ABD Başkanı Donald Trump, Grönland'ın ilhakının gerekliliğine ilişkin ısrarını yineledi ve başka herhangi bir seçeneğin "kabul edilemez" olduğunu savundu.
ABD'nin önde gelen haftalık haber dergisi TIME'ın internet sayfasındaki habere göre, adanın ilhakının "ulusal güvenlik" açısından gerekli olduğuna ilişkin görüşünü tekrar eden Trump, çarşamba sabahı verdiği demeçte NATO'nun "[ABD’nin] adayı elde etme[sine] öncülük yapması gerektiğini" ve Grönland'ın ABD'nin kontrolüne girmesi halinde "NATO'nun çok daha güçlü ve etkili konuma geleceğini" iddia etti.
Ursula von der Leyen: "Grönland, halkına aittir"
Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de, AB Komisyonu üyelerinin haftalık toplantısının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.
ABD'nin Grönland'a yönelik tehdidini değerlendiren von der Leyen, "Grönland halkına aittir. Dolayısıyla Danimarka ve Grönland'ı ilgilendiren konularda karar vermek yalnızca onlara aittir" dedi.
Danimarka hükümetiyle sürekli iletişim halinde olduklarını ifade eden von der Leyen, "Ayrıca Grönlandlıların ihtiyaçlarını da dinliyoruz, çok yakın temas halindeyiz" diye konuştu.
J. D.Vance ile görüşme
Trump'ın yorumlarının medyaya yansımasından birkaç saat sonra Danimarka ve Grönland dışişleri bakanları Beyaz Saray'da ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile kritik bir toplantı yaptılar.
Üzerlerindeki ABD baskısının artmasına karşın Danimarka Krallığı’na bağlı bir özerk bölge olan Grönland, Washington’ın kontrolüne altına girmeye yönelik hiçbir heves sergilemiyor.
Grönland Başbakanı Nielsen: “Biz Danimarka’yı seçiyoruz”
Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen salı günü yaptığı basın açıklamasında şunları söyledi:
"Şu anda jeopolitik bir krizle karşı karşıyayız; burada ve şimdi Amerika Birleşik Devletleri ve Danimarka arasında seçim yapmamız gerekirse Danimarka'yı seçiyoruz."
Kopenhag'da Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen'le yanyana konuşan Nielsen, "NATO'yu seçiyoruz. Danimarka Krallığı'nı seçiyoruz. AB'yi seçiyoruz." diye vurguladı.
Venezuela Başkanı Nicolás Maduro ve hayat arakadaşı Cilia Flores’in ABD’ye götürülmeleri üzerine “Artık baskı yok. Artık imalar yok. Artık ilhakla ilgili fanteziler yok,” diyen Grönland lideri 4 Ocak'ta, Grönland'ın “baskılara” veya “sosyal medyadaki saygısız paylaşımlara” tahammül göstermeyeceğini belirtmişti.
Nielsen, bölgeyi ilhak etmek için askeri güç kullanma olasılığını dışlamayı reddeden Beyaz Saray'a karşı güçlü bir duruş sergileyen Avrupalı liderlerden de büyük destek aldı.
Danimarka’nın, NATO üyeleri Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, İspanya ve Birleşik Krallık ile ortak açıklamasında da, ABD'nin bölgeye rahatsızlık verici ilgisi kınandı ve adayla ilgili kararların yalnızca “Danimarka ve Grönland'a ait” olduğu belirtildi.
Cumhuriyetçi Partililerin tepkileri
Grönland'la dayanışma gösterenler sadece Avrupalı şahsiyetler ve NATO müttefikleriyle sınırlı kalmadı. Trump'ın Cumhuriyetçi Partisi’nin üyeleri de bölgeye yönelik baskı kampanyasını eleştirdi.
Temsilciler Meclisi üyesi Nebraskalı Don Bacon, geçtiğimiz hafta CNN'e verdiği demeçte şunları söyledi:
“Bu korkunç. Grönland bir NATO müttefiki. Danimarka en iyi dostlarımızdan biri […] bu yüzden onlara yönelik davranış şeklimiz gerçekten aşağılayıcı ve hiçbir faydası yok.”
“Grönland'ı ele geçirmeyeceğiz. Grönland'daki insanların çoğunun bağımsız kalmak istediğini biliyorum.”
Arka plan
Dünyanın en büyük adası olan Grönland, Arktik'te güç bulunur bir konuma sahip. ABD, Rusya ve Avrupa arasındaki konumu, onu güçlü bir jeopolitik varlık haline getiriyor. Grönland’ın konumu, herşeyden önce yakınından geçen gemileri izlemek açısından ideal.
Trump ocak başında Air Force One uçağında gazetecilere “Şu anda Grönland’ın her yeri Rusya ve Çin gemileriyle dolu. Ulusal güvenlik açısından Grönland'a ihtiyacımız var. Ve Danimarka bu işin altından kalkamayacak.” demişti.
ABD Başkanı'nın, Danimarka'nın Grönland'ı yüzlerce yıldır yaptığı şekilde güvenle nüfuzu altında tutamayacağına ilişkin iddiaları, Trump'ın baskı kampanyasının asıl nedeninin sorgulanmsına da yol açtı. Bu bölge, uzun zamandır aralarında ABD’nin de olduğu yabancı ülkelerin ilgisini çeken nadir toprak minerallerine de sahip olması nedeniyle çokça tartışılıyor.
ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, ABD'nin Grönland'ı satın alma konusundaki ilgisine ilişkin yorumunda, bölgenin coğrafi konumunun "stratejik önemine" dikkat çekmenin yanı sıra, Trump yönetiminin "Önce Amerika" yaklaşımına da “uygun” olarak nadir toprak minerallerine erişim konusuna da değinmişti.
Eski ABD Büyükelçisi Nick Burns, "Trump yönetiminin istediğini, yani mineral kaynaklarına erişim ve askeri üsler elde etmesinin, normal sayılacak bir şeyi yaparak mümkün olabileceğini" belirtti.
ABD’nin NATO daimi büyükelçisi Çin büyükelçisi, geçtiğimiz hafta TIME dergisine verdiği demeçte şunları söylemişti:
"Ve bu, Danimarka'ya saygı duymak, onlarla diplomatik olarak Danimarkalıların önerdiği temelde çalışmak anlamına geliyor: Biz egemen bir ülkeyiz, ancak Amerikan yatırımlarını ve askeri varlığını memnuniyetle karşılıyoruz."
Grönland halen ABD'nin Pituffik Uzay Üssü'ne ev sahipliği yapıyor ve bölge yönetimi de ABD ile sağlıklı bir diyalog kurmaya olan istekliliğini defalarca dile getirdi.
(AEK)







