ABD’nin Chicago kentinde Filistin’e destek veren aktivistler yürüyüş düzenledi. İsrail Konsolosluğu önünde başlayan gösteride, Filistinli mahkumların korunması ve aktivistlerin “yasa dışı” olarak nitelendirdiği idam cezası düzenlemesinin iptal edilmesi talep edildi.

Oğlunu bekleyen anne: Filistinli esirler unutulmasın
Protesto, İsrail-Filistin çatışmasına ilişkin hem bölgede hem de dünya genelinde süren protestoların bir parçası.
İsrail’de Filistinlilere yönelik idam cezasını genişleten yasa hakkında

İsrail’de Filistinlilere yönelik idam cezasının kapsamını genişleten yeni yasa, 30 Mart 2026’da Knesset’te kabul edildi. Düzenlemenin, özellikle Batı Şeria’daki askeri mahkemelerde “ölümcül terör saldırısı” suçlamasıyla mahkûm edilen Filistinlileri hedef aldığı belirtilirken, insan hakları kuruluşları yasa için “ayrımcı” değerlendirmesinde bulundu.
Birleşmiş Milletler uzmanları, söz konusu düzenlemenin fiilen yalnızca Filistinlilere uygulanacak bir idam rejimi oluşturduğunu ifade etti. Human Rights Watch ve Amnesty International da yasayı eleştirerek, uygulamanın adil yargılanma ilkeleri ve insan hakları açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekti.
Mevcut verilere göre, 6 Nisan 2026 itibarıyla bu yeni yasa kapsamında İsrail tarafından idama mahkûm edilmiş ya da yargı kararıyla idam edilmiş herhangi bir Filistinliye ilişkin doğrulanmış bir kayıt bulunmuyor. Güvenilir kaynaklarda görülen sayı sıfır olarak öne çıkarken, bunun başlıca nedeni olarak İsrail’in uzun yıllardır fiilen idam cezası uygulamaması ve yasanın henüz çok yeni olması gösteriliyor.
Amnesty International, İsrail’in 1962’den bu yana ne infaz gerçekleştirdiğini ne de ölüm cezası verdiğini belirtiyor. Tarihsel kayıtlara göre İsrail devletinin gerçekleştirdiği tek yargısal infaz, 1962’de Nazi savaş suçlusu Adolf Eichmann’ın asılması oldu. Bu nedenle, İsrail tarafından yargı kararıyla idam edilmiş Filistinlilere dair güvenilir bir kayıt bulunmadığı değerlendiriliyor.
Yeni yasaya ilişkin öne çıkan maddeler arasında, Batı Şeria’daki askeri mahkemelerde mahkûm edilen Filistinliler için idamın varsayılan ceza haline getirilmesi, infaz yöntemi olarak asmanın öngörülmesi ve temyiz ile af süreçlerinin ciddi şekilde sınırlandırılması yer alıyor. Uluslararası insan hakları kurumlarının itirazlarının da özellikle bu düzenlemeler üzerinde yoğunlaştığı belirtiliyor.
(EMK)


