Türkiye’de farklı ekosistemleri, tarihi alanları ve doğal peyzajları koruma altına alan toplam 50 milli park bulunuyor. Milli parklar, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne (DKMP) bağlı bölge müdürlükleri tarafından yönetiliyor.
Türkiye genelinde 15 farklı Bölge Müdürlüğü sorumluluğunda bulunan milli parklar; biyolojik çeşitliliğin korunması, su kaynaklarının sürdürülebilirliği ve doğal-kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarılması açısından kritik öneme sahip alanlar olarak tanımlanıyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın resmî internet sitesinde yer alan listeye göre en eski milli park, 1958 yılında ilân edilen Yozgat Çamlığı. En yeni milli park ise 30 Mayıs 2025’te ilân edilen Maraş’taki Geben Vadisi.
1950’lerden günümüze
Türkiye’de milli park ilânları 1950’li yıllarda başladı. Yozgat Çamlığı ve Osmaniye’deki Karatepe-Aslantaş’ın ardından 1959’da Ankara’daki Soğuksu ve Balıkesir’deki Kuşcenneti milli park statüsü kazandı.
1960 ve 1970’li yıllarda ise Uludağ (Bursa), Dilek Yarımadası-Büyük Menderes Deltası (Aydın), Kovada Gölü (Isparta), Köprülü Kanyon (Antalya-Isparta) ve Ilgaz Dağı (Kastamonu-Çankırı) gibi pek çok alan koruma kapsamına alındı.
Milli parklar arasında yüksek dağ ekosistemlerinden sulak alanlara, kıyı şeritlerinden kanyonlara kadar geniş bir çeşitlilik bulunuyor.
- Nemrut Dağı (Adıyaman-Malatya)
- Ağrı Dağı (Ağrı-Iğdır)
- Kaçkar Dağları (Artvin)
- Aladağlar (Niğde-Adana-Kayseri)
- Kazdağı (Balıkesir)
- Küre Dağları (Kastamonu-Bartın)
- Munzur Vadisi (Dersim)

Sulak alan ve göl ekosistemleri arasında ise Beyşehir Gölü (Konya), Sultan Sazlığı (Kayseri), Gala Gölü (Edirne) ve Abant Gölü (Bolu) öne çıkıyor.
Doğal alanların yanı sıra tarihi milli parklar da bulunuyor. Başkomutan Tarihi Milli Parkı (Afyonkarahisar-Kütahya-Uşak), Sakarya Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı (Ankara), Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı (Muş) ve Troya Tarihi Milli Parkı (Çanakkale) bu kapsamda yer alıyor.
2020 sonrası dönemde Hakkâri Cilo ve Sat Dağları (2020), Sarıçalı Dağı (2021), Abant Gölü (2022), Derebucak Çamlık Mağaraları (2022), Akdağ (2024), Divriği (2024) ve Geben Vadisi (2025) milli park ilân edildi.
Özel kişilere ve şirketlere tesis izni
Öte yandan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda Milli Parklar ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Yasa Teklifi kapsamında, geçtiğimiz hafta (19 Şubat) ilk beş maddesi kabul edilen maddelere göre, Çevre Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor.
Teklife göre, DKMP ihtiyaç duyduğu hallerde ve lüzum gördüğü yerlerde görev ve hizmetleriyle ilgili döner sermayeli işletmeler kurabilecek, döner sermaye işletmesine tahsis edilen sermaye miktarını beş katına kadar artırmaya Cumhurbaşkanı yetkili olacak.

Milli Parklar Kanunu Teklifi’nin ilk 5 maddesi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi
Anadolu Ajansı’nda yer alan habere göre, teklifteki diğer değişiklikler şöyle:
- Kanunda “alan kılavuzu” (korunan alanlarda ziyaretçi yönetimi için yerel halktan eğitilmiş kişiler) ve “av ve doğa koruma memuru” (denetim ve koruma görevlerini yapan personel) tanımları netleştiriliyor.
- Artık milli park dışındaki korunan alanlarda da milli parklara benzer planlama süreçleri uygulanacak. Uzun vadeli gelişme ve yönetim planları DKMP tarafından hazırlanacak ya da hazırlattırılacak.
- Milli park ve tabiat parklarında (turizm bölgeleri dışında) kamu yararı ve planlara uygunluk şartıyla, özel kişilere ve şirketlere turistik tesis yapma izni verilebilecek.
- İntifa hakkı en fazla 49 yıl olacak, bazı durumlarda 99 yıla kadar uzatılabilecek. Süre bitince tesisler DKMP’ye devredilecek.
- Ulaşım, enerji, su, altyapı gibi projelere de planlara uygun ve kamu yararı şartıyla izin verilebilecek.
- Acil ve zorunlu içme suyu tesislerinde plan şartı aranmayabilecek, sonradan planlara işlenecek.

“Milli Parklar turizme ve yapılaşmaya açılacak”
18 Şubat’ta TBMM’de konuşan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tekirdağ Milletvekili Dr. İlhami Özcan Aygun, yasa teklifi kapsamında Türkiye’de bulunan 50 milli park, 274 tabiat parkı, 111 tabiat anıtı, 32 tabiatı koruma alanı, 136 sulak alan ve 85 yaban hayatını geliştirme sahasının büyük bir tehdit ile karşı karşıya bırakıldığını söyledi ve yaşanacak sorunları şöyle sıraladı:
- Milli parklarda turistik amaçlı bina ve tesislerin 99 yıl boyunca işletme hakkına sahip olması sağlanıyor. Bu da milli servetlerimizin talan edilmesine kapı aralıyor.
- DKMP, bu kaçak yapıları “mahkeme kararına lüzum kalmaksızın” yıkabilecek. Yıkmak istemezse binayı kullanabilecek. Yani kaçak yapıyı legal hale getirmek mümkün olabilecek.
- Teklifin en can alıcı yerlerinden biri, milli parklar, tabiat anıtları ve tabiat parkları, sulak alanlar ve tabiatı koruma alanlarının Turizmi Teşvik Kanunu kapsamına alınmasıdır. “Kamu yararı” adı altında yaban hayatının bozulmasına yol açacak şekilde ulaşım, elektrik iletim ve nakil hattı, petrol ve doğalgaz iletim hattı, trafo, haberleşme, su, termal su, atık su ve altyapı yatırımlarının yapılmasına izin verilmektedir. Otel, motel, dinlenme tesisi yapmak mümkün hale gelecek.
- Teklif ile yaban hayatı ve nesli tehlikedeki hayvan türleri tehlikeye atılmaktadır. Avcılık belgesi olmadan avlananlara yönelik hiçbir caydırıcı ceza getirilmiyor.
- Avcılık kurallarına uymayan, kaçak avcılık yapan, zehir kullanan ve kapanla avlananların avcılık belgesi artık iptal edilmeyecek. Bu kişilere iki yıllık yasak koyup daha sonra avcılığa dönmelerine imkan tanınacak. Milli parklar adeta kaçak avcıların insafına bırakılacak.
- Milli parklar ve tabiatı koruma alanları ticarileştirilecek.
- Kamusal yarar ve yargı güvencesi ortadan kaldırılacak.
Aralarında İklim Adaleti Koalisyonu ve Türkiye Ormancılar Derneği’nin de bulunduğu çok sayıda kurum, dün (23 Şubat) bir açıklama yayımlayarak teklifin geri çekilmesini talep etti. (TY)





