Cumartesi Anneleri/İnsanları, 1097. hafta buluşmasında 30 yıldır akıbeti gizlenen, failleri cezasızlıkla korunan Talat Türkoğlu için adalet talebiyle Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi.
Polis bariyerlerinin önünde yapılan buluşmada, kayıpların fotoğrafları ve karanfiller taşınırken, Cumartesi Anneleri/İnsanları adına açıklamayı Sebla Arcan okudu.

Unutulmayanlar: Talat Türkoğlu
“Tüm başvurular sonuçsuz bırakıldı”
Sebla Arcan, sosyalist kimliğiyle bilinen Talat Türkoğlu’nun İstanbul’un Avcılar ilçesinde yaşadığını ve 29 Mart 1996’da annesini ziyaret etmek için Edirne’ye gittiğini hatırlattı.
“Talat Türkoğlu, İstanbul’dan Edirne’deki evin kapısına kadar sivil polisler tarafından takip edildiğini kardeşlerine söyledi,” diyen Arcan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu takip, Edirne’de kaldığı günler boyunca da sürdü. 1 Nisan 1996 tarihinde İstanbul’daki evine dönmek üzere yola çıktı. O günden sonra kendisinden bir daha haber alınamadı. Ailesinin, İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) ve Uluslararası Af Örgütü’nün tüm başvuruları sonuçsuz bırakıldı. Resmi makamlar, Talat Türkoğlu’nun gözaltına alınmadığını iddia etti ve nerede olduğuna dair hiçbir bilgi vermedi.”

“Etkin bir soruşturma yürütülmedi”
Arcan, 1997 yılında JİTEM mensubu Kasım Açık’ın itiraflarında Türkoğlu’nun eşkâline ve kişisel eşyalarına ilişkin ayrıntılı bilgiler verdiğini söyledi.
Açık’ın anlatımlarına işaret eden Arcan, “Türkoğlu’nun Edirne yakınlarındaki Çadırkent’te sorgulandığını, işkenceyle öldürüldüğünü ve bedeninin Meriç Nehri’ne atıldığını anlattı. Suçun faillerinin isimlerini verdi. Bu ayrıntılı itiraflara rağmen etkin bir soruşturma yürütülmedi” dedi.

Savcılık Talat Türkoğlu'nun Dosyasını Zamanaşımından Kapattı
Arcan, ailenin yaptığı başvuruların “kovuşturmaya yer olmadığı” kararlarıyla sonuçlandığını belirterek şunları kaydetti:
“İç hukuk yollarından sonuç alamayan aile, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. Mahkeme, devletin Talat Türkoğlu’nun yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirmediğine ve etkili bir soruşturma yürütmediğine hükmederek Türkiye’yi mahkûm etti. Ancak bu karar da hakikatin ortaya çıkarılmasına yetmedi. Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) yapılan başvuruda ise diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin ‘süre aşımı’ nedeniyle ‘kabul edilemez’ olduğuna karar verildi. Böylece Talat Türkoğlu dosyasında, gerçeğe ulaşmanın önüne bir duvar daha örüldü.”
“Cezasızlığı sürdürmeyin”
“Bizler bu karanlığı kabul etmiyoruz” diyen Arcan, yetkililere bir kez daha seslendiklerini belirterek sözlerini şöyle sonlandırdı:
“Gözaltında kaybetmelerle yüzleşmek yalnızca geçmişle ilgili değildir; bugünümüz ve geleceğimiz için de bir sorumluluktur. Zamanaşımının arkasına saklanmayın. Cezasızlığı sürdürmeyin. Hakikati açığa çıkarın, adaleti sağlayın. Kaç yıl geçerse geçsin, Talat Türkoğlu ve tüm kayıplarımız için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

“Talat’ı aramaktan vazgeçmeyin”
Arcan’ın ardından Talat Türkoğlu’nun kardeşi Münibe Türkoğlu konuştu.
“30 yıl oldu, soruyoruz: Talat Türkoğlu nerede?” diyen Türkoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Cevap yok. İnsanlık suçu işlendi, duydunuz mu? Duymadınız, araştırmadınız, zaman geçirdiniz, üstüne zamanaşımı işlettiniz. Hukuku işletmeyenlere bir sözümüz var: Unutmadık, yakınlarımızı size hep hatırlatacağız; katiller aramızda. Anaların öfkesi sizleri boğacak. İnsanlık tarihi yeniden yazılacak. Gerçekler ortaya çıkarılmalı, failler yargılanmalı. Talat Türkoğlu işçiydi, sendikacıydı. Sosyalist düşüncesinden dolayı karanlık güçlerin hedefi oldu, yaşamdan koparıldı. Onun ve tüm kayıplarımızın akıbetini öğrenmeden bu mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. 1995 yılından beri kayıp yakınları; analar, eşler, kardeşler, çocuklar ve yakınlar yıllardır çırpınıyoruz. Anam, ölürken dahi gözlerini kapatamadı, rahat ölemedi. Kızanım, ‘Talat’ı aramaktan vazgeçmeyin’ dedi.”
Ziyneti Annemizin bıraktığı yerden soruyoruz: Talat Türkoğlu nerede? #CumartesiAnneleri1097Hafta https://t.co/cmcNaJ21Es
— Cumartesi Anneleri (@CmrtesiAnneleri) April 4, 2026
(VC)






