TRAJEDİ SAĞIN DİLİNDE SİLAHA DÖNÜŞÜYOR
İspanya: Sebte sınırında ölenlerin sayısı en az 75'e yükseldi
İspanya İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska, 4 Ağustos'ta düzenlenen AB İçişleri Bakanları olağanüstü video konferansında Sebte'ye yönelik kitlesel geçiş sırasında en az 75 kişinin öldüğünü açıkladı. Ölümler çoğunlukla boğulma ve sınır engellerindeki izdiham nedeniyle gerçekleşti. Fas'ın bildirdiği 11 ölüm bu sayıya dahil değil. Yaklaşık 72 bin kişiden 70 bininin Fas'a geri döndüğü belirtilse de, İspanya'nın "gönüllü" dönüş iddiası kuşkuyla karşılandı. İnsan Hakları Gözlem, İspanya güvenlik güçlerinin toplu geri itmeler yaptığını ve aşırı güç kullandığını bildirdi. AB İçişleri Bakanları toplantısında ölümler değil, sınır güvenliğinin artırılması tartışıldı. Fas, sorumluluğu İspanya Yüksek Mahkemesi'nin kararına atarken, ABD Başkanı Trump olayı iç politikada kullandı. Guardian, trajedinin aşırı sağcı siyasetçiler tarafından göç karşıtlığı için siyasal bir silaha dönüştürüldüğünü yazdı.
İspanya İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska, AB içişleri bakanlarına, İrlanda'nın dönem başkanlığı çağrısıyla 4 Ağustos'ta düzenlenen olağanüstü video konferansta verdiği bilgide Sebte’ye yönelik kitlesel geçiş sırasında en az 75 kişinin öldüğünü açıkladı.
Ölümlerin çoğu, Fas kıyılarından yüzerek İspanyol toprağına ulaşmaya çalışanların boğulmasıyla; bir bölümü ise sınır engelleri çevresindeki izdiham sırasında gerçekleşti.
İspanya-Fas sınırında kitlesel göç kargaşası: Ölü sayısı 57'ye çıktı
Fas yetkililerinin olaylar sırasında ülke sınırları içinde bildirdiği 11 ölümün İspanya’nın açıkladığı sayıya dahil olmadığı belirtildi. Bu nedenle toplam can kaybının İspanya'nın açıkladığından daha yüksek olabileceği öngörülüyor. Ancak, iki ülkenin ortak ve kesin bir bilanço açıklamaması nedeniyle insani kayıpların tam sayısı henüz belirlenemedi.
İspanya'nın "geri dönüşler gönüllü" iddiası kuşkuyla karşılandı
Grande-Marlaska, sınırı geçen yaklaşık 72 bin kişiden 70 bininin Fas’a geri döndüğünü, Sebte’de kalanların hukuki durumlarının incelendiğini söyledi. Bakan, İspanya'da kalma hakkı bulunmadığına karar verilenlerin de Fas’a gönderileceğini açıkladı. İspanya hükümetinin dönüşlerin gönüllü olduğunu savunmasına karşın, sınır geçiş ölçeğinin büyüklüğüne rağmen geri dönüşlerin birkaç gün içinde tamamlandığı iddiası, 70 bin kişinin sığınma ihtiyacının, çocukların refakatli olup olmadığının ve geri gönderilme halinde karşılaşabileceği risklerin gerçekten her birey için ayrı ayrı incelenip incelenmediği konusunda kuşku doğurdu.
İnsan hakları örgütleri: “Toplu geri itmeler yapıldı”
İnsan Hakları Gözlem (Human Rights Watch [HRW]), Fas İnsan Hakları Derneği'nin (AMDH) geri dönen kişilerle yaptığı görüşmelere dayanarak İspanya güvenlik güçlerinin “toplu geri itmeler” gerçekleştirdiğini bildirdi. AMDH ayrıca İspanya ve Fas güvenlik güçlerinin sınırı geçenlere veya Fas tarafındaki Ben Ensar bölgesinden ayrılmaya çalışanlara karşı gereksiz güç kullandığını; Sebte’de bazı kişilerin göçmenlere saldırdığını da aktardı.
60 bin kişi sınırı geçti: Af Örgütü'nden Ceuta çağrısı
HRW İspanya'dan ve Fas’tan ölümlerin, güvenlik güçlerinin müdahalelerinin ve aşırı güç kullanımı iddialarının bağımsız biçimde soruşturulmasını istedi. Kuruluş, Sebte’de kalan herkesin sağlık ve korunma ihtiyacının bireysel olarak değerlendirilmesi ve sığınma prosedürlerine erişiminin sağlanması gerektiğini vurguladı: “Hangi yolla gelmiş olurlarsa olsunlar, insanların toplu sınır dışı edilmesi yanlıştır.”
HRW'nin uyarısı, kanlı bir geçmişe göndermede bulunuyor: 2014’te İspanya Guardia Civil (Sivil Muhafız) birliklerinin sınırı yüzerek geçmeye çalışanlara karşı plastik mermi ve göz yaşartıcı gaz kullanması nedeniyle en az 15 kişi ölmüştü. Haziran 2022’de ise Melilla-Fas sınırında güvenlik güçlerinin müdahalesi ve izdiham nedeniyle en az 23 Afrikalı erkek ölmüştü. Her iki olayda da etkili bir soruşturma yürütülmediği ve sorumluların hesap vermediği yönündeki eleştiriler hâlâ devam ediyor.
"Sınır güvenliği" konuşmaktan ölümlere sıra gelemedi
AB İçişleri Bakanları Konseyi’nin 4 Ağustos’taki çevrimiçi olağanüstü toplantısında 75 ölümün ardından sınırların güçlendirilmesi, sosyal medyanın izlenmesi, geri göndermelerin hızlandırılması ve sığınma işlemlerinin AB dışındaki merkezlerde yürütülmesi tartışıldı.
İtalya, Arnavutluk modeli temelinde üçüncü ülkelerde yeni merkezler kurulmasını isterken Danimarka, sınır gözetimine daha fazla kaynak ayrılması çağrısında bulundu. AB Göç Komiseri Magnus Brunner, geçişlerin kaçakçılık ağları ve sosyal medyadaki yanlış bilgilerle körüklendiğini savundu; Fas’ın sorumluluğu konusunda ise İspanya’da süren soruşturmayı gerekçe göstererek açıklama yapmadı.
Fas, sorumluluğu İspanya Yüksek Mahkemesi'ne attı
Fas yönetimi, İspanya Yüksek Mahkemesi'nin 8 Temmuz’da deniz yoluyla Sebte ve Melilla’ya ulaşanların derhal geri gönderilmesini sınırlayan kararının sınır geçme teşebbüslerini teşvik ettiğini ileri sürdü. Rabat’a göre kaçakçılık ağları bu kararı “sınırı geçenler korunacak" mesajı verildiği şeklinde yaydı. İspanya ise kararın gereğini yerine getirebilmek için kıyıya yeni bir deniz engeli kurduğunu ve karaya çıkanların bu yoldan hukuki prosedürlere tabi tutulacağını açıkladı. Reuters 70 bin kişinin birkaç gün içinde Fas’a dönmüş olmasının, mahkeme kararının ve bireysel değerlendirme yükümlülüğünün fiiliyatta ne ölçüde uygulandığını tartışmalı hale getirdiğini ileri sürdü.
Trump ölümleri ara seçim kampanyasına taşıdı
ABD Başkanı Donald Trump da, Sebte’deki gelişmeleri iç politika çatışmaları kapsamında kullanmaktan geri durmadı. 31 Temmuz’daki kabine toplantısında olayları doğrudan ABD iç siyasetiyle ilişkilendiren Trump, yaşananları “istila” olarak niteledi. İspanya’daki krizin “hukukun aczi, yönetimin kötülüğü ve yasaların aşırı liberalliği”nin eseri olduğunu iddia etti. Ardından Sebte görüntülerinin ABD’de yıl sonunda gerçekleşecek ara seçimlerde Cumhuriyetçiler'in elinde bir "koz" olacağını açıkça dile getirdi.
"Sebte trajedisi göç karşıtlarınca siyasal silaha dönüştürülüyor"
Bugünkü başyazısını Sebte faciasına ayıran Guardian, ölümlerin Avrupa ve ABD'deki aşırı sağ siyasetçiler tarafından göç karşıtlığı gündemini güçlendirmek için kullanıldığını belirterek, "Sebte'deki trajedi siyasal silaha dönüştürülüyor" değerlendirmesini yaptı. Gazeteye göre, ölenlerin kimliği, ölüm nedenleri ve güvenlik güçlerinin sorumluluğuna ilişkin sorular giderek geri plana itilirken, tartışmanın odağı yeniden sınırların daha da geçit vermez hale getirilmesine kayıyor.
(AEK)