İngiltere'nin son 10 yıldaki yedinci başbakanı göreve başladı
İngiltere’de Andy Burnham, Kral 3. Charles’ın hükümeti kurma davetini kabul etmesinin ardından Başbakanlık Konutu 10 Numara’nın önünde ilk konuşmasını yaptı.
Son 10 yılda Downing Street’e gelen altıncı, 2016’dan bu yana ise İngiltere’nin yedinci başbakanı olan Burnham, ülkede siyasete duyulan güvenin yeniden kurulması gerektiğini söyledi.
“Evlerinde bizi izleyen insanların siyasetten bıktığını biliyorum. Sizi duyuyorum” diyen Burnham, siyasetçilerin beklentileri karşılayamadığını kabul etti.
Burnham, iktidara gelişlerini İngiltere’nin siyasi ve ekonomik yönünü değiştirecek bir “devre kesici an” olarak tanımladı.
Son 40 yılın en büyük değişikliklerini gerçekleştireceklerini belirten Burnham, hem yeni bir siyasi model hem de yeni bir ekonomik model kurmayı hedeflediklerini söyledi.
1980’lerde siyasi gücün merkezileştirildiğini, ekonomik gücün özelleştirildiğini ve ülkenin geniş kesimlerinde sanayisizleşmenin yaşandığını ifade eden Burnham, birçok bölgenin bu süreçten hâlâ kurtulamadığını dile getirdi.
Yeni hükümetin siyasi yetkileri merkezden yerel yönetimlere aktaracağını söyleyen Burnham, “Gücü buradan alıp ülkenin her posta koduna taşıyacağız” dedi.
Temel hizmetlerde daha güçlü kamu denetimi
Burnham, enerji, barınma ve ulaşım gibi temel ihtiyaç alanlarının daha güçlü kamu denetimi altına alınacağını söyledi. Hedeflerinin bu hizmetleri yeniden erişilebilir ve karşılanabilir hale getirmek olduğunu belirtti.
Kamu alımlarının İngiliz sanayisini desteklemek için kullanılacağını açıklayan Burnham, ülkenin yeniden sanayileştirilmesini hükümetinin öncelikleri arasında gösterdi.
Yıl sonuna kadar 10 yıllık yeni bir ülke planı açıklayacağını söyleyen Burnham, planın İngiltere’nin mevcut durumundan ulaşmak istediği noktaya giden yolu ortaya koyacağını belirtti.
Burnham, hayat pahalılığı karşısında halka “nefes aldıracak” ilk önlemleri 21 Temmuz Salı gününden itibaren açıklayacağını, bu politikaların nasıl finanse edileceğini de kamuoyuyla paylaşacağını söyledi.
Sosyal konut ve ruh sağlığı desteği
Yeni hükümetin gençlerin istihdama katılmasını sağlamak amacıyla eğitim sisteminde değişiklikler yapacağını belirten Burnham, gençlere yönelik ruh sağlığı desteğinin artırılacağını söyledi.
Daha fazla belediye konutu inşa etme sözü veren Burnham, sosyal konut ve koruyucu sosyal politikaların refah harcamalarını azaltmanın “adil ve sürdürülebilir yolu” olduğunu savundu.
Burnham, hükümetinin insanların başarısına yatırım yapan, sorunlar ortaya çıktıktan sonra bedel ödemek yerine sorunları önlemeye çalışan bir devlet anlayışını benimseyeceğini ifade etti.
İlk talimat evsizlikle ilgili
Downing Street’in kapısından girdikten sonra vereceği ilk talimatı da açıklayan Burnham şöyle konuştu:
“Ülkemizde sokakta evsizliğe son verilmesi için ilk talimatımı vereceğim.”
Hükümetin merkezine insanlara özen gösterme anlayışını yerleştireceğini söyleyen Burnham, toplumun farklı kesimlerine birlikte hareket etme çağrısı yaptı:
“Yeni bir ulusal birlik, ortak amaç ve iyimserlik duygusu inşa edelim. Bunu Britanya’nın yeniden inanmaya başladığı, umudu geri getirdiğimiz an yapalım.”
İngiltere’nin yeni başbakanını bekleyen beş temel sorun
Andy Burnham başbakanlık görevine başlarken ekonomi, dış politika, savunma harcamaları, göç ve sosyal güvenlik gibi alanlarda çözümü zor sorunlarla karşı karşıya.
1 - Durgun ekonomi ve hayat pahalılığı
İngiltere’de yaşam standartları, 2008 küresel mali krizinden bu yana büyük ölçüde durağanlaştı. Brexit ve Covid-19 pandemisi ekonomik sorunları daha da ağırlaştırdı.
Burnham’ın halkın günlük yaşamında hissedilebilecek ekonomik iyileşmeler sağlaması bekleniyor. Ancak partisi, 2024 genel seçimleri öncesinde temel vergileri artırmama sözü vermişti. Bu nedenle yeni hükümetin sosyal politikalar ve kamu yatırımları için gerekli kaynağı nasıl sağlayacağı belirsizliğini koruyor.
Burnham’ın vereceği ilk önemli kararlardan biri de Maliye Bakanlığı görevine kimi getireceği olacak.
2 - Savaşlar ve ABD ile gerilen “özel ilişki”
Ukrayna’daki savaşın sürmesi ve Ortadoğu’daki çatışmaların tırmanması, iç politikaya ağırlık vermek isteyen Burnham’ın dış politikayı da öncelikli gündemlerinden biri haline getirecek.
İngiltere’nin bu iki çatışmaya ilişkin temel yaklaşımında kısa vadede büyük bir değişiklik beklenmiyor. Önceki Başbakan Keir Starmer’ın ulusal güvenlik danışmanı Jonathan Powell’ın görevini sürdürmesi bekleniyor.
Starmer, ABD Başkanı Donald Trump ile yakın ilişkiler kurmuş ancak ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına koşulsuz destek vermemesi nedeniyle Trump’ın tepkisini çekmişti.
ABD, İngiltere’nin en önemli güvenlik ortaklarından biri olmayı sürdürüyor. Buna karşılık Trump ve politikaları İngiltere kamuoyunda yaygın biçimde eleştiriliyor. Burnham’ın güvenlik ilişkileri ile kamuoyundaki rahatsızlık arasında denge kurması gerekecek.
3 - Savunma harcamalarına kaynak bulmak
Savunma harcamalarının yetersiz olduğunu savunan Savunma Bakanı John Healey, geçen ay görevinden ayrılmıştı.
Starmer daha sonra askeri harcamaların gelecek dört yıl içinde 15 milyar sterlin artırılacağını açıklamıştı. Ancak bu paranın nereden bulunacağı ve hangi bakanlıkların bütçelerinde kesintiye gidileceği açıklanmamıştı.
Bu kararları vermek Burnham hükümetine kalacak.
4 - Göç tartışmalarını yönetmek
İngiltere’ye net göç, önceki Muhafazakâr hükümetin son döneminde uygulamaya koyduğu ve İşçi Partisi hükümetinin sürdürdüğü daha kısıtlayıcı politikalar nedeniyle son yıllarda belirgin biçimde azaldı.
Buna rağmen kamuoyu araştırmaları, göçün seçmenlerin en fazla önem verdiği konular arasında yer almaya devam ettiğini gösteriyor. Net göçün azaldığını bilenlerin oranı ise düşük.
Burnham, mayıs ayında göç eğiliminin “belirgin biçimde aşağı yönlü” olduğunu kabul etmiş ancak net göçün daha da azaltılması gerektiğini söylemişti.
Yeni başbakanın, İçişleri Bakanı Shabana Mahmood’un yasal göçmenlerin kalıcı oturum almasını zorlaştıran politikalarını büyük ölçüde sürdürmesi bekleniyor. Ancak bu politikalar İşçi Partisi içindeki bazı milletvekillerinin ve ilerici seçmenlerin tepkisini çekiyor.
5 - Artan sosyal güvenlik ve emeklilik giderleri
İngiltere’nin sosyal güvenlik harcamaları yükseliyor. Bunun nedenlerinden biri, ruh sağlığı sorunları yaşayan çalışma çağındaki kişilerin yaptığı sosyal yardım başvurularındaki artış.
Sosyal güvenlik bütçesinin yarısından fazlası ise devlet emekli maaşları ve emeklilere yönelik diğer desteklerden oluşuyor.
Yaşlanan nüfusun yanı sıra emekli maaşlarının ücret artışı, enflasyon veya yüzde 2,5 oranından hangisi daha yüksekse ona göre artırılmasını güvence altına alan “üçlü kilit” sistemi de kamu harcamalarını yükseltiyor.
Bu giderlerin kontrol altına alınması, Burnham’ın sosyal konut inşası gibi politikaları için kaynak yaratabilir. Ancak Starmer’ın sosyal yardımları sınırlandırma girişimi İşçi Partili milletvekillerinin isyanına yol açmış ve hükümeti geri adım atmaya zorlamıştı.
Burnham’ın hem artan sosyal harcamaları yönetmesi hem de partisinin sosyal politika vaatlerini koruması gerekecek.
Yeni başbakan Andy Burnham hakkında
Liverpool yakınlarındaki Aintree'de 7 Ocak 1970'te doğan Andrew (Andy) Murray Burnham, ilk ve orta eğitimini Katolik okullarında aldıktan sonra Cambridge Üniversitesi'nden mezun oldu.
Katolik sosyal öğretilerinin siyasi anlayışının temelini oluşturduğunu anlatan ancak dindar olmadığını söyleyen Burnham, 1991-1994 yıllarında ulaştırma, ticaret ve gemi taşımacılığı üzerine yayımlar yapan dergilerde gazetecilik yaptı.
İşçi Partisi'ne 15 yaşında katıldı. Kültür, Medya ve Spor Bakanı Chris Smith'in 3 yıl danışmanlığını yaptıktan sonra 2001'de milletvekili seçildi.
Tony Blair ve Gordon Brown hükümetlerinde Sağlık, Hazine, Kültür ve İçişleri Bakanlıklarında çeşitli Devlet Bakanlığı pozisyonlarında bulundu. 2010'dan sonraki muhalefet yıllarında ise Gölge Eğitim, İçişleri ve Sağlık Bakanlığı görevlerini yaptı.
İki kere İşçi Partisi liderliği için yarışıp kaybetti. 2017'de Manchester Belediye Başkanı seçildi.
Manchester Belediye Başkanlığında attığı adımlar ve yerel yönetimlerin bütçeleri ve yetkileriyle ilgili yürüttüğü mücadeleler nedeniyle "Kuzey'in Kralı" ünvanını aldı.
İşçi Partisi, 2024'te tek başına iktidar olurken Keir Starmer da başbakan oldu ancak bir yılın sonunda Starmer'a olan destek azalmaya başladı. Burnham'ın adı ise yeni lider olarak öne çıktı.
Jeffrey Epstein'in yakın arkadaşı Peter Mandelson'u bu bağlantılar bilinmesine rağmen Washington Büyükelçisi olarak ataması, partinin mayıstaki İngiltere, Galler ve İskoçya'da yapılan yerel ve ulusal parlamento seçimlerinde ağır yenilgi alması ve ekonomi politikaları nedeniyle Starmer'ın istifa etmesini isteyenlerin sayısı çoğaldı.
Starmer, şubattaki bir ara seçimde milletvekili olma ihtimali bulunan Burnham'ın adaylığını engelleyerek olası bir liderlik yarışının önüne geçti ancak parti kurulları, hazirandaki Makerfield ara seçiminde Burnham'ın aday olmasını sağladı.
Burnham'ın 18 Haziran'da milletvekili seçilmesinin ardından partinin başına geçmek için önünde tek engel olan Starmer, 4 gün sonra istifa ettiğini ve liderlik yarışını başlatma kararı verdiğini açıkladı.
İşçi Partisi, 17 Temmuz'da yapılan seçime tek aday olarak giren Burnham'ın yeni parti lideri olduğunu duyurdu. Bu açıklamanın ardından Starmer, bugün görevinden istifa ettiğini Kral 3. Charles'a iletti.
(HA)