Turgutlu’daki saldırı sonrası tepkiler: “Şiddet yalnızca güvenlikçiyle önlenemez”
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde yaşanan silahlı saldırının ardından siyasetçiler, eğitim sendikaları ve Halkevleri açıklamalar yaptı.
Açıklamalarda Milli Eğitim Bakanlığının okul güvenliğine ilişkin aldığı önlemler sorgulanırken, şiddetin toplumsal nedenlerine yönelik politikalar geliştirilmesi çağrıları da öne çıktı.
GÜNCELLENİYOR
Turgutlu’da lise yakınında silahlı saldırı: 2’si ağır 11 öğrenci yaralandı
Koçyiğit: Açıklanan önlemler sorgulanmalı
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, nisan ayında yaşanan okul saldırılarının ardından “hiçbir risk unsurunun göz ardı edilmeyeceğinin” açıklandığını hatırlattı.
Aylar sonra yeniden bir okul çevresinde silahlı saldırı yaşandığına dikkat çeken Koçyiğit, bunun açıklanan önlemlerin ne kadar etkili olduğunun sorgulanmasını zorunlu kıldığını söyledi.
Koçyiğit, öğrencilerin, öğretmenlerin ve ailelerin yaşadığı korku ve kaygıya dikkat çekerek çocukların okula giderken yaşamlarından endişe etmemesi gerektiğini belirtti.
Arıkan: Okullardaki güvenliğe ilişkin kaygılar sürüyor
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da saldırıya ilişkin açıklamasında, okullardaki güvenlik ihmallerine yönelik kaygılarının sürdüğünü belirtti.
Arıkan, öğrencilerin ve öğretmenlerin güvenliği konusunda duydukları endişeye dikkat çekerek saldırıdan etkilenen öğrencilere, ailelerine, öğretmenlere ve eğitim camiasına geçmiş olsun dileklerini iletti.
Güvenli Okullar Bildirgesi nedir?
Türeli: Genelgeler kâğıt üzerinde kaldı
CHP Grup Başkanvekili Rahmi Aşkın Türeli, saldırıda yaralanan öğrencilerden birinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.
Türeli, yaşananların okul güvenliğine ilişkin “köklü ve kronik ihmalin” sonucu olduğunu savundu. Milli Eğitim Bakanlığının 2026-2027 eğitim öğretim yılı için açıkladığı tedbirlerin “genelge seviyesinde kaldığını”, okul çevrelerinde somut ve caydırıcı güvenlik tedbirlerinin hayata geçirilemediğini söyledi.
CHP’nin süreci takip etmek üzere iki milletvekilini bölgeye görevlendirdiğini belirten Türeli, okul güvenliğine ilişkin önlemlerin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmasını ve sorumluların belirlenmesini istedi.
Eğitim-Sen: Sorun toplumsal ve çok katmanlı
Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, saldırının ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e seslenerek okul güvenliğinin yalnızca güvenlik personeli görevlendirmekle sağlanamayacağını dile getirdi.
“Kapıya bir güvenlikçi konulduğunda şiddetin önüne geçilmiyor” diyen Irmak, sorunun “toplumsal ve çok katmanlı” olduğunu vurguladı.
Irmak, sorunların çözümüne yönelik hızlı, bilimsel ve pedagojik tedbirler alınmadığı takdirde benzer olayların yaşanmaya devam edeceğini söyledi.
Eğitim-İş: Kalıcı ve etkili tedbirler alınmalı
Eğitim-İş Genel Sekreteri Seher Ergin de saldırının ardından yaptığı açıklamada, okullarda güvenliği sağlayacak kalıcı önlemlerin alınmasını istedi.
“Yaşanan onca olaya rağmen okullarda güvenliği sağlayacak kalıcı ve etkili tedbirlerin alınmaması kabul edilemez” diyen Ergin, Milli Eğitim Bakanlığını eğitim kurumlarındaki şiddet ve güvenlik sorunlarına karşı sorumluluğunu yerine getirmeye çağırdı.
Halkevleri: Güvenlik personeli ve kolluk yeterli değil
Halkevleri de saldırıya ilişkin açıklamasında Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve iktidarın eğitim politikalarını eleştirdi.
Halkevleri, pedagojik eğitim almamış bahçe görevlileri ve kolluk tedbirleriyle şiddetsiz ve güvenli bir eğitim ortamı oluşturulamayacağını savundu.
Açıklamada şiddetle mücadelede yoksulluk, açlık, geleceksizlik ve eşitsizlik gibi sorunların da ele alınması gerektiği belirtildi.
(NÖ)