BM Genel Sekreteri António Guterres, 21 Mart Dünya Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Günü'nde Cenevre'de BM merkezinde düzenlenen etkinlikte yaptığı konuşmada, hükümetlerin politik yetersizliğinin "ırkçılık, kölelik, sömürgecilik ve baskıdan kaynaklanan yıkıcı sonuçların sürüp gitmesine neden ol[duğunu]" söyledi.
"Irkçılık günümüzün birçok sorununun kaynağı"
Guterres ayrıca ırkçılığın, ekonomik, toplumsal ve siyasal eşitsizliklerin yanı sıra ayrımcı politika ve uygulamalar ve çatışmalar da dahil “günümüzde karşı karşıya olduğumuz birçok sorunun kaynağı [olduğunu]" vurguladı.
Üstelik, “kimi hükümetler ırkçılıkla mücadele politika ve uygulamalarını yürürlükten kaldırır, liderler tarihi yeniden yazmaya çalışırken, ırkçılıkla mücadeleye yönelik çözümlerin çoğu[nun] gücünü yitirdiğini" de ekledi.
BM Genel Sekreteri, ırkçılık ve yabancı düşmanlığının özellikle dijital platformlarda ve siyasal söylemlerde yaygınlaşmasından duyduğu kaygıyı da dile getirdi.
“Başka bağnazları sırtını sıvazlamak için gönderilen şifreli mesajlar hızla yüksek sesli nefret söylemine dönüşebilir,” dedi.
“Bu yolun nereye çıktığını biliyoruz: Daha fazla adaletsizlik, şiddet ve hatta daha da kötüsüne."
Çözümün dayanışmada olduğunu belirten Guterres, hükümetleri, kurumları, işletmeleri ve toplulukları her bireyin haysiyet, adalet, eşitlik ve haklarını korumak üzere birlikte çalışmaya çağırdı.
Türk: "İlerlemeye devam"
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de, tarihin gösterdiği gibi eşitlik uğruna mücadelenin durdurulamayacağını vurguladı.
Türk, 70 yıl önce Güney Afrika polisinin, Sharpeville’de apartheid dönemi yasalarını protesto eden barışçıl göstericilere ateş açarak 69 kişiyi öldürmesini, ABD’de okullardaki ırk ayrımının ortadan kaldırılmasına ön ayak olan Afro-Amerikalı kız öğrenci Ruby Bridges’i, Afro-Brezilyalılar'a adalet isteyen aktivist Ana Paula Gomes de Oliveira’yı, polis şiddetine kurban giden çocuklarının haklkını arayan Afro-Brezilyalı anneleri ve geçtiğimiz ay vefat eden ABD’li sivil haklar savunucusu Rahip Jesse Jackson'ı andı.
“Bunlar ve diğer sayısız direniş eylemleri dünyamızın çehresini değiştirdi." dedi. "Bugün, bu ilerlemeyi korumak ve daha da ileriye taşımak için elimizden gelen her şeyi yaparak onlara olan borcumuzu ödeyebiliriz," dedi.
Adalet, insan hakları ve cesaret
Türk, ayrımcılıkla mücadelede yasaların sıkı sıkıya uygulanması ve her türlü ırk ayrımcılığı ve nefretten hesap sorulabilmesine güç verilmesi de dahil, siyasi iradenin kritik önemini vurguladı.
“Irkçılık karşıtı olmak, bir grubun yanında yer alıp başkalarına karşı çıkmak anlamına gelmez." dedi. "Bu, herkes için insan hakları ve adaletin yanında durmak demektir."
BM Afrika Kökenli Kişiler Daimi Forumu’nun kurucu üyesi olan ABD’li hukuk profesörü Justin Hansford, “havada göz yaşartıcı gaz, yollarda tanklar, dudakları[n]da Trayvon Martin, Mike Brown ve George Floyd'un adlarıyla" ırk adaleti için sokaklarda yürüyüşünü anlattı.
Sharpeville katliamında katledilen 69 kişiyi, fedakarlıkları bugün de yankı bulan demokrasi ve ırk adaleti davasının şehitleri olarak niteledi.
“Irk adaleti[nin] ertelenen bir vaat [olmadığını], gerçekleştirilmiş bir koşul haline gelene kadar dünyanın her zaman onların gösterdiği cesaretin izinde yürüyeceğini" söyledi.
(AEK)
