LGBTİ+ örgütlerinden Yenibosna’daki transfobik saldırıya karşı ortak açıklama
İstanbul’da toplu taşıma aracında uyuyan bir trans kadının görüntülerinin izinsiz kaydedilmesi, sosyal medyada paylaşılması ve ardından fiziksel saldırıya uğraması üzerine LGBTİ+ örgütleri ortak açıklama yayımladı.
Örgütler, saldırının münferit olmadığını; siyasi söylemlerle beslenen ayrımcılığın, nefret politikalarının ve cezasızlığın sonucu olduğunu belirtti.
Saldırı, Bahçelievler’deki Yenibosna Metrobüs Durağı’nda yaşandı. Bir grup genç, araçtan inecekleri sırada koltukta uyuyan trans kadını hedef aldı. Kadına yönelik şiddet görüntüleri kayda alınarak sosyal medyada yayıldı.
“Saldırılar münferit değil”
Ortak açıklamada, transların sokakta, toplu taşımada, iş yaşamında ve sağlık hizmetlerine erişirken kendilerini tehdit altında hissetmelerinin sistematik olarak üretilen nefretle bağlantılı olduğu vurgulandı.
Örgütler, transların maruz bırakıldığı şiddet karşısındaki etkisiz soruşturmaların ve ayrımcı uygulamaların saldırganları cesaretlendirdiğini belirtti.
Şiddetin yalnızca saldırıyı gerçekleştiren kişiler tarafından üretilmediğine dikkat çeken örgütler, nefret söylemini normalleştiren siyasi dilin, ayrımcı politikaların ve sorumluluk almayan kamu kurumlarının da saldırılara zemin hazırladığını söyledi.
Romanya’da Onur Yürüyüşü dördüncü kez yasaklandı, LGBTİ+’lar ‘Yürüyeceğiz’ dedi
Görüntülerin paylaşılması mahremiyet ihlali
Açıklamada, trans kadının görüntülerinin bilgisi ve açık rızası olmadan kaydedilmesi ve sosyal medyada yayılması, özel hayatın ve mahremiyet hakkının ihlali olarak değerlendirildi.
Örgütler, görüntülerin hedef gösterme amacıyla paylaşılmasının kişinin onurunu zedeleyen, ayrımcı ve aşağılayıcı bir muamele olduğunu belirtti.
Hiç kimsenin bir başkasının bedenini, görüntüsünü veya varlığını cinsiyet kimliği nedeniyle teşhir etme hakkı olmadığını vurgulayan örgütler, dijital mecraların nefretin yaygınlaştırılmasında kullanıldığına dikkat çekti.
Devlete önleme yükümlülüğü hatırlatıldı
LGBTİ+ örgütleri, saldırının transların seyahat özgürlüğüne yönelik bir müdahale olduğunu da belirtti.
Toplu taşıma kullanmanın dahi translar açısından bir güvenlik riskine dönüşmesinin, transları kamusal yaşamdan dışlamayı ve görünmez kılmayı amaçladığını ifade etti.
Örgütler, transların herkes gibi şehir içinde güvenle seyahat etme, kamusal hizmetlerden ayrımcılığa uğramadan yararlanma ve şiddet korkusu yaşamadan hareket etme hakkına sahip olduğunu hatırlattı.
Açıklamada, devletin sorumluluğunun saldırıların ardından soruşturma açmakla sınırlı olmadığı belirtildi.
Kamu kurumlarının nefret saldırılarını önlemesi, failleri etkin ve tarafsız biçimde soruşturması ve transların güven içinde yaşayabileceği koşulları sağlaması gerektiği vurgulandı.
Örgütler, saldırıya maruz bırakılan trans kadının adalet mücadelesinde yanında olacaklarını ve sürecin hukuki takipçisi olacaklarını duyurdu.
Almanya: Polis, Berlin Onur Yürüyüşü saldırısı şüphelisini öldürdü
Örgütlerden beş talep
Ortak açıklamada kamu kurumlarına, siyasetçilere, medya kuruluşlarına ve sosyal medya platformlarına şu çağrılar yapıldı:
Nefret dili terk edilmeli; mahremiyet, insan onuru ve yaşam hakkı gözetilmeli.
Saldırının tüm sorumluları hakkında etkin ve tarafsız soruşturma yürütülmeli.
Cezasızlık uygulamalarına son verilmeli.
Transların yaşam, barınma, sağlık, eğitim, çalışma ve seyahat haklarını güvence altına alan politikalar hayata geçirilmeli.
Görüntüleri nefret ve hedef gösterme amacıyla yayan kişiler hakkında hukuki işlem başlatılmalı.
Örgütler ayrıca LGBTİ+ hak örgütlerinin sosyal medya hesaplarına yönelik kısıtlamalara son verilmesini; nefret söylemi yayan, hedef gösteren ve şiddeti teşvik eden hesapların ulusal ve uluslararası hukuk çerçevesinde incelenmesini istedi.
İmzacı örgütler
Ortak açıklamaya 17 Mayıs Derneği, Kaos GL Derneği, 20 Kasım Nefret Suçlarıyla Mücadele Derneği, Pembe Hayat LGBTİ+ Dayanışma Derneği, Kırmızı Şemsiye Cinsel Sağlık ve İnsan Hakları Derneği, Özgür Renkler Derneği, Genç LGBTİ+ Derneği, Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği, ÜniKuir Derneği ve Muamma LGBTİ+ Derneği imza attı.
(NÖ)