Cumartesi Anneleri/İnsanları, 1099. hafta buluşmasında 45 yıldır akıbeti gizlenen Nurettin Yedigöl için adalet talebiyle bir araya geldi.
Yapılan açıklamada, gözaltında kaybedilenlerin akıbetinin gizlenmesinin aileleri bilinçli bir belirsizliğe ve dinmeyen bir acıya mahkum ettiği belirtilirken, hakikati bilme hakkının kayıp yakınları için yaşama hakkı kadar hayati olduğu vurgulandı.
Cumartesi İnsanları adına basın açıklamasını İkbal Eren okudu.

Cumartesi Anneleri: Meclis raporu 18 Şubat’ta açıklanmıştı, uygulamada adım yok
“İşkenceyle öldürülen bedeni kaybedildi”
İkbal Eren, 26 yaşındaki Nurettin Yedigöl’ün Erzincanlı olduğunu, 1970’li yıllarda üniversite eğitimi için İstanbul’a geldiğini ve İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olduğunu hatırlattı.
Öğrencilik yıllarında ve sonrasında sosyalist gençlik hareketi içinde aktif olarak yer alan Yedigöl hakkında, 12 Eylül Askeri Darbesi’nin ardından yakalama kararı çıkarıldığını belirten Eren, şöyle devam etti:
“Nurettin Yedigöl, 12 Nisan 1981 tarihinde İdealtepe’de bir eve düzenlenen baskınla gözaltına alındı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Gayrettepe’deki 1. Şube’sine götürüldü. Burada ağır işkenceye maruz kaldı. İşkenceyle öldürülen bedeni kaybedildi.”

1098. HAFTA
Cumartesi Anneleri / İnsanları 34 yıl önce kaybedilen Nezir Acar’ın akıbetini sordu
“Tanıklıkları araştırmak yerine inkarı tercih ettiler”
Eren, baba İsmail Yedigöl’ün 12 Eylül’ün baskı ortamına rağmen oğlunu aramaktan vazgeçmediğini, başta Kenan Evren olmak üzere tüm yetkili makamlara başvurduğunu söyledi.
Ancak İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Nurettin Yedigöl’ün hiç gözaltına alınmadığını iddia ettiğini hatırlatan Eren, buna karşın 10 kişinin Yedigöl’ü siyasi şubede gördüklerine tanıklık ettiğini belirtti.
Tanıkların “Şahidiz, işkencede öldürüldü” dediğini aktaran Eren, savcılığın ise bu beyanları araştırmak yerine inkârı tercih ettiğini ifade etti.

"Zamanaşımı adaleti engelliyor”: Cumartesi Anneleri Baskın dosyasını hatırlattı
“Üç ayrı soruşturma zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldı”
Eren, ailenin tüm başvurularının sonuçsuz bırakıldığını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen üç ayrı soruşturmanın zamanaşımı gerekçesiyle kapatıldığını söyledi.
Anne Zeycan Yedigöl’ün son çare olarak 15 Şubat 2013’te Anayasa Mahkemesi’ne başvurduğunu hatırlatan Eren, yüksek mahkemenin ise 10 Aralık 2015 tarihli kararıyla başvuruyu “zaman bakımından yetkisizlik” gerekçesiyle kabul edilemez bulduğunu belirtti.
Böylece Nurettin Yedigöl’ün akıbetinin bir kez daha zamanaşımıyla perdelendiğini söyleyen Eren, gözaltında kaybetmelerle ilgili tüm koşulların aydınlatılmasının devletin yükümlülüğü olduğunu vurguladı.

Cumartesi Anneleri/İnsanları, Ayşenur Şimşek için adalet istedi
“Nurettin Yedigöl nerede?”
İsmail ve Zeycan Yedigöl’ün hayatlarının sonuna kadar oğullarını aradığını hatırlatan Eren, “Şimdi biz onların bıraktığı yerden soruyoruz: Nurettin Yedigöl nerede?” dedi.
Açıklamanın devamında, “Onu devlet kayıtlarından silenler bilsinler ki Nurettin’in izini hafızamızda taşımaya devam edeceğiz. Unutmayacağız” denildi.
Cumartesi Anneleri/İnsanları, kaç yıl geçerse geçsin Nurettin Yedigöl ve tüm kayıplar için adalet talep etmekten, devletin evrensel hukuk normlarına uygun hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceklerini bir kez daha yineledi.
(NÖ)

