İspanya-Fas sınırında kitlesel göç kargaşası: Ölü sayısı 57'ye çıktı
Fas'tan İspanya'nın Afrika kıtasındaki özerk kenti Sebte'ye ulaşmaya çalışan en az 57 kişi, 30 Temmuz'da başlayan kitlesel göç hareketi sırasında sınırı denizden aşma girişimi sırasında boğularak öldü. İspanya İçişleri Bakanlığı yaklaşık 50 bin kişinin kara ve deniz yoluyla kente girdiğini, bunların 48 bin 300'ünün Fas'a geri döndürüldüğünü açıkladı. Ölümler, Tarajal sınır kapısı yakınındaki mendirekleri yüzerek aşmaya çalışanların boğulması sonucu gerçekleşti. Kitlesel göçün nedenleri arasında Fas'taki yüksek genç işsizliği, sosyal medyada yayılan yanıltıcı mesajlar ve Avrupa'ya yasal geçiş yollarının sınırlılığı gösteriliyor. Afrika'da yer alan ancak İspanya egemenliğindeki Sebte ve yakınındaki Melilla, AB'nin en sert göç politikalarının uygulandığı sınırlardan biri. Sömürgecilik döneminden kalma egemenlik ihtilafı İspanya ile Fas arasında sürerken, iki kentte de etnik ve dinsel dağılım homojen değil.
Fas’tan İspanya'nın Afrika kıtasındaki topraklarında yer alan Sebte kentine ulaşmaya çalışanlardan en az 57 kişi, sınırı denizden aşmaya çabaladıkları kitlesel geçiş sırasında öldü.
Gün içinde verilen haberlerde "sınırı oluşturan büyük betonların ve jiletli tellerin etrafından dolanmak isteyen göçmenler, akıntı ve dalgalara karşı yaşam mücadelesi verirken, 18 kişi[nin] boğularak öldü[kleri]" bildirilmişti.
İspanya sınırında göç ve can kayıpları: “Olağanüstü ve vahim bir durum”
Haberlerde yaklaşık 50 bin kişinin bir gün içinde Afrika kıtasında yer alan İspanya toprağına geçtiği bildirildi. Ölümlerde, düzensiz göç girişiminin barındırdığı risklerin ötesinde Avrupa Birliği’nin yeni sert sınır denetimlerini birliğin Kuzey Afrika’daki sınırına kadar taşıyan politikalarıyla İspanya-Fas arasındaki sömürgecilik geçmişinin mirası da rol oynuyor.
Ölü sayısının artmasından korkuluyor
Son haberlerde Fas’ın kuzeyindeki Fenidek kıyılarından İspanya yönetimindeki Sebte’ye —uluslararası adıyla Ceuta’ya— yüzerek ya da kıyıdaki sınır engellerinin çevresini denizden dolaşarak geçmeye çalışanların en az 57'sinin öldüğü doğrulandı.
İspanya yetkililerinin verdiği en son bilgilere göre ölümlerin çoğu, Tarajal sınır kapısı yakınındaki mendireği yüzerek aşmaya çalışanların boğulması sonucu gerçekleşti. Deniz ve kıyı kesiminde arama çalışmaları henüz sona ermediğinden ölü sayısının artmasından da kaygı duyuluyor.
İspanya İçişleri Bakanlığı: Kİtlesel göçle 50 bin kişi sınırı aştı
30 Temmuz Perşembe günü başlayan kitlesel göç hareketi sırasında yaklaşık 50 bin kişinin kara ve deniz yoluyla Sebte’ye girdiği İspanya İçişleri Bakanlığı tarafından açıkladı. Fas ve İspanya makamlarının sınırın iki yanında güvenlik güçlerini yoğunlaştırması sonrasında geçişlerin büyük ölçüde durduğu, 31 Temmuz akşamına kadar göç için yola çıkanların yaklaşık 48 bin 300'ünün Fas’a döndüğü bildirildi. Sebte Özerk Yönetimi başlangıçta kente gelenlerin sayısını 60 bin olarak açıklamıştı.
Fas ve İspanya'nın karşılıklı engelleme çabaları
Geçiş sırasında kentin kabul kapasitesinin çöktüğü, aralarında kadınlar, çocuklar ve refakatsiz çocukların da bulunduğu binlerce kişinin sokaklarda, parklarda ve sahillerde gecelemek zorunda kaldığı bildirildi. Yaklaşık 84 bin nüfusa sahip kente bir gün içinde on binlerce kişinin gelmesi üzerine İspanya polis ve jandarma birliklerinin yanı sıra ordu güçleri de sınır bölgesine sevk edildi.
Fas tarafında ise Fenidek çevresinde toplanan kalabalığa çevik kuvvet ve basınçlı su araçlarıyla müdahale edildi. Reuters muhabirleri, Fas polisinin göz yaşartıcı gaz kullandığını ve sınır çevresinde asker ve polis birliklerinin konuşlandırıldığını bildirdi. Yaşanan izdihamın ve güvenlik güçlerinin müdahalelerinin ölümlerdeki rolü konusunda bağımsız bir soruşturma başlatıldığı konusunda henüz yapılmış bir açıklama yok.
Geçiş nasıl başladı?
Bu kitlesel göç hareketine ilişkin olarak doğrulanmış bir belirli neden gösterilemiyor. İspanya yetkilileri insan kaçakçılarından kaynaklanan ve sosyal medyada da yayılan yanıltıcı mesajların Sebte’ye denizden ulaşanların bir daha Fas’a geri gönderilemeyeceği algısı yarattığını ileri sürdüler. Bu iddianın dayanağı olarak, İspanya Yüksek Mahkemesi'nin sınırda geri gönderme uygulamalarına ilişkin yakın zamanda alınmış bir kararına gönderme yapılıyor.
Fas sınırından geri dönen bazı kişiler de kendilerine İspanya’da barınma ve kabul olanağı sağlanacağı söylendiğini, ancak bunun doğru çıkmadığını dile getirdi. Ancak on binlerce insanın çok kısa sürede aynı noktaya yönelmesinin yalnızca söylentilerle açıklanması pek muhtemel kabul edilmiyor.
Göç hareketinin nesnel nedenleri arasındaysa Fas’taki genç işsizliğinin yüksekliği, büyük gelir eşitsizliği ve Avrupa’ya yasal geçiş yollarının son derece sınırlı olması da yer alıyor. Sınıra yürüyenlerin önemli bölümünün Sahraaltı Afrika’dan değil, Fas yurttaşı gençlerden oluşması, olayın yalnızca kıtalararası göçe bağlanamayacağını, Fas toplumundaki ekonomik ve toplumsal çıkmazla doğrudan ilgili olduğunu gösteriyor.
Sebte: Afrika’daki Avrupa toprağı
Sebte, Afrika kıtasının kuzeyinde yer almasına rağmen siyaseten İspanya Krallığına bağlı kıtadaki iki özerk şehirden biri. Diğeri, Fas’ın doğu kıyısındaki Melilla. Portekiz’in 1415’te ele geçirdiği Sebte, 1668 Lizbon Antlaşması’yla İspanya egemenliğine geçmişti. 1995’te İspanya içinde özerk şehir statüsü kazandı.
Madrid yönetimi, Sebte ve Melilla’yı İspanya’nın ayrılmaz parçaları olarak sayıyor. Fas ise iki kenti de İspanya sömürgeciliği döneminde işgal edilmiş topraklar olarak değerlendiriyor ve bu bölgelerin egemenliğinin Fas'a devrini istiyor. Bu nedenle sınır, yalnızca İspanya ile Fas’ı değil, Afrika ile Avrupa’yı ve sömürgeleştirilmiş coğrafyayı eski sömürgeci gücüyle birbirinden ayıran tarihsel bir hat niteliği taşıyor.
Sebte ve Melilla öte yandan Avrupa Birliği’nin Afrika kıtasındaki kara sınırlarını oluşturuyor. Yüksek ve çok katlı tel örgüler, kameralar, hareket algılayıcıları ve yoğun güvenlik birlikleriyle korunan bu sınır, Avrupa’nın göç politikasının en sert biçimde uygulandığı alanlardan biri.
Avrupa sınırı Fas’a taşıdı
AB ve İspanya, göçü kendi topraklarına ulaşmadan durdurmak için uzun süredir Fas’la mali yardım, güvenlik işbirliği ve geri kabul anlaşmaları sürdürüyor. Fas polisi yalnızca kendi ülkesinin sınırını değil, Avrupa Birliği’nin dış sınırını da koruyan bir güç haline geliyor.
İnsan hakları örgütleri, yıllardır, bu politikanın sığınma talep etme hakkını işlemez hale getirdiğini; sınırda toplu geri itmelere, kötü muameleye ve insanların Sahra Çölü’ne ya da Fas’ın iç kesimlerine zorla taşınmasına yol açtığını belgeliyor. İspanya’nın “sıcak geri gönderme” olarak bilinen, sınırı geçenleri bireysel durumları ve sığınma talepleri incelenmeden Fas’a teslim etme uygulaması da uluslararası hukuk bakımından tartışılmaya devam ediyor.
Bu bağımlılık Fas yönetimine Madrid ve Brüksel üzerinde önemli bir siyasal baskı aracı sağlıyor. Sınır denetiminin gevşetilmesi ya da sıkılaştırılmasıyla, göçmen potansiyeli iki ülke arasındaki diplomatik anlaşmazlıklarda bir kaldıraca dönüştürülebiliyor.
Mayıs 2021’de Fas güvenlik güçlerinin denetimini gevşetmesinin ardından yaklaşık 8 bin kişi kısa sürede Sebte’ye taşınmıştı. Kriz, İspanya’nın Batı Sahra bağımsızlık hareketi Polisario Cephesi lideri İbrahim Gali’yi tedavi amacıyla ülkeye kabul etmesi üzerine Madrid ile Rabat arasında çıkan diplomatik çatışmayla bağlantılıydı. Fas’ın Batı Sahra üzerindeki egemenlik iddiası, iki ülke ilişkilerinin başlıca gerilim kaynaklarından biri olmayı sürdürüyor.
Sınırı kapatmak geçişleri daha ölümcül hale getiriyor
Avrupa hükümetleri yaşananları çoğunlukla “düzensiz göç baskısı”, “sınır ihlali” ve “toprak bütünlüğüne saldırı” kavramlarıyla ele aldı. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, Sebte’ye yönelik kitlesel geçişi ülkenin toprak bütünlüğünün ihlali olarak niteledi.
Ancak bu güvenlik dili, 57 kişinin neden yüzerek dikenli telleri ve mendirekleri aşmaya çalışırken öldüğü sorusunu yanıtlamıyor. Avrupa’ya güvenli ve yasal ulaşım yolları kapatıldıkça insanlar denize, kaçakçılara ve giderek daha tehlikeli hale gelen güzergâhlara yöneliyor. Sebte’deki ölümler sömürgecilik dönemlerinden kalan bir egemenlik ihtilafı, Avrupa’nın refah alanını askerîleştirilmiş sınırlarla koruma politikası, Fas’ın sınır denetimini diplomatik bir pazarlık kaldıracı olarak araçlaştırması ve insanların yasal geçiş yollarından yoksun bırakılması birleşerek felaketle sonuçlanan kirizi doğuruyor.
Sebte ve Melilla'da yaşayanlar kim aslında?
Felakete sahne olan İspanya kentleri Sebte ve Melila karma nüfuslu yerleşimler; ne tamamen "İspanyol-Hristiyan", ne de tamamen "Arap-Müslüman" şehirler. Yüzyıllar boyunca Avrupa ile Kuzey Afrika arasındaki geçiş noktası konumları çok katmanlı bir demografik yapı oluşmasını sağlamış.
▶️ Yaklaşık 84-85 bin nüfuslu Sebte'de (Cuta) kabaca dört topluluk öne çıkıyor:
İspanyol kökenli Katolikler: Yaklaşık %45-55. Kentte uzun süredir yaşayan ailelerin yanı sıra kamu görevlileri, askerler ve polisler de bu grupta.
Fas kökenli Müslümanlar: Yaklaşık yüzde 40-50. Büyük bölümü Rif bölgesinden gelen ailelerin çocukları veya torunları. Çoğunluğu bu kentte doğan Müslümanlar İspanya yurttaşı.
Yahudi topluluğu: Yaklaşık 600-1.000 kişi. İspanya'nın en eski Yahudi cemaatlerinden biridir.
Küçük Hindu topluluğu: Sindhi kökenli Hintli tüccar ailelerden oluşur.
Müslüman nüfusun önemli bölümü günlük yaşamda hem İspanyolca hem de kuzey Fas'ta konuşulan Darija (Fas Arapçası) kullanır. Rif kökenliler arasında Tarifit (Rif Berbericesi/Amazigh dili) de yaygın.
▶️ Yaklaşık 86 bin nüfuslu Melilla'nın yapısı Sebte'ye benzemekle birlikte Müslüman nüfus oranı biraz daha yüksek: Yaklaşık yüzde 45-50'si İspanya kökenli Katoliklerden, yüzde 45-50'si Fas kökenli Müslümanlardan ve küçük Yahudi ve Hindu topluluklardan oluşuyor.
Son yıllarda doğum oranlarının yüksekliği nedeniyle her iki kentte de Müslüman nüfusun payı giderek artsa da bu durum otomatik olarak siyasal tercihlere yansımıyor; Müslümanların büyük bölümü İspanya'nın sosyal güvenlik, eğitim ve sağlık sistemlerinden yararlandıkları için İspanya vatandaşlığını tercih ediyor.
▶️ Etnik açıdan, "Fas kökenli" olmak tek bir etnik kimliği ifade etmiyor. Bir bölümü Arap kimliğini beniserken önemli bir bölümü, özellikle Rif bölgesinden gelenler Araplıkla bir ilgisi olmayan Amazigh (Berberi) kökenli.
Fas'ın "Sebte ve Melilla Fas'ındır" iddiası, kentte yaşayan Müslümanların tamamınca desteklenmiyor. Kimileri kültürel olarak Fas'a yakın hissetse de, ekonomik güvence, vatandaşlık hakları ve yaşam standartları nedeniyle İspanya egemenliğinin sürmesini tercih ediyor.
(AEK)