Almanya: Hür Demokratlar baraj altından çıkmak için AfD'nin önünü açmaya hazırlanıyor
Merkez sağcı Hür Demokrat Parti (FDP), geçtiğimiz hafta sonu Berlin’deki olağan kongresinde kendisine 74 yaşında bir yeni lider seçti ve eski sağcı yönelimine döndü: Protofaşist AfD ile koalisyon kurmama konusundaki partilerarası anlaşmadan çıkmaya "açık" olduğunu ilan etti.
FDP yeni yönetimini partinin sağından seçti
FDP kongrede, başkanlığa 74 yaşındaki Wolfgang Kubicki’yi getirdi. Partinin sağ kanadından gelen Kubicki, delegelerin yüzde 59,3’ünün desteğini aldı. Merkezci Marie-Agnes Strack-Zimmermann ise yüzde 39’da kaldı.
Kasım 2024’te iktidardaki Sosyal Demokrat (SPD), Yeşil, Liberal (FDP) “Trafik Lambası” koalisyon hükümetinin Başbakanı SDP lideri Olaf Scholz, Maliye Bakanı Christian Lindner’i (FDP) koalisyon politikalarını sabote ettiği gerekçesiyle görevden almış bunun üzerine bütün FDP’li bakanların istifasıyla koalisyon çökmüştü. Erken seçimlerde ülkenin en eski partilerinden biri olan FDP yüzde 5 barajını geçemeyip yüzde 4,3 ile siyasetin anayolunun dışına itilmişti.
STEİNMEIER MUSK'A "DEMOKRASİ İÇİN TEHDİT" DEDİ
Almanya: Cumhurbaşkanı parlamentoyu feshetti, seçimler 23 Şubat'ta
Geçtiğimiz hafta sonu cumartesi günü toplanan kongrede Kubicki, başkanlığı üstlendikten sonra partisini yeniden yüzde 5 barajının üzerine çıkarmanın artık temel hedef olduğunu ve “diğer her şeyin buna tabi olacağını” söyledi.
Kubicki, FDP’nin “yangın duvarını” kaldıracak
“Diğer her şey” arasında AfD ile iş birliği de var. Kubicki, başkanlığa yükselince, baklayı ağzından çıkardı ve faşizme meyilli partilere karşı Almanca “Brandmauer” (yangın duvarı) olarak anılan işbirliği yapmama mutabakatından çıkmaya “açık” olduğunu ilan etti.
FDP Genel Sekreterliğine getirilen Martin Hagen de Kubicki’nin “Brandmauer”den çıkma tutumuna destek verdi. Hagen, “AfD’yi yangın duvarı ve dışlama yoluyla geriletme girişimlerinin açıkça başarısız olduğu görüldü. Ben farklı bir yaklaşım taraftarıyım,” dedi.
FDP parlamento grup başkanı Henning Höne ise bu konuda çekinceli. Kongresi öncesinde Höne, “AfD’nin normalleştirilmesini istemiyorum” demiş ve protofaşist partiyle “kesinlikle hiçbir” iş birliğinden yana olmadığını dile getirmişti.
“Brandmauer”in varlık nedeni
“Brandmauer”, Almanya’da demokrasiyi önceleyen partilerin demokrasiye ve Almanya Anayasası’nda (Grundgesetz) güvence altına alınan temel haklara yönelik tehdit oluşturan partilerle iş birliği yapmaması gerektiği ilkesine dayanıyor.
Almanya tarihinde, Anayasayı tanımayan partilerin iktidara gelmesini önlemek amacıyla partiler arası iş birliğine yönelik birçok deneyim var. “Brandmauer”, AfD’nin 2013’te açıkça faşizme sempati beyanıyla meydana çıkması ve giderek daha çok popülarite edinmesinin ardından gündeme geldi.
Almanya’nın iç istihbarat kurumu Federal Anayasayı Koruma Dairesi (BfV), AfD ile ilgili soruşturma dosyasını Mayıs 2025’te bu partide egemen olan “etnisite ve soy temelli halk anlayışının özgür demokratik düzenle bağdaşmadığı” yargısıyla sonuca bağladı.
BfV’nin tespitine göre kimin Alman sayılması gerektiğine ilişkin bu anlayış anayasa ile bağdaşmıyordu; çünkü AfD, “belirli nüfus gruplarını toplumda eşit katılımdan dışlamayı, onları anayasaya aykırı eşitsiz muameleye tabi tutmayı ve böylece onlara hukuken daha değersiz bir statü tayin etmeyi” amaçlıyordu.
Daha somut bir ifadeyle kurum, AfD’nin ülkedeki “çoğunlukla Müslüman ülkelerden gelen göçmen kökenli” sığınmacı, çalışan ve yurttaşları diğer Almanya yurttaşlarıyla eşit görmediğini kayıt altına aldı.
AfD’nin bu karara itirazı sonucunda Şubat 2026’da bir mahkeme, BfV’nin partiyi “aşırı sağcı” bir örgüt olarak nitelemesinin nihai bir yargı kararına bağlanana kadar askıya alındığı geçici bir tedbir kararı verdi.
Almanya: İdare Mahkemesi, protofaşist AfD'nin, henüz "aşırılıkçı" sayılmayabileceğine hükmetti
Pratikte AfD’nin neonazi gruplarla bağlantıları olduğu bilinen bir gerçek. Halen AfD’nin üç yerel örgütü mahkeme kararlarıyla resmen “aşırılıkçı” olarak hüküm giymiş durumda.
“Yangın duvarı”nı aşmayan parti var mı?
"Brandmauer" yürürlükte olsa da Almanya siyasetinde demokrasiyi önceleyen partilerin yerel düzeyde, özellikle de AfD’nin güçlü olduğu doğu eyaletlerinde, bu partiyle iş birliği yaptıkları durumlar az değil.
Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri, mevcut Şansölye Friedrich Merz’in (CDU) ocak 2025’te Bundestag’da göçü kısıtlamaya yönelik, bağlayıcı olmayan iki önergenin kabulü için AfD’nin "evet" oylarına kapı açmasıydı.
MERKEZ SİYASETTE ÇATLAK
Almanya'da "yangın duvarı" yıkıldı: Muhafazakarların AfD ile ittifakına karşı halk sokakta
Berlin Sosyal Bilimler Merkezi’nin kısa süre önce yayınladığı bir araştırmasına göre, 2019-2024 arasında doğu eyaletlerinde AfD neredeyse tüm ana akım partilerden destek aldı. AfD ve diğer partiler arasındaki işbirliği durumlarının yüzde 62’sinde CDU, yüzde 50’sinde FDP, yüzde 38’inde SPD yer aldı, Yeşiller ve Sol Parti de her dört olayın birinde işbirliğine katıldı.
(AEK)