“YKS’deki gerileme öğrencilerin değil, eğitim politikalarının başarısızlığı”
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) açıklanan sonuçlarına ilişkin değerlendirmede bulundu.
Sendika, milyonlarca gencin geleceğini tek bir sınav sonucuna bağlayan sistemin eğitimdeki sınıfsal ve bölgesel eşitsizlikleri derinleştirdiğini belirtti. Açıklamada, genel başarı düzeyindeki gerilemenin öğrencilerin bireysel başarısızlığıyla açıklanamayacağı ifade edildi.
Eğitim-Sen’e göre ortaya çıkan tablo, eğitimi sınava, sıralamaya ve rekabete göre biçimlendiren politikaların sonucu.
“ÖSYM sınırlı veri açıklıyor”
Eğitim-Sen, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi’nin (ÖSYM) son dört yıldır adayların net ortalamalarını paylaşmadığına dikkat çekti.
ÖSYM’nin yalnızca doğru cevap sayısı ortalamalarını açıkladığını belirten sendika, yanlış cevapların doğru cevapları götürdüğü düşünüldüğünde adayların gerçek net ortalamalarının açıklanan rakamların altında kaldığını ifade etti.
Açıklamada, sınav sonuçlarının bölgesel dağılımına yer verilmemesi de eleştirildi. Eğitim-Sen, bölgesel verilerin paylaşılmamasının eğitimdeki coğrafi ve sınıfsal eşitsizliklerin görünürlüğünü azalttığını belirtti.
Eğitim Sen: LGS sonuçları eğitimdeki eşitsizliği ortaya koydu
Matematik ortalaması 40 soruda 6,4
Açıklanan verilere göre Temel Yeterlilik Testi’nin (TYT) 40 soruluk Temel Matematik bölümünde doğru cevap ortalaması 6,4 oldu.
Yirmi soruluk Fen Bilimleri testindeki doğru cevap ortalaması ise 3,9’da kaldı.
Alan Yeterlilik Testleri’nde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Matematik testinin doğru cevap ortalaması 7,1 olurken fizik ortalaması 2,6, kimya ortalaması 2,1, felsefe grubu ortalaması ise 1,8 olarak açıklandı.
Eğitim-Sen, bu verilerin eğitimde yaşanan sorunların geçici değil, yapısal olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Puanı hesaplanamayan adayların sayısı arttı
Sendikanın açıklamasında, sınav puanının hesaplanabilmesi için gereken düzeyde doğru cevap veremeyen adayların sayısındaki artışa da dikkat çekildi.
Kamuoyunda “sıfır çeken” olarak ifade edilen adayların sayısı geçen yıl 40 bin 818 iken bu yıl 67 bin 87’ye yükseldi.
Böylece sınav puanı hesaplanamayan adayların sayısında bir yıl içinde 26 bin 269 kişilik artış yaşandı.
Eğitim-Sen, on binlerce adayın puanının hesaplanamamasının bireysel başarısızlık olarak değerlendirilemeyeceğini, bu durumun eğitim sistemindeki sorunların yaygınlığını gösterdiğini belirtti.
"YKS’deki hata ve belirsizlikler sınav güvenliğini yeniden tartışmaya açtı"
Yüz binlerce aday sınava katılmadı
Sınava başvurduğu hâlde katılmayan adayların sayısı da açıklamada öne çıkan başlıklardan biri oldu.
Verilere göre TYT’ye başvuran 170 bin 551, AYT’ye başvuran 154 bin 857 ve Yabancı Dil Testi’ne başvuran 60 bin 370 aday sınava girmedi.
Eğitim-Sen, bu sayıları gençlerin eğitim ve gelecek beklentilerindeki zayıflamanın göstergesi olarak değerlendirdi.
Sendikaya göre gençlerin eğitim yoluyla yaşamlarını değiştirebileceklerine ve güvenceli bir gelecek kurabileceklerine dair inancı giderek azalıyor.
Parasız, bilimsel ve demokratik eğitim çağrısı
Eğitim-Sen, sınav, rekabet ve piyasa merkezli eğitim politikalarının terk edilmesi çağrısında bulundu.
Sendika, öğrenciyi merkeze alan, gelişimi rekabetin önüne koyan, bilimsel ve pedagojik ölçütlere dayalı bir eğitim anlayışının benimsenmesi gerektiğini belirtti.
Açıklama, eğitimin tüm kademelerde yeterli kamu kaynağı ayrılarak parasız, bilimsel, demokratik ve erişilebilir bir hak olarak sunulması çağrısıyla sona erdi.
(NÖ)