Kaçırılan İBB yöneticisi Erhan Karaal hastanede "Neden kaçırıldığımı bilmiyorum" dedi
İstanbul, Maltepe'deki evinin önünden darp edilerek kaçırılan ve 36 saat sonra Tuzla'da metruk bir fabrika binasında, dövülmüş ve elleri bağlı olarak bulunan İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Kültür A.Ş.’nin Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın eşine "son anda kurtarıldım" dediği bildirildi.
Kaçırılan İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal bulundu
Karaal'ın avukatı Tayfun Taşlıoğlu ve eşi, hastaneye kaldırılan İBB yetkilisinin kaçırılmasıyla ilgili olarak kendilerine verdiği bilgiyi paylaştılar.
ANKA'nın haberine göre Taşlıoğlu, Karaal’ın herhangi bir düşmanı ya da kişisel alacak-verecek meselesi olmadığını belirterek, olayın Kültür A.Ş. ile ilgili bazı ihale süreçleriyle bağlantılı olabileceğini düşündüklerini söyledi. Ancak soruşturmadaki gizlilik kararı nedeniyle aileye ayrıntılı bilgi verilmediğini, emniyetin ulaştığı veriler hakkında kendilerinin de henüz bilgilendirilmediğini ifade etti.
Öldüresiye dövülmüş
Avukatı Taşlıoğlu’nun ANKA’ya aktardığına göre Karaal “öldüresiye dövülmüş” durumdaydı. İlk sağlık kontrollerinin ardından Tuzla Devlet Hastanesi’ne götürülen Karaal’ın daha sonra başka bir hastaneye sevk edildiği, sağlık durumunun stabil olduğu belirtildi.
Erhan Karaal’ın eşi Ayşe Karaal da eşinin yoğun bakımda olduğunu ve olayın bir karışıklık sonucu yaşandığını düşündüğünü belirtti. Ayşe Karaal “Mutlaka bir karışıklık olduğunu düşünüyorum. Yanlış hedef olduğunu düşünüyorum. Çünkü hiçbir anlam veremiyoruz. Bütün detayları emniyet birimleri araştırıyor,” dedi.
“Şu anda yoğun bakımda. Konuştuğumuzda çok şaşkın olduğunu söyledi. Neden bunu yaşadığını, neden hedef alındığını anlayamadığını ifade etti. Bunun kendisiyle ilgili bir sorun olmadığını düşünüyor. Yetkili mercilerin olayı araştırarak sonuçlandıracağına ve bizi bilgilendireceğine inanıyoruz.”
Kaçıranlar Erhan Karaal'ın eşiyle irtibat kurmuş
Ayşe Karaal, ANKA'ya eşini kaçıranların elinde bulunduğu sırada kendisini telefonla aradıklarını söyledi:
“Benden bir şey istemediler. Sadece arayıp eşinizle sizi konuşturacağım dediler, ama bu gerçekleşmedi. Arayacaklarını söylediler, sonra aramadılar. Ayrıca polisi aramamamı, polis merkezine gitmememi ve polise bilgi vermememi söylediler”
Ayşe Karaal kaçıranların eşine zarar vereceklerini düşünmediğini, mutlaka bir karışıklık olduğunu düşündüğünü de söyledi: "Yanlış hedef olduğunu düşünüyorum. Çünkü hiçbir anlam veremiyoruz. Para kısmını da bilmiyorum. Bütün detayları emniyet birimleri araştırıyor” dedi.
Savcılık: "Soruşturma sürüyor"
Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı, Karaal’ın bulunmasının ardından yaptığı açıklamada, “Erhan Karaal bulunmuş olup 8 şüpheli gözaltına alınmıştır. Soruşturma titizlikle devam etmektedir” dedi ve soruşturmanın fidye talebi, kaçırma organizasyonu ve olası bağlantılar yönünden sürdüğünü bildirdi.
Gergerlioğlu'nun soru önergesi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın kaçırılmasıyla ilgili olarak İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
Gergerlioğlu, “Bu vahim olay, yalnızca bir ‘adi kaçırma’ iddiası olarak değerlendirilemeyecek kadar ciddi boyutlar taşımaktadır. Bir kamu iştirakinde üst düzey görev yapan bir kişinin evinin önünden, ailesinin ve çocuğunun gözü önünde, plaka kopyalama iddiası bulunan bir araçla kaçırılması; şehir güvenliği, kolluk istihbaratı, MOBESE/KGYS takibi, plaka tanıma sistemleri, organize suç yapıları ve kişi güvenliği açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır” dedi.
Gergerlioğlu'nun soruları şöyle:
-
Erhan Karaal’ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin Bakanlığınıza bağlı kolluk birimlerine ilk ihbar saat kaçta ulaşmıştır? İhbarın alınmasından itibaren hangi işlemler hangi saatlerde yapılmıştır?
-
Erhan Karaal’ın eşi tarafından yapılan başvuru hangi karakolda alınmış, başvuru derhal “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma/kaçırma” şüphesiyle mi işleme konulmuştur?
-
Olayın ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü bünyesinde özel bir ekip veya kriz masası kurulmuş mudur? Kurulduysa hangi birimler görevlendirilmiştir?
-
Erhan Karaal’ın bulunması ve can güvenliğinin sağlanması için Bakanlığınız tarafından hangi somut adımlar atılmıştır? Karaal’ın en son nerede olduğuna dair herhangi bir tespit yapılmış mıdır?
-
Olayın gerçekleştiği sokak ve çevresindeki MOBESE, KGYS, apartman, site, işyeri ve özel güvenlik kamera kayıtları eksiksiz biçimde toplanmış mıdır?
-
Kamera kayıtlarında Erhan Karaal’ı kaçırdığı iddia edilen kişiler ve araç tespit edilmiş midir? Şüphelilerin eşkâli, aracın güzergâhı ve olay sonrası hareketleri belirlenmiş midir?
-
Olayda kullanıldığı belirtilen aracın plakasının kopyalanmış olduğu iddiası doğru mudur? Doğruysa gerçek araç sahibi tespit edilmiş ve beyanı alınmış mıdır?
-
Plaka kopyalama, takip ve organize hareket iddiaları dikkate alındığında olay organize suç faaliyeti kapsamında araştırılmakta mıdır?
-
Plaka tanıma sistemleri, otoyol ve köprü geçişleri, akaryakıt istasyonları, otopark kayıtları ve baz istasyonu verileri üzerinden aracın ve şüphelilerin güzergâhı takip edilmiş midir?
-
Erhan Karaal’ın kaçırılmadan önce takip edildiğine, tehdit edildiğine, baskı gördüğüne veya kendisine yönelik güvenlik riski bulunduğuna dair Bakanlığınıza ya da kolluk birimlerine yapılmış herhangi bir başvuru var mıdır?
-
Olay anına tanık olduğu belirtilen Erhan Karaal’ın çocuğunun ve komşusunun beyanları alınmış mıdır? Çocuğun yaşadığı travma dikkate alınarak aileye psikolojik destek ve koruma sağlanmış mıdır?
-
Erhan Karaal’ın İBB Kültür A.Ş.’deki görevi ve kamuoyunda “İBB soruşturması/davası” olarak bilinen süreçle bağlantısı dikkate alınarak, kaçırılma olayının bu yargı süreciyle ilişkili olup olmadığı araştırılmakta mıdır?
-
Olayın; İBB dosyasında ifade veya tanık beyanlarını etkileme, zorla beyanda bulundurma, susmaya zorlama, delil karartma, tanık ya da şüphelilere gözdağı verme amacı taşıyıp taşımadığı yönünde özel bir soruşturma yürütülmekte midir?
-
Bu kaçırılma olayında herhangi bir kamu görevlisinin, kolluk mensubunun, eski kolluk görevlisinin, özel güvenlik personelinin veya kamu kurumlarıyla bağlantılı kişilerin dahli olup olmadığı araştırılmakta mıdır?
-
İstanbul gibi yoğun kamera, MOBESE ve plaka tanıma sistemleriyle izlenen bir kentte, bir kişinin evinin önünden ailesinin gözü önünde kaçırılması ve uzun süre kendisinden haber alınamaması nasıl açıklanmaktadır? Bu olayda güvenlik zafiyeti, ihmal veya kasıt olup olmadığına ilişkin idari soruşturma başlatılmış mıdır?
Ne olmuştu?
Kaçırma olayı, 17 Haziran Çarşamba akşamı saat 21.00 sıralarında Maltepe’de meydana geldi. Ayşe Karaal’ın anlatımına göre aile, sahile gitmek üzere evden çıktığı sırada İBB yöneticisinin yanına yaklaşan araçtan inen kişiler tarafından darp edildi ve araca bindirildi. Karaal’ın “Polis, polis” diye bağırdığı, olay anına çocuklarından birinin yakından, diğerinin ise pencereden tanık olduğu belirtildi.
Ayşe Karaal, Halk TV yayınında kaçırılma anını şöyle anlattı:
“Aşağı indik, iki kişi eşimin başına vurdu ve aracın içine attı. Erhan, ‘Polis, polis’ diye bağırdı. Aracın içinde 4-5 kişi vardı. Bir kızım eşimin yanındaydı, diğer kızım da olayı pencereden gördü. Hemen polise haber verdik.”
Ayşe Karaal, olayın ardından gazetecilere “Bizim hasmımız ve düşmanımız yoktur. Benim eşim karıncayı incitmezdi. Neden kaçırıldığını da bilmiyoruz” dedi. Karaal’ın 2019’dan beri İBB’de çalıştığını hatırlatan eşi, onun kurum zararına hiçbir belgeye imza atmayacak kadar dürüst biri olarak bilindiğini belirtti.
Gözaltına alınanlar arasında, üzerinde silah bulunduğu ve Karaal’a yemek getirdiği belirtilen İ.A.'nın da olduğu öne sürüldü. Şüpheli hakkında çok sayıda suç kaydı bulunduğu iddiası da haberlerde yer aldı.
Bilinmeyenler
Erhan Karaal’ın adı Silivri’de görülmeye devam eden ve kamuoyunda “İBB davası” olarak anılan 414 sanıklı dosyada tutuksuz sanıklar arasında yer alıyor. Soruşturma dosyasında olması gereken ancak henüz kamuoyuyla paylaşılmayan en önemli hususlar: Kaçırma eyleminin asıl karar vericilerinin kim olduğu, fidye talebi olup olmadığı ve saldırının Karaal’ın Kültür A.Ş.’deki görevinden kaynaklanan ihale ya da mali süreçlerle ilgisi bulunup bulunmadığı.
(AEK)