Engelli bir kadın olan Emine (adını değiştirdik), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde alanlarda olmanın kendisi için hem eyleme katılmak hem de bir hak ve sorumluluk olduğunu söylüyor.
Hem gündelik yaşamda hem de kamusal alanda eşit ve erişilebilir bir hayat talep ettiğini belirten Emine, bu talebi feminist mücadele içinde dile getirdiğini ifade ediyor.
Engelli kadınların çoğu zaman hem patriyarkanın hem de sağlamcılığın kesişiminde görünmez kılındığını vurgulayan Emine, bu nedenle söz söylemenin ve görünür olmanın kendisi için büyük önem taşıdığını dile getiriyor.
“8 Mart’a gitmemin nedeni çok basit: Çünkü o alan bizim de alanımız” diyen Emine, engelli kadınların çoğu zaman evlere, bakım ilişkilerine ve sessizliğe hapsedilmeye çalışıldığını söylüyor. Ancak buna karşı çıktıklarını belirterek şöyle devam ediyor:
“Oysa biz ne sessiziz ne de görünmez. 8 Mart’ta orada olmak, patriyarkaya da sağlamcılığa da açık bir itirazdır. ‘Biz buradayız ve bu mücadelenin öznesiyiz’ demenin en güçlü yollarından biri de o alanlarda yan yana durmaktır.”
"Engelli kadınları kapsayak alanlar oluşmalı"
Emine, 8 Mart alanında dayanışmanın gücünü hissettiğini ancak kamusal alanların hâlâ herkes için eşit ve erişilebilir olmadığı gerçeğiyle yüzleşilmesi gerektiğini de düşündüğünü söylüyor.
Feminist alanlar dahil olmak üzere pek çok kamusal mekânın engelli kadınlar için yeterince kapsayıcı olmadığını belirten Emine, engelli kadınların varlığının hâlâ kimi zaman “istisna” gibi görüldüğüne dikkat çekiyor.
Bu durumun değişmesi gerektiğini vurgulayan Emine’ye göre mesele engelli kadınların mevcut alanlara uyum sağlaması değil, alanların onları kapsayacak şekilde dönüşmesi.
“Gerçek feminist mücadele ancak bu dönüşümü hedeflediğinde güçlenir.”
Gelecek yıl için 8 Mart mesajı da net:
“Engelli kadınların sadece alanda görünür olduğu değil; sözünün, deneyiminin ve politikasının da hareketin merkezinde olduğu bir feminist mücadele istiyorum. Çünkü özgürlük bazı kadınlar için değil, tüm kadınlar için talep edildiğinde anlamlıdır. Engelli kadınlar olmadan feminist mücadele eksiktir. Bu eksikliği giderecek olan da dayanışmayı gerçekten kapsayıcı bir zeminde büyütmektir.”
Gül Çandır Saç: Sağlamcılık feminizmin de yüzleşmesi gereken bir ayrımcılık
(EMK)







