Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA) öncülüğünde, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü talebiyle Bursa’nın Gemlik ilçesi yakınlarında yürüyüş ve açıklama yapıldı.
Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, “Jin, jiyan, azadî” (Kadın, yaşam, özgürlük) yazılı önlük giyen kadınlar, “Şimdi özgür önderlikle buluşma zamanı” pankartı taşıdı. Yürüyüş sonrası TJA’dan Ayla Akat Ata ortak metni okudu.
TJA öncülüğünde gerçekleştirilen #GemlikYürüyüşü, Gemlik Kaymakamlığı'nın keyfi eylem yasağına takıldı. Gemlik'e birkaç kilometre kala otobüsler bir dinlenme tesisine yönlendirildi. Dinlenme tesisindeki bekleyiş halaylarla sürüyor. pic.twitter.com/VGGcIa2aHF
— Zeyno Kuray(Yeni Hesap) (@ZeynoooKuray) April 19, 2026
“Barış umudunu büyütüyoruz”
Diyarbakır’dan Ege’ye, Karadeniz’den Çukurova’ya dört bir yandan kadınların Gemlik’te bir araya geldiğini belirten Ayla Akat Ata, “Bu çokluk ve birikimle TJA olarak, bu tarihsel süreçte Gemlik’te bir kez daha sözümüzü söylüyor, demokratik çözüm irademizi ortaya koyuyor, barış umudunu büyütüyoruz” dedi.
Akat-Ata, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bugün Türkiye’de Kürt sorununun demokratik ve barışçıl çözümü kaçınılmaz, acil ve ertelenemez bir zorunluluktur. Bu anlamda, 27 Şubat 2025’te İmralı Adası’nda yapılan ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ ve akabinde atılan adımlar muazzam bir fırsat sunmaktadır. TJA olarak, barış mücadelesinin cesaret ve kararlılık gerektirdiğinin farkında olarak; iddiamızı ve mücadelemizi büyütme, özgür ve eşit bir yaşamı inşa etme kararlılığımız dün olduğundan daha güçlüdür.”
“İkinci aşamaya geçilmesi gerekmektedir”
Ayla Akat Ata, Abdullah Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın üzerinden 1 yıl 1 ay 23 gün geçtiğini ve süreçte ‘ivedilikle’ ikinci aşamaya geçilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Baş müzakereci olan Halklar Önderi Sayın Abdullah Öcalan, Kürt sorununun demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü çözümü ile kalıcı barışın inşası için çalışmalarını özgür yaşam ve iletişim koşulları sağlanmadan sürdürmektedir. Bu koşullarda yürütülen bir sürecin ilerlemesi ve dolayısıyla başarıya ulaşması mümkün değildir. Kürt halkının iradesi ve tarihsel mücadelesiyle şekillenen muhataplık temelinde, Sayın Öcalan’ın sürecin asli muhatabı ve baş müzakerecisi olduğu tartışılmazdır. Bu gerçeklik yapılacak yasal düzenlemeler temelinde güvenceye kavuşturulmalı; Sayın Abdullah Öcalan’ın siyasi statüsü bir an önce tanımlanarak, özgür yaşayabileceği ve özgür çalışabileceği koşullar yaratılmalıdır.”
“Güçlü hukuki güvencelerin oluşturulmalı”
Akat-Ata ayrıca, TBMM bünyesinde kurulan ‘Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ tarafından hazırlanan rapora dikkat çekerek, “Özellikle 6. ve 7. Bölümlerinde yer alan yasal düzenlemelerin ve demokratikleşme adımlarının gecikmeksizin hayata geçirilmesi sorumlulukla ele alınması gereken tarihsel bir zorunluluktur” dedi.
Eşit yurttaşlık temelinde bir barış yasasının çıkarılması ve sürece katılan tüm kesimler için güçlü hukuki güvencelerin oluşturulması çağrısında bulunan Akat-Ata, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu adımlar atılmadan müzakere zemini kurulamayacağı, kalıcı ve onurlu bir barışın inşa edilemeyeceği, 1993 yılından bu yana yakalanan barış olanaklarının değerlendirilememesi ve sonrasında yaşanan acı deneyimlerle sabittir.”
“Özgürlük sağlanana, eşit ve demokratik bir yaşam kurulana kadar mücadelemizi her alanda büyüterek sürdüreceğiz” diyen Akat-Ata, Öcalan’a selamlarını ileterek sözlerini sonlandırdı.
(VC)







