T24 yazarı gazeteci Tolga Şardan hakkında, 23 Aralık’ta Ankara’da düşen Libya uçağına ilişkin haberi nedeniyle soruşturma açıldı.
Şardan, soruşturma kapsamında ifade verdiğini ve ifadesi sırasında haber kaynağının sorulduğunu bugünkü köşe yazısında duyurdu.
Şardan’ın aktardığına göre soruşturma, 13 Ocak’ta yayımlanan “Libya heyetinin öldüğü uçak kazası soruşturmasında gelişme: Hostes gözaltına alınıp sorgulandı” başlıklı yazısının ardından başlatıldı.
Soruşturmanın konusunun, “devam eden hazırlık soruşturması hakkında bilgi açıklamak”, bir başka ifadeyle “gizliliği ihlal” olduğunu belirtti.
Şardan, Ankara Emniyeti’nden gelen telefon üzerine avukatlarıyla birlikte Ankara Adliyesi’ne gittiğini, burada basın savcısına ifade verdiğini yazdı. Soruşturma talebinin, uçak kazasına ilişkin dosyayı yürüten savcı ile başsavcı vekilinden geldiğini belirten Şardan, ifade sırasında kendisine yöneltilen sorulardan birinin haberin kaynağına ilişkin olduğunu söyledi.
Şardan, bu soruya yanıt vermediğini belirterek, gazetecilerin haber kaynaklarını açıklamamasının yasal koruma altında olduğunu avukatlarıyla birlikte savcılığa hatırlattıklarını aktardı. İfadesinin ardından “herhangi bir durumla karşılaşmadan” adliyeden ayrıldığını ifade etti.
"Savcılar haber kaynağının peşine düşüyor"
Köşe yazısında savcılıkların gazetecilerin haber kaynaklarının peşine düştüğünü söyleyen Şardan, kamunun doğru bilgilenme hakkının bu tür soruşturmalarla baskı altına alındığını savundu. Şunları söyledi:
“Bir süredir özellikle İstanbul’da yürütülen pek çok soruşturmanın hazırlık evresi kamuoyuna yansıyor. Çarpıklık ve ikili uygulama modeli kullanılıyor. Bu noktada şöyle bir çelişki var maalesef.
Gazetecilerin yazdıkları doğru çıkıyor, savcılıklar haber kaynağının peşine düşüyor. Bilgilerin doğru çıkması, aslında kamuoyu adına güven verici olmakla birlikte yazanlar için adli soruşturmaların, sıkıntının başlangıcı.
Tam tersi - hiçbir gazetecinin karşılaşmak istemediği bir durum olsa da – yazılanların yanlış olduğu iddia edilince kaynak sorulmuyor. Bazen yazılanların yanlış olmasına da gerek yok. İlgili bir kurumun hoşuna gitmeyince Dezenformasyon Yasası’nın 217/A hükmü gündeme geliyor: Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma!
Bu durum elbette sadece bu satırların yazarı için geçerli değil. Daha yakınlarda gazeteci Barış Terkoğlu, duyurduğu bir bilginin kaynağının öğrenilmesi amacıyla İstanbul’da gözaltına alındı.
Sistemin dışına çıkıldığında, işe gelmediğinde sonuç soruşturma oluyor. Yazılsa bir dert, yazılmasa başka bir dert. Peki gazeteciler ne yapsın? Kamunun doğru bilgilenme hakkı nasıl sağlanacak?”
Soruşturmaya konu olan 13 Ocak tarihli haberde, Haymana yakınlarında düşen ve Libya Genelkurmay Başkanı Muhammed Ali Al-Haddad ile beraberindeki heyeti taşıyan jetle ilgili soruşturmada, uçuş ekibinde yer alan bir hostesin gözaltına alınıp sorgulandığı bilgisi yer alıyordu.
Şardan, söz konusu haberde Milli İstihbarat Teşkilatı’nın da sürece dahil olduğunu ve hostesin bağlantılarının araştırıldığını aktarmıştı.
(HA)





