Meclis 1 Temmuz’da tatile girmeyecek
TBMM'nin çalışma süresi, Genel Kurul'un 16 Haziran'daki kararıyla uzatıldı ve karar Resmi Gazete'de yayımlandı. AKP Grup Başkan Vekili Leyla Şahin Usta'nın önerisiyle Meclis, 1 Temmuz'da tatile girmeyip çalışmalarına devam edecek. Uzatmanın gerekçesi, savunma sanayi iş birliği anlaşmaları ve uluslararası protokoller dahil birçok kanun teklifinin görüşmelerinin tamamlanamaması olarak gösterildi. Öneri oylamayla kabul edilirken, muhalefet milletvekilleri karara tepki gösterdi. Yeni Yol Grubu'ndan Selçuk Özdağ, NATO toplantısı sırasında Meclis'in çalışmaması eleştirisinde bulunurken, CHP'den Murat Emir, önergeyi ciddiyetsiz bulduğunu belirtti ve hükümetin plansız çalıştığını, acil toplumsal sorunlara odaklanması gerektiğini ifade etti.
TBMM'nin çalışma süresi uzatıldı. TBMM'nin çalışma süresinin uzatılmasına ilişkin karar, Resmi Gazete'de yayımlandı.
Buna göre TBMM 1 Temmuz'da tatile girmeden çalışmalarına devam edecek.
Karar Genel Kurul’un 16 Haziran'daki 102'nci Birleşimi'nde alındı. Önergeyi AKP Grup Başkan Vekili Leyla Şahin Usta verdi.
Şahin-Usta TBMM’nin çalışma takviminin uzatılmasını şu kanunların görüşmelerinin tamamlanmaması ile gerekçelendirdi:
- 17 Haziran 2026 Çarşamba günkü birleşiminde 276 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin görüşmeleri tamamlanana kadar... (Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi)
- 18 Haziran 2026 Perşembe günkü birleşiminde 266 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar... (Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Brezilya Federatif Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Savunma Sanayi İş Birliği Anlaşmasının Notalarla Birlikte Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi)
- 23 Haziran 2026 Salı günkü birleşiminde 242 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar... (Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kırgızistan Cumhuriyeti Hükümeti Arasında 28 Nisan 1992 Tarihinde Bişkek’te İmzalanan Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşmasını Tadil Eden Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi)
- 24 Haziran 2026 Çarşamba günkü birleşiminde 147 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar... (Türkiye Cumhuriyeti ile Birleşmiş Milletler Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi Birimi (“BM Kadın”) Arasında Ankara’da BM Kadın Ülke Ofisi Kurulmasına İlişkin Mektup Teatisi Yoluyla Yapılan Ev Sahibi Ülke Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi)
- 25 Haziran 2026 Perşembe günkü birleşiminde 69 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar... (Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Macaristan Hükümeti Arasında Savunma Sanayinde Gizlilik Dereceli Bilgilerin Karşılıklı Korunmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi)
- 30 Haziran 2026 Salı günkü birleşiminde 68 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar... (Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Nijerya Federal Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Savunma Sanayi İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi)
- 1 Temmuz 2026 Çarşamba günkü birleşiminde 139 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar... (Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Burkina Faso Hükümeti Arasında Savunma Sanayi İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi)
- 2 Temmuz 2026 Perşembe günkü birleşiminde 167 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin görüşmelerinin tamamlanmasına kadar... (Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Sierra Leone Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Savunma Sanayii İş Birliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi)
Şahin-Usta, 2 Temmuz’dan sonra da Genel Kurul’un 7, 8 ve 9 Temmuz tarihlerinde toplanmamasını istedi.
TBMM Başkan Vekili Pervin Buldan önergeyi oylattı. Oylamada TBMM’nin tatile girmemesi kabul edildi.
"Siz '-ecek' ve '-acak' iktidarısınız"
TBMM’de önergeye karşılık sadece üç milletvekili söz aldı. İYİ Parti Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz, konuşmasında TBMM’nin çalışma süresinin uzatılması konusunun dışına çıktı. Yeni Yol Grubu adına söz alan Selçuk Özdağ ile CHP grubu adına söz alan Murat Emir şunları söyledi:
Yeni Yol Grubu Adına Selçuk Özdağ: Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AKP grubunun çalışma takvimiyle ilgili bir grup önerisi var. Burada 7 tane kanun görüşülecek, 7 ayrı kanun; bu kanunları görüşeceğiz tabii ki biz çalışmaya hazırız, varız ama İç Tüzük'ün bize vermiş olduğu imkânları da kullanacağız, onu da bilmenizi istirham ediyorum.
7-8-9 Temmuzda burada NATO toplantısı yapılacak Ankara'da ve siz aynı zamanda diyorsunuz ki: "Meclis o saatlerde, o günlerde çalışmasın." Niye çalışmasın? Mesela çalışalım; burada muhalefet partileri, Filistin'le ilgili duyarlılığımızı, Gazze'de yapmış olduklarını, Netanyahu ile Trump'ın yaptıklarını konuşalım, bütün dünya bizi dinlesin. Bu NATO toplantısı Türkiye'de olabilir, bunu Türkiye'nin bir itibarı olarak da değerlendirebilirsiniz ama aynı zamanda da bu Trump'ın günah galerisini biz burada kamuoyuyla paylaşalım. Paylaşmayalım mı? Eliniz de güçlenir hiç olmazsa. "Bak Trump, biz sizinle iyi geçiniyoruz ama bu muhalefetin de size karşı çok ciddi şekilde rezervleri var." dersiniz. Mesela, "Gazze'de 100 bine yakın adam öldü, sen Netanyahu'nun arkasındaydın, vebal senindi." deriz ve siz de bunu söylersiniz. Aynı zamanda 150 bine yakın insan yaralandı, kollarını kaybettiler, gözlerini kaybettiler bu insanlar; vatanlarını, topraklarını korudukları için oldu ve yayılmacı İsrail'e karşı da bir meydan okudukları için oldu; bunu da söylemiş oluruz. DEM konuşur, CHP konuşur, İYİ Parti konuşur, YENİ YOL Partisi konuşur ve böylece sizin eliniz de güçlenir arkadaşlar ama siz Parlamentoyu çalıştırmazsanız ve bu Parlamentodan da yüksek sesler yani Trump'ın aleyhinde sesler çıkmazsa veyahut da İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in lehine konuşmalar olmazsa siz burada kaybederseniz. Siz dersiniz ki: "A, çok güzel, Türkiye'de herkes, Ankara'da her şey güllük gülistanlık, bu NATO toplantısına Trump geldi, herhangi bir protesto da olmadı." Zaten protesto yaptırmazsınız. Gazze işgal edilirken, Gazze'de insanlar öldürülürken burada biz "Bu İsrail'i ve Amerika Birleşik Devletleri'ni protesto edelim." dediğimiz zaman siz engellediniz bunları ve söylediniz. Ancak bir defa, İstanbul'da Galata Köprüsü'nün önünde bir miting yaptınız. O mitingi de niye yaptınız, anlamadım ben; kime karşı yaptınız? Yani Sayın Erdoğan'a karşı mı yaptınız? "Sayın Erdoğan, sen oraya yardım ediyorsun mu, etmiyorsun mu?" diyerek mi yaptınız? Yo, yapmadınız.
Değerli arkadaşlar, bakın, aynı zamanda İç Tüzük'te diyor ki: "1 Temmuzda Parlamento aksi bir karar olmadıkça tatile çıkar." Yani "Parlamento izne çıkar." ifadesini kullanıyor ama siz geliyorsunuz, burada diyorsunuz ki: "Biz dayatacağız." Bakın, arkadaşlar, bize şayet bu 6 yasayı, 7 yasayı getirdiğiniz takdirde sizin için önemli olan ne ise onları getirin ve söyleyin, deyin ki: "Bizim için bunlar önemli." Parlamentoyu doğru dürüst çalıştırmıyorsunuz, sonra da tam Parlamento tatile çıkacağı esnada 6, 7, 8, 9 tane kanun teklifini buraya dayatıyorsunuz.
Bir diğer taraftan da başka bir konu daha vardı da onu daha sonra konuşayım. Burada özel sektör öğretmenleri var. Bakın, arkadaşlar, siz iktidara gelirken "erdemliler hareketi" diye başlamıştınız ve burada hareketi yaparken de başlatırken de siz demiştiniz ki: "Biz, bu kriterlerle yürüyeceğiz." Nedir o kriterler? İnsan hakları, hukukun üstünlüğü ve Anayasa. Aynı zamanda da siz dediniz ki: "Biz, çok rahat bir şekilde bu erdemliler hareketi olarak yola çıkacağız."
Şimdi soruyorum size: Ya, Anayasa’nın 34'üncü maddesini bir okuyun; her vatandaşın toplantı, gösteri ve yürüyüş hakkı var mı? Var. Niye bu insanlar yapamıyorlar bu yürüyüşlerini? Ya, Türkiye'nin polis devleti olması çok kötüdür arkadaşlar. Türkiye'de polisler olacak ama polisler de hukuk devletine tabi olacaklar.
Bakın, İçişleri Bakanı kalkmış "Kudüs'e vali olmak istiyorum." diyor. Ya, ne yapacaksın sen Kudüs'e vali olmayı? Kudüs Filistinlilerin zaten, bir gün olacak Filistinlilerin.
Senin orada vali olmana gerek yok ki seni Türkiye Cumhuriyeti devletinin bakanı yapmışlar, bundan daha büyük bir görev olur mu? Sen gel onu yap, o görevini yap; Türkiye'deki mafyayı, suç çetelerini çökert ve ardından da "Biz varız." de. Ama görüyorum, siz bunu yapamazsınız, hayal âleminde geziyorsunuz. Siz "-ecek" ve "-acak" iktidarısınız.
"Siz çalışkan falan değilsiniz"
CHP Grubu Adına Murat Emir: Yine, AKP Grubunun Genel Kurulu, milletvekillerini, millî iradeyi ciddiye almayan ve son derece ciddiyetsiz bir önerisiyle karşı karşıyayız. Bakın, dinlerseniz bence hak vereceksiniz.
Değerli arkadaşlar, önümüze getirdikleri öneride deniliyor ki: "1 Temmuzda tatile girmeyelim." Tamam, girmeyelim. Peki, ne yapacağız bu arada? 276 sıra sayılı Kanun Teklifi'ni 16'sında, 17'sinde 276'ya devam edeceğiz, 18'inde 266'yı geçireceğiz, 23'ünde 242'yi geçireceğiz, 24'ünde 147'yi geçireceğiz, 25'inde 69'u geçireceğiz, 1'inde 139'u geçireceğiz, 2'sinde de 167 sıra sayılı Kanun Teklifi'ni geçireceğiz. Ya, değerli arkadaşlar, Parlamento ciddi bir iştir. Bakın, biz burada tarihe kalacak işler yapıyoruz. Yarın bizim şu öneriyi doktora öğrencileri gelip çalışacaklar. Elli yıl sonra şunu okuyanlar "Bu önergeyi getirenler ne kadar ciddiyetsizmiş. Bunlar kendilerini 'Superman' mi zannediyor?" diyecekler.
Değerli arkadaşlar, niye ciddi olamıyoruz? Parlamentonun 1 Temmuza kadar ne kadar çalışabileceği ortada. Sonrasında eğer acil kanunlar varsa biz buradayız, biz çalışmaya hazırız. Emekli maaşlarını asgari ücret yapacaksanız gelin, buradayız. (CHP sıralarından alkışlar) 7 milyon, evinde oturan, sokağa bile çıkamayan işsiz gençler için bir çözüm bulacaksanız biz buradayız. Suça sürüklenen çocuklar için komisyonlar kurduk, ne yaptık? Onlar için bir şey getirecekseniz biz buradayız. "Okullarımızda şiddet var, yavrularımızı kaybediyoruz. Onlar için hadi kanun yapalım." diyorsanız biz buradayız. Ama bunların hiçbiri yok, bunun yerine "Biz çalışkanız." Çalışkan falan değilsiniz, biliyoruz, ilk yoklamada döküleceğinizi hepimiz biliyoruz. O hâlde değerli arkadaşlar, ciddi olun, ciddi getirin, bir planlama yapalım, acil kanunları gerçekten yapalım, üzerinde tartışalım da yapalım.
Bakın, 26 maddelik yine bir temel kanun getirmişsiniz -güya temel kanun, yine İç Tüzük'ün arkasından dolanıyorsunuz, 26 maddenin yürürlük maddelerini çıkarın, 20 maddesi Anayasa Mahkemesi kararlarına istinaden yeniden düzenlediğiniz maddeler. Niye? Çünkü Anayasa'yı hiçe sayıyorsunuz, çünkü kulak vermiyorsunuz, çünkü alelacele çalışıyorsunuz, çünkü böylesine ciddi konuları tartışmadan, komisyonda, Genel Kurulda gerçekten ortak aklı işletmeden yapıyorsunuz.
Eninde sonunda Anayasa Mahkemesinden dönüyor veya anlıyorsunuz ki büyük bir yanlış yapmışsınız, tekrar geliyorsunuz. Getiriyorsunuz, getiriyorsunuz, geri götürmek zorunda kalıyorsunuz. Ne gerek var bunlara? Son yasama döneminde 97 kanun için biz iptal başvurusunda bulunmuşuz, 40 tanesi daha görüşülmemiş, 29 başvurumuz reddedilmiş. Gerisi kabul edilmiş yani sizin başarı oranınız yüzde 50. Ya, bu ciddiyetsizlik; gerçekten göre göre her defasında aynı duvara çarpmanın ne anlamı var?
Bu millet için çalışalım, sonuna kadar çalışalım ama böylesine, Genel Kurulu, milletvekillerini, böyle saçma sapan önerilerle "Biz ne yaparsak getiririz, yığarız, sıkıştırırız, geçiririz istediğimiz yasaları." diyorsanız bizde ona geçit yok arkadaşlar, bunu da böyle bilin.
(HA)