Özel: Diplomasız Erdoğan, mazbatasız Genel Başkan istemektedir
İstinaf kararıyla tedbiren Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, Ankara İl Örgütü’nün Güvenpark’ta düzenlediği bayramlaşmaya katıldı.
Burada Özel’den önce konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP’nin en kısa sürede kurultaya gitmesi çağrısını yineleyerek “İnsanların değişim umudu, geleceğe bakma isteği ve ülkenin yeniden ayağa kalkacağına dair inancı benim kişisel vefa duygumun çok çok üzerindedir,” dedi.
Yavaş’tan sonra konuşan Özel ise “Tarihte ilk kez Cumhurbaşkanlığında bir partinin Genel Başkanı otururken, 24 yıl boyunca her seçimi kazanmışken, iktidar olacağı için bir güç, devleti elinde tutan kötücül bir akıl; Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar umuduna, Türkiye’de seçimle iktidarı değiştirme umuduna yani Cumhuriyet’in en büyük kazanımı olan sandığa müdahale etmekte, Türkiye’nin birinci partisi Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına seçilen Genel Başkanı değiştirip atama yapmaya kalkmaktadır, kayyım getirmektedir,” dedi.
Konuşması sırasında elektrikler kesilince Özel, jeneratörün devreye girmesiyle konuşmasını sürdürdü ve “Beklediğimizi yaptılar, elektriği kestiler, jeneratör devrede. Bizim sesimizi asla kesemeyecekler,” dedi.
Onlar yolun sonunda, biz yolun başındayız! https://t.co/HqEVxtnLlk
— Özgür Özel (@eczozgurozel) May 30, 2026
“Biz kaybetmeye alışkın CHP değil; kazanan CHP’yiz”
Basın bürosunun aktardığına göre, Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“Değerli arkadaşlar, keşke birilerinin söylediği gibi bu mesele, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iç meselesi olsa. Bu mesele, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iç meselesi değildir; Özgür Özel - Kemal Kılıçdaroğlu meselesi değildir. Bu mesele Recep Tayyip Erdoğan’la milletin meselesidir. Meydan alabileceğini aldı, doldu, taştı. Bugün daha güçlü bir otobüsümüz yok. Bir telsiz mikrofonumuz yok. Bir binamız yok. Paramız yok. Ama başkalarında olmayan bir şey var. Siz varsınız. Bir tarafta ele geçirilmiş binalar, bir tarafta partisine, ülkesine sahip çıkan milyonlar var. Biz, ben değil; sadece biz değil, biz hepimiz Cumhuriyet Halk Partisi’ni 47 yıl sonra iktidar yapanlarız, birinci parti yapanlarız. Biz Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurulduğu günden beri ilk kez yenen kadrolarız. Biz kaybeden, kaybetmeye alışkın CHP değil; kazanan CHP’yiz. Biz atanmış değiliz, biz seçilmiş CHP’yiz.”
“Bunlar niye başımıza geliyor?’ derseniz; bu saldırılar, bu sabotajlar, bu yargı darbesi, bu görülmedik işler… Bir tek şey istenmiyor, bir tek şey isteniyor. Burada Türkiye’de iktidara yürüyen bir Cumhuriyet Halk Partisi değil; iktidarla yürüyen bir Cumhuriyet Halk Partisi istiyorlar. Size andolsun ki, yemin ederim ki iktidar yürüyüşünden asla vazgeçmeyeceğim. Türkiye’de müesses nizam kendi siyaset kurgusunu bozmak istemiyor. Biz bu müesses nizamın çarkına iki yerde çomak soktuk.
C A N L I || Ankara'da Özgür Özel ve partililer bayramlaşmanın ardından Anıtkabir'e yürüyor https://t.co/rKB8m84L9n
— bianet (@bianet_org) May 30, 2026
“Derhal kurultay yapılmalıdır”
“Bugün bu meydan tarihi yazmaya gelmiştir. Türkiye’nin dört bir yanından toplama bir kitleye, parti emekçilerini zorlayarak bahçeye indirmeye rağmen bu meydanın küsuratı bile orada yoktur, bu meydan tarihin ta kendisidir. Buradan açıkça söylüyorum. Diplomasız Erdoğan, mazbatasız Genel Başkan istemektedir. Buna izin vermeyeceğiz. Mahkemenin, Tayyip Erdoğan’ın kurduğu yargı kollarının talimatıyla, dünya hukuk tarihinde olmayan, Türkiye siyasi tarihine bir kara leke olarak kazınan butlan kararı kimseye Genel Başkanlık meşruiyeti vermez. Gerçekten bu ülkeyi seven, bu iktidarı değiştirme umuduna gönül veren hiç kimsenin bir gün dahi partinin kurultayını geciktirmeye hakkı yoktur. Derhal kurultay yapılmalıdır.
“Değerli arkadaşlar, bu cendereden bu partiyi çıkarmak için hukuki mücadele, siyasi mücadele ve canımızı, bedenimizi ortaya koyarak fiziki mücadeleye var mısınız? Bakın öyle bir yerdeyiz ki… Ya biz duracağız, teslim olacağız, onlar kazanacak, Türkiye kaybedecek. Ya da bir kez daha hep birlikte çekinmeden, korkmadan teslim olmadan biz kazanacağız. Tarihi bir yürüyüşü başlatıyoruz. Var mısınız? Buradan bir adım geri adım atmadan hep birlikte yürümeye var mısınız? Bu iktidar yürüyüşünde teslim olmamaya var mısınız? Ben size iktidar için mücadele vadediyorum, var mısınız? O zaman bu yürüyüşe, bu iktidar yürüyüşüne bu meydandan başlayarak tarihe geçmeye değil, tarih yazmaya hazır mısınız? Birlikte, benimle birlikte Anıtkabir’e yürümeye var mısınız? Hep beraber yürüyecek miyiz? Bu adım Türkiye’nin iktidar yürüyüşünün ilk adımıdır. Yürüyelim arkadaşlar. Peşimden gelin, Anıtkabir’e yürüyoruz. Beni, partisini, ülkesini seven arkamdan gelsin.” (TY)