Almanya'nın doğusunda, Saksonya eyaletine bağlı Leipzig kent merkezindeki yaya bölgesi, 4 Mayıs Pazartesi günü ülkenin son yıllarda tekrar tekrar karşılaştığı araçlı saldırıların sonuncusuna hedef oldu.
Olayda, yerel saatle yaklaşık 16.45’te bir SUV, kent meydanı Augustusplatz yönünden yaya bölgesine girdi; alışveriş caddesindeki kalabalığın üzerine sürülen araç iki kişiyi öldürdükten ve üçü ağır olmak üzere çok sayıda insanı yaraladıktan sonra durdurulabildi.
Aracı kullanan şüphelinin, kentte oturan 33 yaşında bir Almanya vatandaşı olduğu açıklandı. Şüpheli olay yerinde polise direnmeden gözaltına alındı. Associated Press, soruşturmayı yürüten makamların eylemin kasıtlı olduğuna inandıklarını, ancak saldırının hangi saikle yapıldığının henüz bilinmediğini aktardı.
Trafik kazası mı saldırı mı?
İlk dakikalarda polisi meşgul eden en önemli soru olan “Trafik kazası mı, saldırı mı?” ikilemi yetkililere göre büyük ölçüde netleşti. Leipzig savcılığı vakayı sıradan bir trafik kazası değil, cinayet ve cinayete teşebbüs kuşkusuyla soruşturuyor. Böylelikle failin direksiyon hâkimiyetini kaybettiği bir kaza olasılığı elenmiş, kalabalığa yönelik kasıtlı bir saldırı ihtimali ağırlık kazanmış görünüyor.
Ancak yetkililer saldırganın hangi saikle bu eyleme kalkıştığı konusunda henüz bir ipucuna sahip olmadıklarını söylüyor. Siyasal ya da dinsel bir örgüt bağlantısı da öne çıkmış değil. Saksonya İçişleri Bakanı Armin Schuster, failin tek başına hareket ettiğini düşündüklerini söyledi. Schuster açıklamasında, bu tür olaylarda “öfke” ve “psikolojik karmaşa”nın rol oynayabildiğini belirtmekle birlikte, somut vakayla ilgili kesin bir ifadeden kaçındı.
Uzmanlara göre, araçlı saldırılarda aynı yöntemi paylaşan faillerin eylemi aynı siyasal kümeye dahil olmayabiliyor. RAND Europe’un Avrupa Komisyonu için hazırladığı çalışma, bu yöntemle kalkışılan eylemleri önlemenin zorluğunu araçlı saldırı taktiğinin “çok az eğitim gerektirmesi, hatta hiç gerektirmemesi" ve “özel bir beceri istememesiyle” açıklıyor
ABD, West Point’teki Terörizmle Mücadele Merkezi’nin 2025 tarihli değerlendirmesi, araçla kalabalığa dalarak gerçekleştirilen saldırıların “yalnız aktörler ve gruplar tarafından onlarca yıldır kullanıldığını”, son dönemde Almanya, ABD ve İsrail’de sivilleri hedef alan yeni örneklerle tekrar öne çıktığını belirtiyor. Rapora göre, bu tür saldırılar taktik olarak birbirine benzese de, faillerin saikleri cihatçı şiddetten aşırı sağcılığa, kişisel krizlerden psikolojik çöküşlere kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor.
Almanya’da araçlı saldırılar artıyor
Leipzig’de Pazartesi günü gerçekleşen saldırı, Almanya bağlamında tekil bir olay değil. 2016 Berlin Noel pazarı saldırısı açık bir cihatçı saldırıydı.

Berlin’de Bir TIR Noel Pazarı’na Girdi
2024 Magdeburg Noel pazarı saldırısında ise failin İslami çoğunluğun yaşadığı bir ülkeden gelen göç geçmişine sahipti ancak tablo klasik cihatçı saldırı şemasına uymuyordu, failin İslam karşıtı ve aşırı sağa yakın söylemleri vardı.

MAGDEBURG'DA BİR NEFRET SALDIRISI
Almanya: Noel pazarına dalan araç en az 2 kişiyi öldürdü, 50 kişiyi yaraladı
2025 Münih saldırısında savcılık İslamcı saiklerin varlığı ihtimalinden söz etmişti.

Almanya'da yine bir araç saldırısı: Yaralılar var
2025 Mannheim saldırısında ise ilk bulgular daha çok psikolojik sorunlar ve kişisel bunalım ihtimaline işaret etmişti. Reuters, Mannheim haberinde Almanya’da son dönemdeki Magdeburg ve Münih saldırılarının ardından güvenliğin başlıca kamusal kaygılardan biri haline geldiğini yazmıştı.

BİR YILDA ÜÇÜNCÜ SALDIRI
Mannheim'de arabalı saldırı: 2 ölü, 11 yaralı
"Korkunç bir trajedi"
Leipzig Belediye Başkanı Burkhard Jung olayı “korkunç bir trajedi” olarak niteledi. Kentte genel bir şok hali var. Ama olay yalnızca Leipzig’i yasa bürümekle kalmayacak gibi görünüyor. Almanya’da kent merkezleri, Noel pazarları, sendika yürüyüşleri, yaya bölgeleri ve festival alanları artık güvenlik tartışmasının merkezinde yer alıyor.
Sonuç olarak Leipzig saldırısı bir kaza olarak değil, kasıtlı araçlı kitlesel şiddet vakası olarak soruşturulmaya devam ediyor. Failin tek başına hareket ettiği düşünülüyor; henüz siyasal ya da dinsel bir saikten söz edilemiyor, ancak vaka Almanya’daki son araçlı saldırılar dizisine eklendi.
(AEK)

