Türker, "çıplak aramayı" anlattı, Aile Dayanışma Ağı sorumluların cezalandırılmasını istedi
İBB davasında dün savunma yapan Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker, gözaltı sürecinde yaşadıklarını anlatarak Vatan Emniyet’te çıplak arama yapıldığını söyledi.
Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker: Gözaltında polis 'Cinsel organını aç' dedi
Mahkemede konuşan Türker, Vatan Emniyet’e götürüldüğü an yaşadığı korkuyu şu sözlerle anlattı:
“Vatan Emniyet’e girdiğimde ben buradan çıkamam diye düşündüm. Hatta ölüm düşüncesi de gelişti. Çok korkunç bir andı. Tam bir kabus gibiydi.”
Türker, gözaltı sırasında kendisine yönelik uygulamaları da anlatarak, bir polisin önce üstünü çıkarmasını istediğini, ardından iç çamaşırını da çıkarmasını talep ettiğini söyledi. Türker, kendisine “cinsel organını aç” ve “arkanı dön, eğil” şeklinde talimatlar verildiğini iddia etti.
Duruşma salonundaki kadın izleyicilere de seslenen Türker, yaşadıklarını anlatmaktan utanmadığını belirterek, “Utanan varsa çıkabilir, ben utanmıyorum. İnsanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor. Yapan utansın, ben utanmıyorum” dedi.
Türker’in beyanlarının ardından Aile Dayanışma Ağı yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, ortaya atılan iddiaların etkin ve şeffaf bir şekilde soruşturulması çağrısı yapılarak, insan onurunu zedeleyen uygulamaların kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Açıklamada şöyle denildi:
"Bir hukuk devletinde hiç kimse, hele ki kadınlar, gözaltı ve cezaevi süreçlerinde insan onurunu hiçe sayan, mahremiyetini ihlal eden muamelelere maruz bırakılamaz. Kadın tutukluların maruz kaldığını beyan ettiği çıplak arama uygulamaları; beden dokunulmazlığına, insan onuruna ve temel haklara yönelik ağır bir ihlaldir. Hiçbir güvenlik gerekçesi, insanı aşağılayan ve psikolojik olarak yıpratan uygulamaları meşru kılamaz. Bir kadının bedenine yönelik bu müdahale yalnızca bireysel bir hak ihlali değil, tüm kadınların onuruna yönelmiş bir saldırıdır. Aile Dayanışma Ağı olarak; insan haklarına aykırı bu iddiaların etkin ve şeffaf biçimde soruşturulmasını, sorumluların ortaya çıkarılmasını ve onur kırıcı uygulamaların tamamen son bulmasını talep ediyor ve takipçisi olacağımızı bildiriyoruz. Hiçbir kadın, hiçbir insan onurundan mahrum bırakılamaz."
(EMK)