ABD-İsrail saldırılarının başladığı 28 Şubat’tan bu yana İran’da İslam Cumhuriyeti yargısı 2 bini aşkın insanı tutukladı. İran İnsan Hakları (İİH) aralarında insan hakları savunucuları ve siyasetçilerin de olduğu 38 kişinin kimliğini açıkladı.
İİH, süregiden savaş koşullarında tutukluların güvenliği konusunda derin kaygı duyulduğunu bildirdi ve önümüzdeki haftalarda baskının daha da yoğunlaşacağı konusunda uyardı.
Baskı aygıtı işlemeye devam ediyor
Reuters’a göre yalnız 24 Mart’ta 466 kişi “ulusal güvenliği zayıflatan çevrimiçi faaliyet” suçlamasıyla gözaltına alındı; toplam sayı son haftalarda bini aştı.
İran İslam Cumhuriyeti yargısı geçtiğimiz günlerde aralarında 19 yaşındaki milli güreşçi Hamedi’nin de olduğu üç kişinin idamını onaylamıştı. Muhalefeti sindirmek üzere geçtiğimiz aralıkta patlak veren protesto dalgası sırasında tutuklananları hedef alan bir idam dalgası da bekleniyordu.

İran, milli güreşçi Salih Muhammedi ve iki kişiyi idam etti
AP, üç genç erkeğin idam edilmesinin ardından yeni bir infaz dalgası korkusunun büyüdüğünü, insan hakları örgütlerinin işkence altında alınmış ifadelere ve adil olmayan yargılamalara dikkat çektiğini aktardı.
Ocaktaki ülke çapında internet kesintileri ve peşi sıra gelen yeni dijital baskılar, bilgiye erişim, örgütlenme ve ifade özgürlüğünün savaş ve protesto bağlamında daralmayı sürdürdüğüne işaret ediyor.
AP’ye göre İsrail saldırıları paramiliter Besic teşkilatının komuta kademesini hedef alsa da yapı sokak düzeyinde varlığını sürdürüyor; kontrol noktaları, gözetim ve gözaltılar sürüyor. Rejim değişikliği söylemlerinden bağımsız olarak, Besic'in sivil topluma yönelik baskı kapasitesi gücünü koruyor.
Tutuklananlar askeri tesislerde canlı kalkan oluyor
İİH Direktörü Mahmud Emiri Mogaddam “Son haftalardaki yaygın tutuklama dalgası[nın], özellikle İslam Cumhuriyeti’nin savaş zamanında sivil aktivistleri gözaltına alarak İran halkını kendi varlığı için birincil tehdit olarak gördüğünü bir kez daha göster[diğini]” söyledi.
Moaddam, “Hükümetin güvenlik ve askeri merkezleri[nin] saldırıların hedefi haline gel[diği] koşullarda bireylerin tutukla[narak], [bu merkezlere] sevkinin sürdürülmesinin fiilen vatandaşların canlı kalkan olarak kullan[nılması] anlamına geldiğini ve hayatlarının bilerek riske at[ıldığını]” ileri sürdü.
Kuruluştan yapılan açıklamaya göre, son 25 gün içinde, yargı, Kolluk Kuvvetleri Komutanlığı, İstihbarat Bakanlığı ve İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) İstihbarat Teşkilatı, farklı eyaletlerde 2 bini aşkın tutuklama yapıldığını duyurdu. Tutuklananların kimlikleri açıklanmazken gözaltı süreçlerine şiddet, ev aramaları veya alınanların bilinmeyen yerlere nakli de eşlik etti.
Suçlamalar
Tutuklulara yöneltilen suçlamalar şöyle sıralanıyor:
-İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri ile iş birliği ve casusluk, hassas bölgelerin fotoğraflanması ve bu görüntülerin yurt dışına gönderilmesi.
-Diasporadaki Farsça yayın yapan medya kuruluşlarıyla iletişim, Starlink alıcıları dahil uydu internet ekipmanı bulundurmak.
-Hükümet karşıtı toplantılar düzenleme.
-Devlet güçleriyle silahlı çatışmaya girme girişimi.
-Halk arasında panik yayma, toplumsal kaygı ve güvensizlik oluşturma.
-Çevrim içi iletişimle ulusal güvenliği bozma.
(AEK)

