Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, bugün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen 23 Nisan Özel Oturumu’nda konuştu.
23 Nisan’ın çocuklara armağan edilmiş bir bayram olmasına rağmen Urfa ve Maraş’taki okul saldırılarının ardından yaşanan kayıplar nedeniyle yas havası taşıdığını belirten Bakırhan, “Bu meselede polemik değil ortak akıl devreye girmeli,” dedi.
“Fikri bir devrim” olarak nitelendirdiği Cumhuriyet’in kuruluş sürecine de değinen Bakırhan, demokratik ve herkesin kendisi olarak var olabileceği bir Cumhuriyet vurgusu yaptı.
PKK lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla başlayan “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”ne atıf yapan Bakırhan, PKK’nin silah bırakma kararını “Türkiye’nin en büyük gelişmesi” olarak nitelendirirken, barışın tek taraflı değil karşılıklı adımlarla ilerleyebileceğini ifade etti.
“Cumhuriyet tarihte donmuş bir rejim değildir”
Bakırhan’ın konuşmasından satır başları şöyle:
“Sayın Başkan, 20. yüzyılın başında Cumhuriyet, fikri bir devrimdi. Kurtuluşta omuz omuza savaşan farklı halklar, farklı kimlikler olarak ortak bir zafer kazandık. Ancak kurtuluşun çoğulcu ruhu kuruluşta görmezden gelindi. Oysa o gün başka bir seçenek de vardı: Çoğulcu, demokratik, herkesin kendisi olarak var olabileceği bir Cumhuriyet. Bu imkân heba edildi. Cumhuriyet tarihte donmuş bir rejim değildir. Cumhuriyet; çağın sesini duyan, halkın taleplerini karşılayan, kendini yenileyen bir rejimdir. Her kuşağın yeniden güncellemek zorunda olduğu ortak bir mirastır. Biz de burada, bu çatı altında, Cumhuriyetin çoğulcu ve demokratik nefesi olmak istiyoruz.
“Değerli milletvekilleri, tarihimiz birlikte yaşamanın büyük anlarıyla doludur. 23 Nisan bizim, 29 Ekim bizim. Peki bizim olanı bizden almaya azmeden 4 Mart kimin? Biz bu vatanı birlikte kurduk, birlikte koruduk. 1071’den bugüne, ara ara güncelleyerek sürdürdüğümüz bir akdimiz var. 1920’de bu akdi Meclis’te bir kez daha tazelemeye çalıştık. Ama o akit, 4 Mart 1925’te Takrir-i Sükunla ağır şekilde zedelendi. Üzerinden 100 yıl geçti. Şimdi zedelenen akiti onarma zamanıdır. Bizim bu topraklarla bağımız daimidir ve hasbidir. Bin yıl boyunca ahde vefa gösterdik. Kimse tersini söyleyemez.
İkinci eşik
“Kürtlerin eşit yurttaşlar olarak hukuk içine alınması, Cumhuriyetin demokratik kuruluşunun ikinci eşiği olacaktır. Cumhuriyet, bu topraklardaki farklılıkları gözeterek 86 milyonun hukukunu korumalıdır. Cumhurun hukuku mahfuz oldukça, Cumhuriyet zeval bulmaz. Barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor; bu kuşak çocuklarına savaşı değil, barışı miras bıraksın.
“Değerli milletvekilleri, birlikte büyüyenler olarak birlikte kalmaktan yanayız. Şimdi birlikte barış inşa etmenin zamanıdır. Şimdi kardeşliği eşitlik hukuku etrafında örme zamanıdır. Bu, bizim kuşağımıza tarihin yüklediği yüktür. Bu yükten kaçanlar, çocuklarının yüzüne bakamaz. Bu Meclis ikinci yüzyılda barışın Meclis’i olma potansiyeline sahiptir. Barışa hiç bu kadar yakın olmamıştık. Tarih, savaşa tevessül edenleri değil, barışı kuranları yazar.
“Bu Meclis, barışı kuran Meclis olsun”
“Meclis’in huzurunda Sayın Cumhurbaşkanına da seslenmek istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanı, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde ortaya koyduğunuz çözüm iradesine büyük kıymet biçiyoruz. Sayın Bahçeli tarihî bir cesaretle Türkiye’nin önünü açtı. Sayın Öcalan, 27 Şubat’ta yaptığı çağrıyla çözümün kapısını sonuna kadar açma iradesi gösterdi. Sayın Özgür Özel, Sayın Babacan, Sayın Arıkan, sayın Davutoğlu başta olmak üzere muhalefet liderleri ve siyasi aktörler barış sürecinin yanında yer aldılar. Sayın Cumhurbaşkanı, Barış şimdi ona vurulacak mührü bekliyor. İktidar olarak sorumluluk sizdedir. Süleyman sizsiniz, mühür sizdedir. Anaların barış duası sizinledir. Millet hazırdır. Türkiye hazırdır. Tarih hazırdır. Şimdi barışın tam zamanıdır!
“Sayın Başkan ve değerli milletvekilleri, bu Meclis, barışı kuran Meclis olsun. Bu onur nişanesiyle hatırlansın. Bu kuşak, çocuklarına savaşı değil, barışı miras bıraksın. 23 Nisan, yalnızca bir kuruluşun değil, bir yeniden doğuşun da bayramı olsun. 23 Nisan’ı kutluyor ve hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.” (TY)

