Erdoğan, Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Kabine Kabine Toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel'in ara seçim zorunluluğu iddiasını ve bir erken seçim olasılığını reddetti.

Özgür Özel: Ara seçim sandığı kurulmalı, çok iddialı bir hamlemiz olacak

CHP'den DEM Parti ziyareti: "Toplum erken seçim beklentisindeyse biz hazırız"
Kimse bize gündem dayatamaz
Hükümetimiz gündemine hakimdir, bize kimse gündem dayatamaz. Hangi bahaneyle olursa olsun kimse Türkiye'nin gündemini suni tartışmalarla saptıramaz.
Ne hükümetimizin ne milletimizin yakın vadedeki siyasi koordinatlarında erken veya ara seçimin yer almadığının bilinmesini istiyorum.
Biz, yatırıma, üretime, hizmete, kalkınmaya gitmesi gereken kaynakları hortumlayanlarla hukuk dairesi içinde mücadele etmenin çabasındayız.
Bölgemizde krizler, çatışmalar yaşanırken bizim tek gündemimiz vardır o da ülkemizi bu ateşten uzak tutmak, milletimizin sofrasındaki ekmeğini büyütmektir
Türkiye'nin uluslararası yatırımcıların gelecek planlamalarında bir istikrar adası, güvenli liman olarak öne çıktığını görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz
"Hürmüz Boğazı'ndak tıkanma küresel ekonomiyi sarsıyor ama bizde sorun yok"
Erdoğan basın açıklamasında Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının "yalnızca bir sektörü değil, enerjiden tarıma, sanayiden teknolojiye her alanda küresel ekonomiyi derinden sars[tığını]" söyledi.
Ancak Türkiye'nin "enerji arz güvenliği, tedariki ve depolama noktasında bir sorunu [olmadığını]" iddia etti.
Erdoğan ayrıca "fahiş fiyat artışları"na yönelik denetimlerinin yoğun bir şekilde sürdüğünü, gübre gibi "tarımsal üretim girdilerinde [sıkıntıları olmadığını]", "aldı[ıkları] tedbirler sayesinde gıda arz güvenliğinde de hiçbir sorun yaşamayacağı[mızı]" iddia etti.
Erdoğan'ın söylediğine göre, savaşın yarattığı "ek maliyet şimdiye kadar toplam 50 milyar lirayı bul[du]". Ama "eşel mobil sistemi sayesinde devletimiz tarafından sübvanse edilmiş oldu."
Doğruluk denetimi | 50 milyar TL buhar olmadı, hazineye bindirildi
Sistem, petrol ve kur artışlarının akaryakıt fiyatlarına etkisini sınırlamak için ÖTV’yi aşağı çekiyor; yani zam tamamen kaybolmuyor, vergi azaltılarak bastırılıyor. “50 milyar TL" buharlaşmadı, tüketicinin cebinden çıkması gereken yükün bir kısmı devletin toplamadığı vergiye dönüştü. Maliyet ortadan kalkmadı; pompadan Hazine’ye, yani kamu bütçesine aktarılmış oldu.
Erdoğan’ın telaffuz ettiği "50 milyar TL" için kamuya açık ayrıntılı bir hesap tablosu verilmedi. Bu rakamı bağımsız biçimde tam doğrulanmış veri olarak değil, hükümet beyanı olarak görmek gerekir.
Erdoğan’ın eşel mobilin fiyat artışını bastırdığı yönündeki sözü büyük ölçüde doğru, ama bunun “maliyetsiz” olduğu iması yanlış; 50 milyar TL'lik yük yok olmadı; vatandaştan devlete kaydırıldı.
(AEK)

