sık baskın düzenleyen Ben-Gvir, hapishanelerde Filistinlilere uygulanan baskı ve kötü muameleyle övünmüştü.
İdam tasarısının hazırlanmasına öncelik eden Ben-Gvir’in Ulusal Güvenlik Bakanı olarak görev yaptığı dönemde 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail hapishanelerinde 89 Filistinli esir hayatını kaybetti.
"Bu halkımıza karşı savaş suçudur"
Filistin Cumhurbaşkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Fetih Hareketi ve esir kuruluşları; İsrail Meclisinin (Knesset) Filistinli esirlere "idam cezası" öngören yasa tasarısını onaylamasını "savaş suçu" ve "tehlikeli bir tırmanış" olarak nitelendirerek kınadı.
Filistin Devlet Başkanlığı da, "Bu yasa, özellikle kişilerin korunmasını ve adil yargılanma güvencelerini içeren Dördüncü Cenevre Sözleşmesi başta olmak üzere uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlali olduğu gibi Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmeye de aykırıdır." diye açıklama yaptı
Tel Aviv yönetiminin Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria'da Filistin halkına karşı izlediği tırmandırıcı politikalar bağlamında bu adımı attığına işaret eden Başkanlık, bu tür yasa ve uygulamaların Filistin halkının iradesini kıramayacağını, direnişini zayıflatamayacağını kaydetti.
"Bu tür ırkçı yasaların tehlikeli sonuçları konusunda uyarıyoruz: Bunlar, gerilimi ve tırmanışı artırmanın yanı sıra bölgede güvenlik ve istikrarın sağlanması fırsatlarını tehdit edecek." dedi.
Adalah ve ACRI Yüksek Mahkemeye gidiyor
İsrail'deki Arap Azınlıkları Hukuk Merkezi "Adalah", idam yasasına karşı İsrail Yüksek Mahkemesi'ne başvuruda bulunacaklarını açıkladı. Adalah, Filistinlileri hedef alan idam yasanın "en fazla şiddet ve ayrımcılık içeren yasalardan biri" olarak İsrail hukuk sistemine girdiğini kaydetti.
"Bu yasa tasarısı, devlet tarafından onaylanmış bir infaz rejimi aracılığıyla özellikle Filistinlileri hedef almak üzere tasarlanmıştır." ifadelerine yer veren Adalah, yasa tasarısındaki ayrımcılığa şu ifadelerle dikkat çekti:
"Yasa, Filistinlilerin yargılandığı Batı Şeria askeri mahkemelerinde ölüm cezasını zorunlu kılıyor, yargı takdir yetkisini neredeyse tamamen ortadan kaldırıyor; asılarak gizli infazların yapılmasına izin veriyor ve 'idam mahkumlarına' neredeyse tam bir tecrit uyguluyor. Benzer suçları işleyen İsrailli Yahudi suçluları fiilen idam cezasından muaf tutuyor."
Adalah Hukuk Direktörü Suhad Bishara, İsrail Meclisi'nin işgal altındaki bir nüfus için yasama yetkisi bulunmadığını belirterek İsrail iç hukukunun Batı Şeria’daki Filistinlilere uygulanmasının uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu kaydetti. Yüksek Mahkeme'ye gideceklerini açıkladı.
İsrail Yurttaş Hakları Derneği (ACRI) ise yasasının iptali için Yüksek Mahkemeye başvuru yaptı. ACRI, "cezanın belirli gruplara ve seçici bir şekilde uygulanmasını amaçlayan hukuki bir mimariyle tasarlanmış olan yasanın intikamcı, ırkçı ve anayasaya aykırı olduğunu" kaydetti.
Yasanın Filistinlilere karşı uygulanacağını, İsrailliler içinse "İsrail'in varlığını inkar niyetiyle hareket etme" şeklinde yeni bir suç tanımlandığını ve bunun da cezasının idam veya müebbet hapis olarak çekileceğini aktarark, "hükmün fiili olarak sadece Filistinlilere uygulanabileceğinin, Yahudilere uygulanamayacağının" altını çizdi.
Batı Şeria'nın uluslararası hukuka göre işgal altındaki bir bölge olduğunu ve yasama yetkisinin İsrail Meclisi'nde olmadığını hatırlatan ACRI "Bunu aşmaya yönelik her türlü girişim, işgal altındaki bölgelerin yasa dışı bir fiili ilhakı olarak kabul edilir." dedi.
BM: Uluslararası hukuk yükümlülüklerine aykırı
Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi, İsrail Meclisi'nde kabul edilen ve Filistinli esirleri hedef alan idam cezası yasasının acilen yürürlükten kaldırılması gerektiğini bildirdi.
BM İnsan Hakları Ofisi'nin işgal altındaki Filistin topraklarında bulunan misyonu, konuya ilişkin, "İsrail, Meclis'te bugün kabul edilen ayrımcı idam cezası yasasını derhal yürürlükten kaldırmalı. Çünkü bu yasa, İsrail'in uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine aykırı." dedi.
BM'nin, her koşulda ölüm cezasına karşı olduğu vurgulanan paylaşımda, bu yeni yasanın uygulanmasının, uluslararası hukukun acımasız, insanlık dışı veya aşağılayıcı cezaları yasaklayan hükmünü ihlal edeceğini kaydetti.
"Öte yandan bu yasa, işgal altındaki Batı Şeria ve İsrail'deki Filistinlilere özel olarak uygulanacağı ve bu kişiler genellikle adil olmayan yargılamalar sonucunda mahkum edildikleri için İsrail'in ırk ayrımcılığını ve apartheid yasağını daha da pekiştirecek." ifadeleri kullanıldı.
Af Örgütü'ne göre idam yasası apartheidi güçlendiriyor
Uluslararası Af Örgütü Yöneticisi Erika Guevara-Rosas, Filistinli esirleri hedef alan idam yasasının, İsrail'in apartheid sistemini güçlendirdiğini kaydetti.
Örgütün Küresel Araştırma, Savunuculuk, Politika ve Kampanyalar Direktörü Guevara-Rosas, yaptığı yazılı açıklamada, Knesset'te alınan kararın ayrımcılık, canilik ve insan haklarına saygısızlığın açık bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Dünyada ölüm cezalarının kaldırılırken İsrail'de kapsamının genişletildiğini vurgulayan Guevara-Rosas, "Bu yasa, aynı zamanda yaşam hakkının keyfi biçimde ortadan kaldırılmasını önlemeye ve adil yargılanma hakkını korumaya yönelik temel güvenceleri ortadan kaldırmakta, Filistinlilere karşı çok sayıda ayrımcı yasayla sürdürülen İsrail'in apartheid sistemini güçlendirmektedir." dedi.
İsrail'de uzun yıllardır Filistinlilerin yargısız infaz edildiğinin altını çizen Guevara-Rosas, zanlıların ise dokunulmazlığa sahip olduğuna dikkati çekti. İdam yetkisinin, karşılarına çıkan Filistinli sanıkları yüzde 99 oranında mahkum eden askeri mahkemelere verildiğini belirterek, şöyle devam etti:
"Usule ilişkin güvenceleri ile adil yargılanma ilkelerini göz ardı etmesiyle bilinen askeri mahkemelere fiilen zorunlu ölüm cezaları verme ve nihai karardan yalnızca 90 günde infazı gerçekleştirme yetkisi tanıyarak İsrail, Filistinlileri idam etmek için kendisine açıkça sınırsız yetki vermekte ve en temel adil yargılanma güvencelerini ortadan kaldırmaktadır."
Bu yasa kapsamında verilecek herhangi bir ölüm cezasının, yaşam hakkının ihlali olacağına dikkati çeken Guevara-Rosas, şunları kaydetti:
"İşgal altındaki Filistin topraklarından Filistinlilere karşı uygulanması durumunda savaş suçu teşkil edebilir. Uluslararası toplum, İsrailli yetkililer üzerinde bu yasayı derhal yürürlükten kaldırmaları, ölüm cezasını tamamen kaldırmaları ve Filistinlilere karşı apartheid sistemine katkıda bulunan tüm yasa ve uygulamaları ortadan kaldırmaları için azami baskı kurmalıdır."
Guevara-Rosas, yasada ideolojik bir niyet şartı bulunduğu, bu nedenle yasanın pratikte Filistinlileri hedef alacak biçimde tasarlandığı vurgulandı.
Filistinli mahkumlara idam cezası öngören yasa
Onaylanan yasaya göre, cezanın infazı İsrail Cezaevi Servisi tarafından görevlendirilen gardiyanlar tarafından asılma yoluyla gerçekleştirilecek. İnfazı gerçekleştiren gardiyana kimlik gizliliği ve cezai dokunulmazlık tanınacak.
İdama mahkum edilen kişiler ayrı bir gözaltı merkezine yerleştirilecek ve yetkili kişiler dışında kimse ziyaret edemeyecek, avukat görüşmeleri ise sadece görüntülü olacak.
Savcılığın talepte bulunmasına gerek kalmaksızın idam cezasının verilmesinin mümkün olacağı belirtilen tasarıda, idam cezası için oy birliği şartı aranmayacak ve karar basit çoğunlukla verilebilecek.
Batı Şeria'da yaşayan Filistinlilerin tabi tutulduğu askeri mahkemeler de idam cezası verebilecek. Savunma Bakanı yargı heyetine görüş bildirebilecek. İsrail işgali altındaki Filistinli mahkumlara ölüm cezası verilmesi halinde, af ve temyiz yolu kapalı olacak. İsrail'de yargılanan mahkumlar için idam cezası ömür boyu hapis cezasına çevrilebilecek.
Onaylanan yasada, "İsrail'in varlığını inkar etme amacıyla bir İsrailli veya burada yaşayan birini öldürmek" idam cezasına çarptırmak için gerekçe gösterildi.
(HA)

