İmralı Sekreteryası Atabey: Savaş lobisi ısrarla Kürtleri savaş içinde tutmak istiyor
İmralı Sekretaryası Ergin Atabey, Yeni Yaşam gazetesi için İmralı’dan bir yazı kaleme aldı. Atabey yazısında, “Masa denklemi önemlidir. Elbette masa denkleminde yem olmamak da işin diğer yönüdür” dedi.
SİLAH YAKMA TÖRENİNİN BİRİNCİ YILI
Prof. Janroj Yılmaz Keleş: Sözün yerini artık hukukun alması gerekiyor
Atabey’in yazısında öne çıkan başlıklar şöyle:
“Mesele güven-güvenmeme meselesi değildir”
“Özel savaşın psikolojik savaş oyunu olsa da önemli ve değerli olan Rêber Apo’nun çözüm ilkesi ile cevap vermesidir, hazırlıklı olmasıdır. Bu bir mücadele olduğuna göre mücadele faz değiştiriliyorsa ona göre cevabın olması gerekiyor. Diğeri savaş lobisinin sürgit tuzağında kalmaktır. Norm dışı veya savaş lobisi şöyle bir oyun kurmuş: Meseleyi güvenme-güvenmeme, kabul etme ve reddetme denklemine sıkıştırmıştır. Bu denklem içinde kalındığı sürece onların oyun sahasında tuzağa düşürülmüş olur ve kışır döngü devam eder. Dikkat edilirse son 30 yıllık süreç hep böyle geçmiştir. Rêber Apo’nun yaptığı bu denklemi kırmaktır. Mesele güvenme-güvenmeme, kabul edip reddetme meselesi değildir. Bilinmelidir bu denklem tuzaktır.”
“Tarihi bir kırılma ve hamledir”
Diyarbakır’da yüzlerce kişi anadili hakkı için yürüdü: Anayasal adım atılsın
“Rêber Apo geliştirdiği hamleyle meseleyi norm dışının denkleminden çıkartıp masa denklemindeki mücadeleye çekti. Kim ne derse desin bu tarihi bir kırılma ve hamledir. Anlaşılması gereken norm dışının denkleminin kırılması ve masa denklemindeki mücadeledir. Anlaşılmayan bu masa denklemi mücadelesidir. Mücadelenin masa denkleminde yürütülmesi yine özgür ve özgür irade ile mücadelenin devam edeceğidir. Devletle ilişki ve çelişkinin travmatik ve paradoksal düzlemden çıkartılıp ideolojik-politik mücadele ilişki ve çelişki denklemi düzlemine alınmasıdır. Dikkat edilirse bu düzlemde ilişki ve çelişki karakteri yeni biçime çekilmek istenmektedir. Bu düzlemde demokratik toplum/ulusun tüm boyutlarıyla mücadelesi ve inşası devam edecektir.”
"Çözüm gelişse de çelişki sürecektir”
“Bilinmelidir ki Kürtler üzerinde büyük oyunlar oynanıyor. Bu oyunların odağında inkarcı zihniyetin Kürtleri tamamen çökertmesi yatıyor. Masa denklemi her şeyin çözüldüğü anlamına gelmiyor. Öte yandan demokratik cumhuriyet ve demokratik entegrasyon çözümü gelişse de komün ve devlet ilişkisi ve çelişkisi sürecektir. Bir tarafta norm devleti esas alıp norm dışını etkisizleştirmeye çalışırken, öte yandan da komün-devlet ilişkisi ve çelişkisi temelinde mücadeleyi esas almaktadır. Dikkat edilirse bu çizgide ileri bir hamle var. Bu hamlenin özü mücadeleyi devlet içine taşımasıdır. Devlet içi mücadele sosyalistlerin ihmal ettiği bir mücadeledir. Devlet sınıfa karşı sınıf anlayışıyla homojen, tek devlet olarak görüldüğü için mücadele hep devlet dışını esas almıştır.”
“Kürtler tahrik ediliyor”
“Toplumsal gerçeklik devlete yansır. Bu da devlet içindeki kümelenmelere yol açar. Bu gerçekliği görmeyip mücadeleyi devlet içine taşımamak, özünde savaş lobisinin tuzağına düşmek olur. Dikkat edilirse, norm dışı/savaş lobisi devletin asıl sahibinin kendisi olduğunu iddia edip öyle savaşı geliştiriyor. Oysa durum tersidir. Bu gerçekliği görmemek sürgit savaş lobisinin istediği düzlemde kalmaktır. Zaten savaş lobisi bunu istemektedir. Israrla Kürtleri savaş içinde tutmak istemektedir. Bunun için her şey yapılıyor, psikolojik savaşla Kürtler tahrik ediliyor. Bu tahrike kapılıp ‘olmuyor’ demek kurulan tuzağa düşmektir. Rêber Apo’nun stratejik kişiliğiyle yaptığı bu tuzağa düşmemektir. İnşa ettiği Kürt aklıyla mücadeleyi devlet içine taşıyan hamleleri geliştirmektir.”
"Sadece mücadeleye odaklanmak tek yönlülük olur"
"Bu açıdan masa denkleminde devletle ilişki ve çelişki düzlemi büyük bir fırsat ve imkandır. Bilinmelidir ki bu düzleme kendiliğinden ve birilerinin icazetiyle geçilmemiştir. Yarım yüzyıllık bir tarihi direnç gerçekliği vardır. Kimse getirip sunmamıştır. Başkalarının bu düzlemi anlamama lüksü olabilir. Ama bu düzlemin oluşmasında ve ona geçilmesinde emeği, bedeli olanın anlamama lüksü yoktur. Masa denklemi bu açıdan önemlidir. Elbette masa denkleminde yem olmamak da işin diğer yönüdür. Bunun için komün-devlet ilişkisinin ve çelişkisinin anlaşılması ve yaratıcı-politika geliştirilmelidir. Kürdün özgür varlık olarak yaşaması buna bağlıdır. Bu açıdan ilişki-çelişki ve mücadele diyalektikliğinin bütünlüğünü anlamak önem kazanıyor. Sadece ilişkiye, sadece çelişkiye veya sadece mücadeleye odaklanmak tek yönlülük olur. Üçü iç içedir. Eğer inşacı bu diyalektiği zihniyet, kişilik, yaşam ve pratik haline getirirse sorumluluğunu yerine getirmiş olur.
(FY)