İstanbul Barosu'nun açtığı davada emsal karar: 19 Mart yasakları hukuka aykırı
İstanbul Barosu, İstanbul Valiliği'nin 19 Mart 2025 tarihinde İstanbul genelinde dört gün süreyle her türlü toplantı, gösteri yürüyüşü ve basın açıklamasını yasaklayan kararına karşı açtığı davada karar çıktı.
İstanbul 3. İdare Mahkemesi, söz konusu yasağı hukuka aykırı bularak iptal etmişti. İstanbul Valiliği'nin bu karara yaptığı istinaf başvurusu ise İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi tarafından reddedildi. Böylece dört günlük eylem yasağını iptal eden karar kesinleşti.
"Bu karar emsal niteliği taşıyor"
Kararı değerlendiren İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, İstanbul Barosunun Anayasa ve Avukatlık Kanunu'ndan kaynaklanan görevleri doğrultusunda hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmaya devam ettiğini belirtti.
Kaboğlu, 19 Mart 2025'te ilan edilen genel yasak kararının ardından çok sayıda kişinin, özellikle de üniversite öğrencilerinin gözaltına alındığını, tutuklandığını ve haklarında davalar açıldığını hatırlatarak şunları söyledi:
"Bu anayasa ve hukuk dışı karara karşı açmış olduğumuz idari yargı davası kesinleşti. Karar iptal edildi. İlk derece mahkemesi tarafından verilen karar sonrasında Valiliğin yaptığı istinaf başvurusu da reddedildi. Böylece karar kesinleşti. Bu karar emsal nitelik taşıyan bir karardır."
"Öğrenciler eğitim hakkından mahrum bırakıldı"
Kaboğlu, yasak kararının özellikle üniversite öğrencileri üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek, çok sayıda öğrencinin derslerine devam edemediğini, sınavlarını kaçırdığını ve aileleriyle birlikte ciddi mağduriyet yaşadığını ifade etti.
Söz konusu hukuka aykırı işlemler nedeniyle açılan davaların ve mağduriyetlerin halen sürdüğünü belirten Kaboğlu, yargı kararının gereğinin gecikmeksizin yerine getirilmesi çağrısında bulundu.
"Yargı kararını uygulayın"
Anayasa'nın 138. maddesini hatırlatan Kaboğlu, savcılar, hakimler, üniversite yöneticileri ve kolluk makamlarının kesinleşen yargı kararına uygun hareket etmesi gerektiğini söyledi.
Valilere ve kaymakamlara da çağrıda bulunan Kaboğlu, Anayasa'nın 11. maddesi uyarınca idarenin Anayasa'nın emredici hükümlerine uymak zorunda olduğunu vurgulayarak, temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldıran benzer kararların bir daha alınmaması gerektiğini ifade etti.
İstanbul Barosu'nun açtığı davada verilen ve kesinleşen bu kararın, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına yönelik idari yasaklara ilişkin bundan sonraki yargı süreçleri açısından emsal oluşturması bekleniyor.
(FY)