Bu hafta biamag’da
Nalin Öztekin editörlüğünde hazırlanan bu haftaki biamag; Kürtçe tangoların göç, özlem, sürgün ve aidiyetle kurduğu bağdan otistik çocuklara yönelik damgalamaya, siyasal yorgunluk ve demokrasi tartışmalarından siyasetin gösteriye dönüşmesine, distopya edebiyatından çocuk kitaplarında hafıza ve cesaret arayışına uzanan yazı ve söyleşilerle geniş bir düşünce alanı açıyor.
Farklı anlatı biçimlerini bir araya getiren seçki; müzik, dil, beden, eğitim, siyaset, emek, ekoloji, kent, hafıza, çocuk edebiyatı, şiir, sağlık güvenliği ve tarihi miras üzerine düşünürken okuru hem bugünün kırılganlıklarına hem de insanı, kenti ve hayatı savunmanın farklı yollarına yeniden bakmaya çağırıyor.
Başak Canda, Sebahat Erdem’le Xewnekî Nû – Kürtçe Tangoları, Kürt müziğiyle tangonun göç, özlem, sürgün ve aidiyet duygusunda nasıl buluştuğunu konuştu: “Kürtçe Tango benim için yalnızca iki türün birleşmesi değil; farklı coğrafyalarda yaşayan insanların ortak duygularda buluşmasıdır.”
Esra Başbakkal, otistik çocukların “uyumsuz” ya da “tehdit” olarak kodlanmasına karşı, okulun farklılığı dönüştürmek değil anlamakla yükümlü olduğunu kaleme aldı: “Damga, farklı olanı susturarak var olur; mücadele ise o sessizliği reddeder.”
Nesrin Karadağ, Türkiye’de siyasal yorgunluk ve çıkışsızlık duygusunu Mark Fisher ve Byung-Chul Han’ın kavramlarıyla birlikte tartıştı: “Demokrasi çoğu zaman bir ‘umut rejimi’ değil, bir ‘ısrar rejimi’dir.”
Özgür Erbaş, Paul Lafargue’dan yola çıkıp siyasetin gösteriye dönüşmesini, liderlik mitini ve kalabalıkların beklenmedik ısrarını hicivli bir sahne metniyle anlattı: “Ben ne için yürüyordum?”
Evrim Kepenek, Yeşer Sarıyıldız’ın Düşbaz Kitaplar’dan çıkan 13 öykülük distopya kitabı “Çınlayanlar”ı yazdı: “Bugünün başka bir versiyonu.”
Ali Eren Demir, Mutemet Yazıcı’nın Elazığ Akıl Hastanesi’ndeki yirmi iki yıllık başhekimlik dönemini ve onu “Mutemet Abi” yapan toplumsal bağı anlattı: “Devletle özdeşleşmeden orada tutunabilmek ayrı bir şeydir.”
Şevval Tufan, BİA Çocuk Kitaplığı için Kerem Evrandır’ın “Denizoğlan Madalyonun Peşinde” kitabı üzerine yazdı; Balat’tan Haliç’e uzanan tarihî atmosferde bir çocuğun kimliğini, hafızasını ve cesaretini arayışını ele aldı.
Barış Yılmaz, Japonya ve Güney Kore’deki yaptırımlı sıcak çalışma düzenlemelerinden Türkiye’deki yasal belirsizliğe uzanan tabloyu aktardı: “İklim krizinin faturası en kırılgan çalışanlara kesilmemeli.”
Mehmet Yeşiltepe, Ahmet Telli şiirinin kuşaklar boyunca neden hâlâ yaşadığını, meydanlardan meyhane masalarına, Ankara sokaklarından insanın iç dünyasına uzanan hafızasıyla anlattı.
Şeyhmus Diken, Surlar ve Hevsel Bahçeleri’yle insanlığın ortak mirası olan Diyarbakır’da kamusal alanların rantiyeye ve denetimsizliğe terk edilmesini eleştirdi.
Rosalino Levantino, “Kruvaziyerlerin gizli hayatı” belgeselinden hareketle dev gemilerin steril ve kusursuz bir tatil evreni olarak sunulmasına itiraz etti.
Dinleme önerisi
(NÖ)