İKTİDAR KURULDAN KARAR ÇIKARDI
Heybeliada Sanatoryumu tekrar Diyanet'e dönüyor, Adalar Belediyesi dava açacak
İktidar İdare Mahkemesi'nden dönen 2018'deki Heybeliada Sanatoryumu'nu Diyanete tahsis kararını yeniden ıstıyor.
Adalar Belediyesi’nin verdiği bilgiye göre, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 6 Mayıs toplantısında sanatoryum arazisinin Diyanet’e tahsisi doğrultusunda olumlu görüş bildirdi; belediye temsilcisi toplantıda karşı oy kullansa da kuruldaki iktidar odakları oy çokluğuyla olumlu karar çıkardı.
Adalar Belediyesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Yılmaz, DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada “Devir süreci başlamış durumda. Yakında devredilir” dedi.
1924’te verem hastalarının tedavisi için Türkiye’nin ilk sanatoryumu olarak açılan Heybeliada Sanatoryumu’nun Diyanet İşleri Başkanlığı’na yeniden tahsisi süreci de başlatıldı.
“Plan yokken kamu arazisi devredilemez”
Adalar Belediyesi, kararı yeniden yargıya taşıyacağını açıkladı. Hüseyin Yılmaz, Adalar ilçesinin imar planlarının henüz kesinleşmediğini belirterek, “İmar planlarında lejant daha belli olmadan bu tür devri teknik açıdan uygun görmüyoruz. Bir kamu arazisinin planlar olmadan devredilmesine karşı dava açacağız” dedi.
Lejant şehirclikte bir planın başlıca ögelerinin birirlerinden ayrıldığı anahtar belirlemelere deniyor. Sanatoryum arazisinin imar planında hangi kamusal işleve ayrılacağı —örneğin sağlık tesisi mi, eğitim alanı mı, dini tesis alanı mı, kültürel miras/koruma alanı mı— henüz kesinleşmeden Diyanet’e tahsisi hukuksal açıdan ve şehircilik ilkeleri bakımından sorunlu görülüyor.
Belediye, sanatoryumun pandemi gibi olağanüstü sağlık ihtiyaçlarında ya da sağlık turizmi amacıyla kullanılmak üzere Sağlık Bakanlığı’na tahsis edilmesini istiyor.
Sağlıkçılar: “Burası sanatoryum, sağlık için kullanılmalı”
İktidarın Sanatoryumun diyanete tahsisi ısrarına karşı çıkışın merkezinde sağlık hakkı yer alıyor. Sanatoryum, 2005’te kapatılana kadar Sağlık Bakanlığı bünyesinde hizmet vermişti. Kapatılırken, hastalar ve personel Süreyyapaşa Göğüs Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi’ne nakledildi.
DOÇ. DR. FATİH ARTVİNLİ ANLATTI
"Heybeliada Sanatoryumu ölüme terk edildi"
2018’de arazi Milli Emlak tarafından Diyanet’e tahsis edilirken kullanım amacı, “din görevlilerine mesleki bilgi verilmesi, geliştirilmesi, Kur’an eğitimi ve gençlik faaliyetlerinin karşılanması” olarak belirtilmişti.
Heybeliada Sanatoryumu’nun Diyanet’e tahsisi mahkeme kararıyla iptal
DW Türkçe’nin sorularını yanıtlayan İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Osman Kırış, itirazın Diyanet’le sınırlı olmadığını, alanın sağlık dışı herhangi bir kuruma devrine karşı olduklarını söyledi: “Diyanet özelinde değil, Diyanet’e veya Turizm Bakanlığı’na veya Maliye Bakanlığı’na, neresi olursa olsun devredilmesine karşı çıkıyoruz. Bu bir sanatoryum, yıllarca sağlık kuruluşu olarak hizmet vermiş, yine sağlıkla ilgili bir alanda değerlendirilmesi daha doğru olur.”
Kırış, konuyu kurullarında değerlendirip hukuki olarak karşı çıkacaklarını da bildirdi.
Dünya Mirası Adalar: “Sağlık ve hafıza mirası”
Tepki yalnızca sağlık meslek örgütleriyle sınırlı kalmıyor. Dünya Mirası Adalar Derneği’nden Derya Tolgay, sanatoryum arazisinin “çok özel bir mikroklima” olduğunu, temiz havası, nem dengesi ve oksijen yoğunluğunun bilimsel kayıtlara geçtiğini söyledi. Tolgay, “Heybeliada Sanatoryumu’nu yalnızca Türkiye değil, dünya ölçeğinde de önemli bir kıymet, sağlık ve hafıza mirası olarak görüyoruz. Böylesi bir kamusal mirasın yalnızca belli bir kullanım alanına tahsis edilmesini doğru bulmuyoruz” dedi.
İtiraz yalnızca bir “mülkiyet tahsisi” tartışmasndan ibaret değil. Sanatoryum, hem erken Cumhuriyet dönemi sağlık tarihininin ilk kurumlarından biri, hem de Adalar’ın doğal ve kültürel belleğinin bir bileşeni olarak savunuluyor.
Adalılar, kıyı işgallerine ve Diyanet tehdidine karşı eylemde
Azınlık hakları boyutu: Adalar hafızası tartışmanın içinde
İlk tepkiler arasında henüz yer almamakla birlikte konunun azınlık hakları ve çoğulcu kent hafızası bağlamıyla da ilgili bir boyutu var. Heybeliada, tarihsel olarak Rum Ortodoks varlığı, Ruhban Okulu, manastırlar, kiliseler ve Adalar’ın çok kültürlü dokusuyla anılan bir yer. Bu nedenle kamusal ve tarihsel değeri olan bir alanın Diyanet’e tahsisi, yalnızca sağlık hakkı değil, Adalar’ın çok inançlı ve çok kültürlü mirasının nasıl yönetileceği sorusunu da gündeme getiriyor.
Ancak bu bağlantı, bugünkü açıklamalarda doğrudan “azınlık hakkı” bağlamında değil, daha çok hafıza mirası, kamusal miras, doğal sit, kültür varlığı ve sağlık hakkı kavramlarıyla kuruluyor. Sanatoryumun bulunduğu alanın 1. derece doğal sit ve 2. derece korunması gereken kültür varlığı statüsünde olması da bu itirazı güçlendiriyor.
Geçmişte mahkeme iptal etmişti
Sanatoryum arazisi ilk olarak 2018’de Diyanet İşleri Başkanlığı’na tahsis edildi. Bu karara karşı İstanbul Tabip Odası, TMMOB Şehir Plancıları Odası, TMMOB Mimarlar Odası, İstanbul Barosu ve Türk Toraks Derneği ortak dava açtı. İstanbul 14. İdare Mahkemesi, 2022’de verdiği kararla tahsisi iptal etti; kararın gerekçelerinden biri, gerekli kurum görüşlerinin eksikliği ve alanın koruma statüsüydü. Bölge İdare Mahkemesi’nin onamasıyla iptal kararı daha sonra kesinleşti.
Diyanet, pandemi döneminde gelen tepkiler üzerine, Heybeliada’ya yeniden pandemi hastanesi yapılması planlanırsa araziyi iade etmeye hazır olduğunu açıklamıştı. Ancak DW Türkçe’nin aktardığına göre bu yönde bir sağlık projesi hayata geçirilmedi; tahsis süreci yeniden başlatıldı ve son kurul görüşüyle devir aşamasına geldi.
(AEK)