İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD), 5651 sayılı Kanun değişiklik teklifinde yer alan sosyal medya platformlarına e-Devlet üzerinden yaş doğrulamasıyla giriş düzenlemesine ilişkin bir açıklama yaptı. Dernek, “çocukları koruma” gerekçesiyle gündeme gelen sistemin, anonimliği fiilen ortadan kaldırabileceğini ve dijital gözetimi artırabileceğini savundu.
İFÖD’ün 6 Nisan 2026 tarihli açıklamasında, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda 2 Nisan’da görüşülen teklifin en kritik unsurunun sosyal medya hesaplarına girişte e-Devlet tabanlı doğrulama sistemi olduğu belirtildi.

Çocuklara sosyal medya yasağı “koruma” mı, “hak gaspı” mı?
Muhalif kullanıcılar risk altında kalacak
Derneğe göre komisyon görüşmelerinde anlatılan modelde, kullanıcı önce e-Devlet’e giriş yapacak, ardından ilgili sosyal medya hesabı için bir dijital doğrulama anahtarı yani “token” üretilecek. Bu token’ın kullanıcının yaş şartını taşıdığını göstereceği ifade ediliyor.
İFÖD ise sistemin yalnızca yaş doğrulamasıyla sınırlı kalmayacağını savunuyor. Dernek, kullanıcıların sosyal medya hesapları ile gerçek kimlikleri arasında fiili bir bağ kurulmasının, anonim ifade hakkını ortadan kaldırabileceğini belirtiyor.
Açıklamada, böyle bir uygulamanın özellikle eleştirel görüş bildiren yurttaşlar üzerinde baskı yaratabileceği ve sosyal medya kullanımında “dondurucu etki” doğurabileceği kaydedildi. Dernek, gazeteciler, aktivistler, sendikacılar ve muhalif kullanıcıların bu ortamda daha fazla risk altında kalacağını ileri sürdü.

İFÖD: ‘Çocukları koruma’ ambalajıyla 'dijital panoptikon' kuruluyor
Düzenleme geri çekilmeli
İFÖD ayrıca sistemin teknik işleyişine ilişkin soru işaretleri bulunduğunu da vurguladı. Çoklu hesap kullanımı, hesapların el değiştirmesi, aile bireyleri üzerinden çocuklara erişim sağlanması ve yurt dışındaki kullanıcıların durumunun belirsizliği, dikkat çekilen başlıklar arasında yer aldı.
Açıklamada, medyaya teklifin “çocuk koruma” söyleminin arkasındaki gerçek amacın, herkesin izlendiği ve fişlendiği bir dijital gözetim düzeni kurmak olduğu iddiasını kamuoyuna aktarma çağrısı yapıldı.
Dernek, düzenlemenin ifade özgürlüğü, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması açısından ciddi riskler doğurduğunu savunarak düzenlemnin geri çekilmesi talep etti.
(NÖ)

