WHO Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde Ebola için Halk Sağlığı Acil Durumu ilan etti
Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) son verilerine göre Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin doğusunda yayılmayı sürdüren Bundibugyo türü Ebola salgınında ölü sayısı 130’u geçti; yüzlerce şüpheli vaka bulunuyor. WHO özellikle salgının çatışma bölgelerinde yayılması, sağlık çalışanlarının enfekte olması, salgının sınır aşarak Uganda’ya sıçraması ve temas takip düzeninin çökme riski nedeniyle “derin kaygı” duyduğunu açıkladı.
WHO Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, “Salgının ölçeği ve yayılma hızı bizi ciddi biçimde kaygılandırıyor.” dedi.
Savaş bölgesinde salgın ve kriz
Salgının merkez üssü olan Kuzey Kivu ve Ituri bölgeleri yıllardır, parçalanmış devlet yapısından türeyen rakip milisler arasındaki savaşlar, kitlesel yerinden edilmeler, açlık ve sağlık altyapısının çökmesiyle anılıyor.
Reuters’ın haberine göre WHO ekipleri bazı bölgelere güvenlik riski nedeniyle ulaşmakta zorlanıyor; sağlık çalışanları silahlı grupların faaliyet gösterdiği alanlarda koruma olmaksızın çalışıyor.
Wall Street Journal’ın aktardığına göre bazı köylerde temaslı takibi yapılamıyor, cenaze kaldırma ve gömme prosedürleri uygulanamıyor ve hastalar kayıt altına alınamadan kayboluyor.
Bu durum WHO bünyesinde “görünmeyen ikinci dalga” korkusunu büyütüyor. Çünkü Ebola’da resmî vaka sayısından çok, ulaşılamayan zincirler belirleyici oluyor.
En büyük korku: Salgının büyük kentlere sıçraması
Halen en kritik soru salgının Goma, Kisangani ve Kampala gibi büyük nüfus barındıran merkezlere ulaşıp ulaşmayacağına bağlı görünüyor.
Uganda sınır kontrollerini sertleştirdi; bazı geçiş noktalarında ateş taramaları ve acil izolasyon alanları oluşturuldu. Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin de yeni yolcu taraması hazırlıkları yaptığı bildirildi.
Ancak uzmanlar asıl tehlikenin sınırların kapanması değil, salgının “sessiz yayılım” aşamasına geçmesi olduğunu vurguluyor. The Guardian’a konuşan salgın hasatlık uzmanları (epidemiyologlar) özellikle Bundibugyo türünün daha az bilinen bir çeşit olması nedeniyle, teşhisin gecikebildiğini, eldeki Ebola aşılarının tam koruma sağlamadığını ve sahada kafa karışıklığı yarattığını belirtiyor.
“Sonraki aşama sağlık sistemi çöküşü olabilir”
WHO’yu asıl alarma geçiren yalnızca Ebola’nın yayılması değil. Kurum içinde tartışılan daha büyük senaryo, sağlık sisteminin tamamen işlemez hale gelmesi. Çünkü, sağlık çalışanları enfekte oldukça hastaneler kapanıyor, insanlar kliniklere gitmeye korkuyor ve kızamık, kolera ve sıtma gibi diğer hastalıklar da tedavisiz kalıyor.
Bu durum 2014 Batı Afrika Ebola krizinde görülen “ikincil ölüm dalgası” riskini yeniden gündeme taşıyor.
Brookings Institution’dan küresel sağlık uzmanı Amanda Glassman: “Ebola yalnız öldürdüğü insanlarla sınırlı kalmaz; sağlık sistemini çökerttiğinde çok daha büyük ölüm zincirleri yaratır uyarısında bulundu.
Aşı yok, kaynak yetersiz
Krizi ağırlaştıran en önemli meselelerden biri de Bundibugyo varyantına karşı lisanslı bir aşının bulunmaması. WHO deneysel aşı ve tedavi seçenekleri için teknik ekip kurduğunu açıkladı. Ancak sahadaki doktorlar, koruyucu ekipman eksikliği, laboratuvar kapasitesinin sınırlılığı ve personel yetersizliği nedeniyle sistemin hızla zorlanmakta olduğunu söylüyor.
Reuters’ın bugün geçtiği habere göre WHO yalnızca bu hafta bölgeye 18 tonu aşkın acil sağlık malzemesi sevk etti.
“Pandemi” korkusu şimdilik erken, ama…
WHO yetkilileri şu aşamada “küresel pandemi” ifadesini kullanmaktan kaçınıyor. Ancak örgüt, mevcut gidişatın, bölgesel yayılım, kitlesel yer değiştirme ve sağlık sistemlerinin çökmesi gibi senaryoları tetikleyebileceğini kabul ediyor.
Uzmanlara göre bir sonraki kritik eşik, salgının büyük şehirlerde sürekli insandan insana bulaşma zinciri oluşturması. Bu gerçekleşirse, krizin yalnızca Kongo’yla sınırlı kalmayıp bütün Orta Afrika’nın sağlık ve güvenlik sorunu haline gelebileceğinden korkuluyor.
(AEK)