Danimarka’daki 24 Mart 2026 seçiminin ilk çıkış anketi projeksiyonlarının gösterdiği gayri resmi sonuçlarına göre, görevdeki başbakan Mette Frederiksen’in Sosyal Demokratları gene ülkenin birinci partisi konumunu koruyor ama ciddi bir biçimde zayıflamış olarak.
Reuters'in haberine göre, bu partinin bir yüzyıldan da uzun bir süreen beri elde ettiği en kötü sonuç. Buna göre, ilk projeksiyonlarda Sosyal Demokratlar yaklaşık 38 sandalye almış görünüyordu. Bu, 2022’de kazanılan 50 sandalyenin dörtte birinin diğer partilere gittiği anlamına geliyordu. Sol blok önde görünse de, çoğunluk elde edemiyor. Sağ blok da tek başına çoğunluk kuramıyor. Özetle, seçim gecesinin gerçek sonucu “kazanan belli” değil; koalisyon pazarlığına oturmak kaçınılmaz.
Erken sonuçlara göre sandalye dağılımı
179 milletvekilli Danimarka parlamentosunda (Folketing), 24 Mart genel seçimleri sonrasında ortaya çıkan tablo, ülke tarihindeki en parçalı ve belirsiz parlamento kompozisyonlarından birinin ortaya çıktığını gösteriyor.
Parlamentoda sandalye dağılımı üç bölgesel kategoriden oluşuyor:
Danimarka Ana Karası: 175 Sandalye
Grönland: 2 Sandalye (Inuit Ataqatigiit ve Siumut)
Faroe Adaları: 2 Sandalye (Sosyal Demokratlar ve Birlik Partisi)
Partilere göre dağılımda Mette Frederiksen'in Sosyal Demokratları'nın en büyük parti olmaya devam etmekle birlikte ciddi bir kan kaybına uğraması sonucunda hükümetin nasıl oluşacağı çok denklemli bir bulmacaya dönüşebilir.
Buna göre partilerin kesin olmayan milletvekili sayıları ve parantez içindeki önceki seçimlere göre kazanç ve kayıpları şöyle gerçekleşti: Sosyal Demokratlar 38 (-12), Yeşil Sol 20 (+5), Venstre 18 (-5), Liberal İttifak 16 (+2) Danimarka Halk Partisi 16 (+11), Ilımlılar 14 (-2), Muhafazakarlar 13 (+3), Birlik Listesi 11 (+2), Radikal Sol 10 (+3), Danimarka Demokratları 10 (-4), Alternatif 5 (-1), Vatandaş Partisi 4 (+4) (yeni kuruldu).
Bloklar tek başına hükümete yetmiyor: Anahtar "Ilımlılar"
Hükümete güvenoyu için 90 sandalye gerekiyor. Şu anki bloklaşmanın olası sonuçlarıysa bir muamma.
Kırmızı Blok (Sol/Merkez Sol): Toplamda yaklaşık 84-85 sandalyeye (Danimarka içi) ulaşıyor. Grönland ve Faroe Adaları'ndan gelen sol eğilimli 3 vekilin (IA, Siumut ve Faroe Sosyal Demokratlar) desteğiyle bu sayı 87-88'e çıkıyor. Ancak hâlâ tek başına 90'ı bulamıyorlar.
Mavi Blok (Sağ): Toplamda 80 sandalye civarında kalıyor.
Anahtar Parti (Ilımlılar): Lars Løkke Rasmussen’in Ilımlılar'ı, 14 sandalyesi hangi tarafa geçerse hükümeti o tarafın kurmasını sağlayacak "anahtar parti" konumunda.
Tam anlamıyla bir siyasal pargmatist olan Rasmussen'in içinde protofaşistleri de barındıran sağ bloka eklelenmekten çok sağ ve sol merkez güçler ve kendi partisinin oluşturacağı bir koalisyon için çaba göstereceği varsayılıyor.
Erken seçim kumarı
Frederiksen'in olağan sürenin işlemesi halinde Ekim 2026'da gerçekleşmesi beklenen seçimleri 26 Şubat'ta erkene almasının nedeni, Trump’ın Grönland baskısı karşısında sergilediği sert tutumun kamuoyunda yarattığı desteği sandıkta oya çevirmekti. Fakat kampanya ilerledikçe seçmenlerin önemli bir bölümü yeniden hayat pahalılığı, kamu hizmetlerindeki gerileme ve iç politikanın hantallığına odaklandı. Dış politikada güç gösterisi, iç siyasetteki aşınmayı örtemeye yetmedi.
Frederiksen'in sergilediği “Trump karşısında Danimarka'nın egemenliğini savunan lider” profili işe yaradı, kendisini Başbakanlıkta tutabilecek kadar destek topladı, fakat yekpare bir iktidar için gereken gücü toplayamadı. Reuters'in haberine göre, ayrıca uç sağ muhalefetteki Danimarka Halk Partisi, ilk projeksiyonlarda yüzde 9,1 dolaylarına çıkarak belirgin bir yükseliş gösterdi. Bu göç, refah ve yaşam maliyeti başlıklarının seçime yön verdiğinin başka bir göstergesiydi. Grönland krizi seçimi belirlese de oy kullanmada seçmenlerin geçim düzeyinin gerilemesi ve refah devletinin aşınmasına yönelik kaygıları ağır bastı.
Grönland, Kopenhag'a mesafe koydu
Öte yandan Başbakan Frederiksen'in erken seçimin öne alması açısından belirleyici bir rol oynayan Grönland'ın sahiplenilmesine yönelik tutumu, ada seçmenlerini Kopenhag'a yaklaştırmaktan çok uzaklaştırmış görünüyor.
Grönland halkı, Danimarka'nın kendilerini korumasını desteklemekle birlikte, bu durumun bir "Danimarka milliyetçiliği" malzemesi yapılmasından rahatsızlık duydu.
Grönland, Danimarka Parlamentosu'na (Folketing) 2 milletvekili gönderiyor. Bu seçimlerde sandıktan çıkan sonuçlara göre, kademeli ayrılığı savunan solcu Inuit Ataqatigiit (IA) ve Sosyal Demokrat, özerklik yanlısı Siumut birer sandalye kazanmayı garantilemiş görünüyor.
Adadaki iktidar ortağı Inuit Ataqatigiit (IA), ABD baskısına karşı Danimarka ve NATO ile hareket etmeyi seçti ancak bunu "Danimarka'nın bir parçası oldukları için değil, stratejik bir zorunluluk olduğu için" yaptıklarını vurguladı.
Seçim sürecinde Naleraq gibi "hızlı bağımsızlık" isteyen partiler, Danimarka ve ABD arasındaki çekişmeyi, Grönland'ın kendi kaderini tayin etmesi gerektiğinin bir kanıtı olarak değerlendirdi ve oylarını artırdı.
2022 seçimlerinde olduğu gibi, Grönland'dan gelen 2 sandalye, Kopenhag'da sol (Kırmızı) ve sağ (Mavi) bloklar arasındaki bıçak sırtı dengede belirleyici olacak. Frederiksen'in bloğu ana karada oy kaybetse de, Grönlandlı ve Faroeli vekillerin desteğiyle hükümet kurma şansını zorluyor.
Sonuçta, Frederiksen Grönland'ı savunarak Danimarka'da güç kazandı; ancak Grönland halkı bu "sahiplenici" tavra sandıkta "bizi koruyun ama bizi yönetmeyin" mesajı vererek, parlamentoya yerel ve bağımsızlık eksenli partilerini gönderdi.
(AEK)







