Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin (ÇGD) eski genel başkanlarından gazeteci Rahmi Yıldırım, 69 yaşında yaşamını yitirdi. Yıldırım, Ankara’da bir hastanede kanser tedavisi görüyordu.
Yıldırım’ın cenazesi, yarın (30 Nisan Perşembe) Gölbaşı Mezarlık Camii’nde kılınacak ikindi namazının ardından toprağa verilecek. Cenaze törenine katılmak isteyenler için aynı gün saat 15.00’te Çankaya Belediyesi önünden otobüs kaldırılacak.
ÇGD, Yıldırım’ın hayatını kaybettiğini “Gazeteci Rahmi Yıldırım'ı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Meslektaşlarımıza, sevenlerine ve ailesine başsağlığı diliyoruz.” İfadeleriyle duyurdu.
Yıldırım, Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği’nin (ADAM-DER) kurucu başkanıydı.
"Mücadele insanıydı"
Yıldırım’ın vefatı, basın meslek örgütleri ve sevenleri arasında üzüntüyle karşılandı.
Hilal Köylü: Ağız dolusu abi diyebildiğim, gazeteciliğine kalpten imza attığım Rahmi Abi. Gazeteciliğinle, insanlığınla eşsizdin. Hep öyle de kalacaksın. Keşke birdenbire gitmeseydin. Güzel, öğretici, mücadeleci anılarınla yaşayacaksın. Güzel uyu Rahmi Abi...
İrfan Aktan: Ah! Rahmi Yıldırım, fakülteden arkadaşım! TSK’da subayken 12 Eylül 1980’de yapılan darbeye karşı çıktığı için ihraç edilip hapis yatan, tektip elbise dayatmasına isyan edip mahkeme salonuna donla çıkan, yıllar yıllar sonra gelip Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde okuyan, iyi gazeteci, iyi arkadaş, güleç yüzlü Rahmi abi… Ruhu şad olsun.
Faruk Bildirici: Bu yıl 1 Mayıs'ta bir eksiğiz. Sevgili Rahmi, meydanda olamayacak... O da geride büyük bir boşluk bıraktı. 1980'lerde tanıdım onu. Yıllar içinde çizgisinden bir milim sapmadı desem yeridir. Demokrasi ve özgürlük mücadelesinde her zaman önlerde yer aldı; gazetecilik meslek ilkelerinden asla taviz vermedi. Üzgünüm...
Fatih Polat: Rahmi ile en son Hüseyin Aykol'un cenazesinde birlikteydik. Çok ani ve sarsıcı oldu. Devrimci duruşu, mücadeleci kişiliği, çalışkanlığı, mütevazılığıyla örnekti. Ailesinin, dostlarının ve gazeteci milletinin başı sağ olsun.
Zafer Arapkirli: Güle güle yiğit yoldaşım... Sonradan Gazetecilik okumuş ve değerli meslektaşlarımız arasına katılmıştı. Kalemini satmadan. eğip bükmeden ölene dek mücadele etti egemen zalimlerle. Huzur içinde uyu canım yoldaşım...
Seyhan Avşar: Rahmi Yıldırım, 12 Eylül 1980 darbesinin ardından zorla giydirilen tek tip kıyafeti yırtan, ardından don ve atletle duruşmaya çıkan 9 kişiden biriydi. O günlerde yaşananları 2018’de dinlemiştim kendisinden. İyi bir insan, gerçek bir yurtseverdi. Devri daim olsun.
Yusuf Özkan: Rahmi Yıldırım’ı kaybetmişiz. Onu ilk kez, Deniz Teztel’in çektiği fotoğrafla tanımıştım. THKP-C 3.Yol’un subay sanığı. Sonra meslektaş olduk. Abi kardeş olduk. Eğilip bükülmedi hiç. Mesleğimizin yüz akı oldu hep. Onu çok özleyeceğiz. Yattığı yer incitmesin! Güle güle ‘Albayım!’
Alaattin Aktaş: Eski dostlar, meslektaşlar birer birer gidiyor... ANKA Ajansı'nda yıllarca birlikte çalıştığımız arkadaşımız Rahmi Yıldırım'ı kaybettik. Öncelikle ailesinin, sevenlerinin ve tüm basın camiasının başı sağ olsun...
Sedat Bozkurt: Albayımızı, dostumuz, yoldaşımız, meslektaşımız Rahmi Yıldırım’ı kaybettik. Örnek bir gazeteciydi. Mücadele insanıydı. Hep inandığı değerlerin peşinde koştu. Huzur içinde uyusun. Hepimizin başı sağ olsun…
Yıldız Yazıcıoğlu: İnsan gibi insan, meslektaş, ağabey Rahmi Yıldırım'ı kaybetmişiz. Yattığı yer incitmesin. Eminim bu 1 Mayıs günü de bizimle alanda olacaktı oysa.
TGS: Bütün hayatı gazetecilerin sendikal mücadelesi içinde geçen, 1988’den bu yana Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın üyesi ve 21 – 22. Dönem Disiplin Kurulu Üyemiz Rahmi Yıldırım’ı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Tüm basın camiasının başı sağ olsun.
DİSK Basın-İş: Rahmi Yıldırım’ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. ‘Askeri Darbelere Karşı Askerler Derneği’ni kuracak kadar cesur, sosyalist kimliğini demokrat duruşuyla birleştirecek kadar ilkeliydi.
12 Eylül karanlığının ardından yargılandığı mahkeme salonunda, tek tip elbise dayatmasına karşı iç çamaşırlarıyla verdiği o unutulmaz protesto; onun ve ait olduğu kuşağın “boyun eğmeyen, direnen” karakterinin simgelerinden biri olarak hafızalara kazındı. O siyah beyaz fotoğrafta yalnızca bir itiraz değil, insan onurunun savunusu vardı. Ardından maruz kaldıkları işkence, baskı ve zulüm ise bu onurlu direnişi asla gölgeleyemedi.
Rahmi Yıldırım, yaşamı boyunca hakikatin, özgürlüğün ve eşitliğin yanında saf tuttu. Gazeteciliği yalnızca bir meslek olarak değil, bir sorumluluk ve mücadele alanı olarak gördü. Geride, susmayan bir vicdanın, eğilmeyen bir iradenin mirasını bıraktı.
Onu saygıyla, sevgiyle ve minnetle uğurluyoruz. Mücadelesi yolumuzu aydınlatmaya devam edecek. Başta ailesi olmak üzere tüm dostlarının, yoldaşlarının ve basın emekçilerinin başı sağ olsun.

Rahmi Yıldırım kimdir?
(HA)





