TİHV ve İHD: Cem Küçük, İşkenceyi Överek Suç İşledi
TİHV ve İHD, Cem Küçük’ün geçen yılki programında söylediği "işkenceyi öven sözleriyle suç işlediğini" açıkladı. Program, İsrail'le ilgili sözler üzerine bu hafta yeniden gündeme gelmişti.
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve İnsan Hakları Derneği (İHD), gazeteci Cem Küçük’ün 20 Aralık 2016 tarihli programında, şüpheli ve sanıkların konuşturulması için “işkence yapılmasını önerdiğini” ve bu sözleriyle suç işlediğini açıkladı.
Program, videodaki İsrail'le ilgili sözler nedeniyle, bu hafta sosyal medyada tekrar gündeme gelmişti.
Hak örgütleri bugün yaptıkları yazılı açıklamada, Küçük’e “işkencenin insanlık suçu olduğunu, işkenceyi savunmanın ve övmenin de insanlığa karşı suç olduğunu” hatırlattı.
Diyarbakır Barosu da bugün, Cem Küçük hakkında “Suç işlemeye tahrik ve suçu övme” suçlamalarından yargılanması talebiyle suç duyurusunda bulundu. CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş da Küçük’ü RTÜK’e şikayet etti.
Cem Küçük ne demişti?
(İlgili kısım, 36. dakikadan itibaren başlıyor)
Türkiye gazetesi yazarı Cem Küçük, TGRT Haber televizyon kanalında, Fuat Uğur ile birlikte yaptıkları 20 Aralık 2016 tarihli Medya Kritik programında şunları söyledi:
“17/25 oldu diyelim İsrail'e yaptılar, olabilir. Dünyanın her yerinde her gün 15-20 toplu ölüm duyardık, trafik kazası, intihar etti, toplu intihar etti, uyuşturucuyu fazla basmış, aşırı alkolden gitti, dayanamadı köprüden atladı. Bir sürü gerekçe bulurlar.
“Burada da şimdi bunlara acıma, bütün yöntemleri düşünmelisin. Ya elimizde çok kritik üç-dört tane FETÖ’cü var. Ali Fuat Yılmazer, Mehmet Partigöç, Alaaddin Kaya. Ya şu adamları bir konuştursanıza. Bunlar bir sürü şey biliyor. Bizim savcı şöyle; oturuyor, ‘Fuatçığım hoş geldin. Adın, soyadın…’ mesela diyor. Nerede görev yaptın, bu işi sen mi yaptın? Hayır diyor. Böyle diyor mesela. Kardeşim başka türlü de konuşturma teknikleri var.
“Sallandır ayağından camdan aşağıya. Bak sana bir tane MOSSAD tekniği anlatayım, Gideon'un Casusları kitabında vardı. Ajan yapmak istiyor mesela Filistinlilerden birisini, veya Ürdünlü veya Mısırlı olmuyor mesela, ajan olmuyor adam kabul etmiyor. Gidiyor ailesinden birini tak diye öldürüyor. Gene yapmıyor, gene öldürüyor. Ondan sonra mecburen… Kaç tane böyle ajanı var. Adam canı pahasına... Guantanamo taktikleri nedir? Havlu tekniği var biliyorsun. Yüze havluyu atıyor yukarıdan aşağıya suyu döküyor. Bu arada boğuyor. Ya bir sürü şey denersin...”
Savcıları göreve davet ettiler
Hak örgütlerinin, ulusal yasalar ve uluslararası sözleşmelerdeki işkence yasaklarının hatırlatıldığı açıklaması özetle şöyle:
“Gazetecilik mesleğinin bağımsızlığını ve etik ilkelerini hiçe sayan bu zatın, sırtını dayadığı siyasal iktidardan güç alarak böylesine pervasızca konuşması insanın sahip olduğu onur ve değere saygı duyan hiç kimse tarafından kabul edilemez.
“Çünkü işkence gerek iç hukuk gerekse uluslararası hukuk açısından mutlak olarak yasaktır. Bu yasak uluslararası hukukta normlar hiyerarşisi açısından üstün bir kural, başka bir deyişle buyruk kural niteliğindedir. Bu nedenle işkence yasağı hiçbir koşulda istisnaya tabi tutulamaz, işkence yasağının esnetilmesi için herhangi bir çekince ileri sürülemez.
“Mesleğin etik ilkeleri gazeteciyi halkı doğru ve yansız bir şekilde bilgilendirmekle sorumlu kılar. Ancak, işkence yasağının mutlak karakterini belirten ve istisnasız hepimiz için bağlayıcı olan bunca uluslararası ve ulusal düzenlemeye rağmen Küçük pervasızca ‘darbeci/terörist’ olarak nitelediği şüphelilerin/sanıkların işkence ile sorgulanabileceklerini söyleyebiliyor. Böylece halkı yanlış bilgilendirerek hem meslek etik ilkelerini ihlal etmekte hem de suç işlemektedir.
“Cumhuriyet Savcılarını göreve davet ediyor ve Küçük hakkında resen soruşturma başlatmalarını talep ediyoruz. Küçük, işkence suçuna teşvik edip suç işlemeye yardımcı olarak TCK’nın 39. maddesini ihlal ediyor. Ayrıca, işkence suçunu alenen överek TCK’nın 215. maddesini de ihlal ediyor.”
“İnsan olarak sahip olduğumuz onur ve değeri korumak için duyarlı herkesi bu zihniyete karşı demokratik tepkilerini göstermeye çağırıyoruz. İnancımız sonsuzdur ki, insanlık onuru işkenceyi yenecektir.” (AS)
Reşit Kibar için Kadıköy'de düzenlenen eylemden bir kare, Fotoğraf: Tuğçe Yılmaz / bianet
Artvin’in Borçka ilçesindeki ağaç kesimine karşı nöbet tutan Reşit Kibar'ı 3 Eylül 2024’te öldüren Muhammet Ustabaş, "kasten öldürme" suçlamasıyla yargılanacak.
Mezopotamya Ajansı’nda yer alan habere göre, cinayetten yedi ay sonra sanık hakkında Artvin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Artvin Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Artvin’in Borçka ilçesine bağlı Çifteköprü’deki Cankurtaran mevkiinde “Konaklamalı Mesire Alanı Projesi” kapsamında 3 Eylül 2024’te iş makineleri ormanlık alana girdi. Köylüler, ağaçlarının kesilmesine izin vermeyeceklerini söyleyerek iş makinelerine engel olmaya çalışınca projeyi yürüten şirketle bağlantılı olduğu iddia edilen Muhammet Ustabaş, köylülere silahla saldırdı.
Saldırıda ağır yaralanan Reşit Kibar hayatını kaybederken, iki köylü yaralandı. Saldırıdan sonra Muhammet Ustabaş tutuklanırken, ruhsatlı tabancanın sahibi Fikret Merttürk adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Cankurtaran'da turizm tesisi yapmak üzere ağaç kesim ihalesini ve tesis yapma iznini alan Merttürk ailesinden Yunus Merttürk, Kocaeli Kartepe merkezli bir şirketler grubunu yönetiyor. Artvinli Merttürk, Kocaeli'de yaşıyor. Gülaş İnşaat, Gülaş Makine, Yapısoy Beton gibi şirketlerin sahibi olan Merttürk, AKP'ye yakınlığı ile dikkat çeken bir isim. Saldırının ardından Yapısoy Beton, projeden çekildiğini açıkladı.
Silahlı saldırıda şans eseri hayatta kalan ve arkadaşı Reşit Kibar’ı kaybeden Halkevleri Temsilcisi Dursun Ali Koyuncu ise 7 Eylül’de tutuklandı ve 2 Aralık’ta tahliye edildi. (TY)
Dünya Sokak Hayvanları Günü, 2010 yılında Hollanda merkezli hayvan hakları savunucuları tarafından başlatıldı. Bu gün, dünya genelinde belediyeler, hayvan hakları örgütleri ve savunucuları tarafından çeşitli etkinliklerle anılıyor.
Türkiye’de ise milyonlarca kedi ve köpek, sokaklarda yaşam mücadelesi veriyor. Sivil toplum kuruluşları ve hayvan hakları savunucuları hayvanların daha iyi koşullarda yaşaması için çalışmalara yürütse de AKP iktidarının hazırladığı ve sokakta yaşayan hayvanların, özellikle köpeklerin öldürülmesinin önünü açan “Hayvanları Koruma Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” 30 Temmuz 2024’te TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.
Yasa değişikliği Resmî Gazete'de yayımlandığı günden itibaren (2 Ağustos) Türkiye'nin çeşitli kentlerinden sokakta yaşayan hayvanların topluca öldürüldüğü, zehirlendiği ve eziyet gördüğü haberleri geliyor.
Bu gün özelinde açıklama yapan Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB), Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu’nun imzasıyla yayımladığı açıklamada “Sahipsiz hayvanlar toplumumuzun bir parçasıdır ve bizlerle aynı yaşam alanını paylaşmaktadır,” dedi.
Ortak sorumluluk çağrısı
TVHB’nin açıklaması özetle şöyle:
“Sevgiye, merhamete ve korunmaya ihtiyaç duyan bu canlar için 4 Nisan, yalnızca farkındalık değil, aynı zamanda kalıcı ve etkili çözümler üretme sorumluluğunu hatırlatan bir gündür. Bu vesileyle, hayvanların birer eşya gibi alınıp satılmasının önlenmesi ve sahiplenme kültürünün yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor, merdiven altı hayvan üretimine karşı önlem alınarak, takibinin titizlikle yapılmasını çağrısında bulunuyoruz.
“TVHB olarak, sahipsiz hayvanların popülasyon kontrolü, refahı ve toplum sağlığının korunması amacıyla ülke genelinde bir kısırlaştırma seferberliği başlatılmasının şart olduğunu vurguluyoruz. Tüm ülke genelinde bilimsel ve etik ilkeler doğrultusunda uygulanacak bu program, sahipsiz hayvanların kontrolsüz çoğalmasının önüne geçecektir. Sahipsiz hayvanların korunması ve güvenli bir şekilde yaşamalarının sağlanması, bireylerden, yerel yönetimlere, ilgili tüm kurum ve kuruluşlara kadar herkesin ortak sorumluluğudur.
“TVHB olarak yaptığımız değerlendirmelere göre, ülkemizde belediyelere en az 4 bin veteriner hekimin istihdam edilmesi, sahada etkin ve sürdürülebilir hizmet sunumu açısından kritik bir gereklilik olarak öne çıkmaktadır. Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak, sahipsiz hayvanların refahını ve toplum sağlığını önceliklendirenbilimsel, etik ve sürdürülebilir politikaların uygulanmasının zaruri buluyor; farkındalık dolu bir Dünya Sokak Hayvanları Günü diliyoruz!” (TY)