"İklim adaleti, çocuk katılımı olmadan tamamlanamaz"
Çocuk Kültürü Derneği, COP31’e doğru hazırladığı sosyal medya paylaşımlarıyla iklim krizinin çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Dernek tarafından paylaşılan bilgi notlarında, iklim krizinin yalnızca çevresel bir mesele olmadığı; çocukların sağlığını, eğitimini, temiz suya erişimini, oyun hakkını, okul yolunu ve günlük yaşam güvenliğini doğrudan etkileyen bir hak meselesi olduğu ifade edildi.
“İklim krizi, aynı zamanda bir çocuk hakları krizidir”
Çocuklar bugünün hak sahibi bireyleri
Paylaşımlarda, COP31’in Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı’nın 31. buluşması olduğuna dikkat çekildi. Ülkelerin bu süreçte emisyon azaltımı, uyum, iklim finansmanı ve kayıp-zarar gibi başlıkları ele aldığı hatırlatıldı.
Dernek, küresel iklim kararlarının yalnızca devletler düzeyinde kalmadığını; kentleri, hizmetleri, kamusal alanları ve çocukların geleceğini doğrudan etkilediğini vurguladı.
Çocuk Kültürü Derneği, iklim krizinden en fazla etkilenen gruplardan birinin çocuklar olduğuna işaret etti. Dernek, çocukların yalnızca “geleceğin temsilcileri” olarak değil, bugünün hak sahibi bireyleri olarak görülmesi gerektiğini belirtti.
Bu nedenle çocukların yaşadıkları şehir, çevre ve gelecekleriyle ilgili kararlarda söz sahibi olmasının önemine dikkat çekildi.
Kurşun, yoksulluk ve çocukluk: Sessiz şiddetin raporu
Yerel yönetimlere çocuk odaklı iklim politikası çağrısı
Paylaşımlarda yerel yönetimlerin sorumluluğuna da vurgu yapıldı. Belediyelerin çocuk odaklı iklim eylem planları hazırlaması, güvenli, gölgeli ve yeşil kamusal alanları artırması, afet ve sıcak hava risklerine karşı çocuklar için özel önlemler geliştirmesi gerektiği ifade edildi.
Dernek ayrıca, çocukların görüşlerinin karar süreçlerine dahil edilmesinin iklim politikalarının daha adil, kapsayıcı ve etkili hale gelmesi açısından önemli olduğunu belirtti.
Dernek, COP31 süreci öncesinde yaptığı paylaşımlarda şu mesajı öne çıkardı:
İklim adaleti, çocukların katılımı olmadan tamamlanamaz.
(NÖ)