Tiyatro Kooperatifi, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, tiyatronun yalnızca bir sanat alanı değil; yaşananlara tanıklık eden, soru soran ve sessizliğe razı olmayan bir söz alanı olduğunu vurguladı.
Açıklamada, savaşların sürdüğü, çocuk ölümlerinin sıradanlaştığı ve eşitsizliklerin derinleştiği bir dünyada yaşandığına dikkat çekilerek, birçok bölgede devam eden çatışmalara ve derinleşen insani krizlere işaret edildi.
“Dünyaya dair bir tavır”
Kooperatif modeliyle bir araya gelen tiyatroların tüm imkânsızlıklara rağmen birlikte üretmeyi sürdürdüğü ifade edilen ve dayanışmanın önemine dikkat çekilen açıklamada şöyle dendi:
“Kadınların eşitlik mücadelesi hâlâ ağır bedellerle sürüyor. Öte yandan yapay zekâ ve yeni teknolojiler hayatı hızla dönüştürürken, aynı çağda insansız savaş araçlarının gölgesinde büyüyen çocuklar var. İnsanlık bir yandan büyük teknolojik ilerlemelerden söz ederken, diğer yandan temel adalet sorularıyla yüzleşmeye devam ediyor.
“Sanatçılar ise bu dünyada tarafsız bir yerde durmuyor. Tiyatro da yalnızca hikâye anlatmakla yetinmiyor; sahne, yaşananları görünür kılan, sorular soran ve suskunluğu kabul etmeyen bir alan olarak varlığını sürdürüyor. Tarih boyunca tiyatro sanatçıları, toplumların kırılma anlarında söz alanlar arasında yer aldı. Bugün de sahnede kurulan her hikâye, dünyaya dair bir tavır içeriyor. Adaletsizliklere, şiddete ve eşitsizliklere karşı söylenen her söz; seyirciyle aynı mekânda, aynı anda kurulan bir karşılaşmaya dönüşüyor. Bu karşılaşma, tiyatroyu yalnızca bir temsil olmaktan çıkararak, birlikte düşünmenin ve sorgulamanın alanına dönüştürüyor.”
Tiyatro Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Mert Fırat da şöyle dedi:
“Bugün dünyanın birçok yerinde acılar, eşitsizlikler ve büyük belirsizlikler yaşanıyor. Böyle zamanlarda sanatın ve özellikle tiyatronun gücü daha da görünür hâle geliyor. Sahne, yalnızca bir temsil alanı değil; aynı zamanda birlikte düşünmenin, sorgulamanın ve hissetmenin de mekânı. Tiyatro Kooperatifi olarak biz, bu alanın ancak dayanışma içinde güçlenebileceğine inanıyoruz. Çünkü tiyatro, birlikte var olabildiğimiz sürece yaşayabilir.” (TY)

