Avrupa’nın en büyük ahşap yapısı olan ve hem fiziksel hem de arşivsel yok olma tehlikesiyle karşı karşıya bulunan Büyükada Rum Yetimhanesi için tarihi bir adım atıldı.
Binanın unutulmaya yüz tutmuş hafızasını gün ışığına çıkarmayı hedefleyen “Büyükada Rum Yetimhanesi Arşiv Projesi: Çoğulcu Hafıza, Sosyal Tarih, Kültürel Miras” resmi olarak hayata geçirildi.
Fener Rum Patrikhanesi Avlusunda Aya Yorgi Rum Ortodoks Kilisesi Vakfı (RUMVAKFI) koordinasyonunda yürütülen proje; Avrupa Birliği fonu ve Hrant Dink Vakfı Sivil Toplumu Güçlendirme 2025-2027 Hibe Programı desteğiyle yapılıyor.
1964’ten bu yana sessiz kalan hikâyeler gün yüzüne çıkacak
Mart 2026 – Eylül 2027 tarihleri arasında 18 ay boyunca sürecek projede araştırmacılar Özgür Kaymak, Seda Naniç, Elif Kevser Özer ve İlay Romain Örs görev alacak.
Ekip, yetimhanenin ani bir kararla kapatıldığı 1964 yılından bu yana sessiz kalan öğrencilerin, personelin ve ailelerin deneyimlerini, bilgi, belge ve objeler eşliğinde merkezi bir dijital arşivde toplayacak.
İstanbul, Atina ve dünyanın dört bir yanındaki diasporaya dağılmış materyalleri bir araya getirmeyi amaçlayan çalışma; kamuya açık bir web sitesi, belgesel film ve podcast serisiyle geniş kitlelere ulaştırılacak.
"Sadece bir belgeleme değil, sosyal adalet arayışı"
Proje ekibi, çalışmanın yalnızca mimari veya belgesel bir derlemeden ibaret olmadığını, geçmişte görünmez kılınmış toplumsal deneyimlerin tanınması yoluyla kapsayıcı bir hafıza ve sosyal adalet arayışına katkı sağlama amacı taşıdığını vurguluyor.
Projenin ilham kaynağı olan Büyükada Rum Yetimhanesi Sergisi ise 22 Mayıs 2026 tarihinden itibaren Adalar Müzesi'nde ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Sergi, bir yıl boyunca gezilebilecek.
Tanıklığı ve anısı olanlara çağrı
Yetimhane tarihine kişisel tanıklıkları, belgeleri veya hatıralarıyla katkıda bulunmak isteyen yurttaşların [email protected] e-posta adresi üzerinden proje ekibiyle iletişime geçebilecek.
(EMK)











