TBMM’de, Urfa'nın Siverek ilçesi ile Maraş’ta okullarda yaşanan şiddet olaylarının ardından kurulan Meclis Araştırma Komisyonu ikinci toplantısını “çalışma yöntemi” gündemiyle yaptı.
Komisyona üye olan DEM Parti Mardin Milletvekili ve DEM Parti Çocuk Komisyonu Eş Sözcüsü Beritan Güneş Altın ile DEM Parti Hakkari Milletvekili Yılmaz Hun, toplantı öncesinde komisyona kapsamlı bir metodoloji önerisi sundu.
Öneri metninde, okullarda yaşanan şiddet olaylarının "tekil vakalar", "bireysel sapmalar" ya da yalnızca "güvenlik zaafiyeti" olarak ele alınamayacağı vurgulandı. Metinde, çocukları şiddete maruz bırakan ya da şiddet davranışına yönelten koşulların toplumsal, ekonomik ve siyasal boyutlarıyla araştırılması gerektiği belirtildi.

ERG’den okulda şiddetin önlenmesi için politika önerileri
"Okul şiddeti sistemik nedenleriyle ele alınmalı"
DEM Partili milletvekillerinin önerisinde, komisyonun yalnızca olay anına, fail profiline ya da okul güvenliği eksikliklerine odaklanmasının yetersiz olacağı ifade edildi.
Metinde şu değerlendirmeye yer verildi:
Komisyon, olay anına ya da fail profillemesine odaklanmak yerine; çocukları şiddete maruz bırakan, şiddet davranışına yönelten ve şiddeti olağanlaştıran çok katmanlı nedenleri bütünlüklü biçimde ortaya koymalıdır.
Öneriye göre yoksulluk, eğitimde eşitsizlik, ayrımcılık, anti-demokratik okul ortamı, toplumsal kutuplaşma, medyada şiddetin yeniden üretimi, savaş ve çatışma kültürünün çocukluk deneyimlerine etkisi ile sosyal destek mekanizmalarının zayıflaması komisyonun öncelikli araştırma başlıkları arasında yer almalı.
"Her okula kolluk yaklaşımı çözüm değil"
Metinde, okul şiddetine karşı geliştirilecek politikaların güvenlik eksenli olmaması gerektiği vurgulandı.
Okullara daha fazla kolluk gücü yerleştirilmesi, teknik gözetim araçlarının artırılması ve çocukların daha yoğun denetim altına alınması gibi uygulamaların eleştirildiği öneride, bu yaklaşımın okulları “baskı ve kontrolün konsantre hale geldiği alanlara” dönüştürebileceği belirtildi.
DEM Parti’nin önerisinde, komisyonun temel sorusunun "Çocukları ve gençleri nasıl daha fazla kontrol ederiz?" değil, "Çocukların şiddete meyletmelerine yol açan koşulları nasıl ortadan kaldırabiliriz?" olması gerektiği ifade edildi.

Okullardaki şiddeti önlemek için neyi tartışmalıyız?
Demokratik okul modeli önerisi
Öneri metninde, komisyonun demokratik okul modeline dayalı politika önerileri geliştirmesi gerektiği belirtildi.
Metinde demokratik okul; çocukların ve gençlerin edilgen değil özne olduğu, öğretmenlerin mesleki özerkliğinin güçlendirildiği, eşitlik, çoğulculuk, özgürlük, ekoloji, eleştirellik, cinsiyet özgürlükçülük ve dayanışma ilkeleri üzerine kurulu kamusal alanlar olarak tanımlandı.
Mevcut rekabetçi ve neoliberal eğitim sisteminin ise dışlama, değersizleştirme ve eşitsizlikler üzerinden şiddeti yeniden ürettiği değerlendirmesi yapıldı.

Siverek’teki okul saldırısı ne söylüyor?
Çocukların komisyona doğrudan katılımı istendi
Metinde, çocukların yalnızca “hakkında konuşulan” bir grup olarak değil, çözüm üretme kapasitesine sahip özneler olarak görülmesi gerektiği vurgulandı.
Bu kapsamda komisyon çalışmalarında çocukların görüşlerinin doğrudan alınması, çocuk hakları alanında çalışan uzmanların, meslek örgütlerinin ve sivil toplum örgütlerinin öncelikli olarak dinlenmesi önerildi.
Dijital riskler sansür ekseninde ele alınmamalı
Komisyonun çalışma başlıklarından biri olan çocukların dijital ortamlarda karşılaştığı risklere de değinilen metinde, bu alanın içerik yasaklama ya da sansür politikaları üzerinden değil, dijital okuryazarlık ve koruyucu mekanizmalar üzerinden ele alınması gerektiği ifade edildi.
Metinde ayrıca ana akım medya ve dijital platformlarda militarist, cinsiyetçi ve ayrımcı dilin çocuklar üzerindeki etkilerinin araştırılması çağrısı yapıldı.

“Çocukları değil, onları bu hale getiren sistemi konuşun”
"Şiddetsiz okul daha fazla demokrasiyle mümkün"
DEM Parti’nin komisyona sunduğu metodoloji önerisi, nihai raporda okul polisi, ağırlaştırılmış disiplin yaptırımları ve teknik gözetim önerilerine yer verilmemesi gerektiği vurgusuyla tamamlandı.
Bunun yerine psikososyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, rehberlik hizmetlerinin yaygınlaştırılması, onarıcı adalet uygulamaları, çatışma çözümü mekanizmaları ile kamusal, bilimsel, özgürlükçü, laik ve anadilinde eğitim politikalarının geliştirilmesi istendi.
(NÖ)

