TAHLİYESİ ÜÇÜNCÜ KEZ ERTELENDİ
Hasta mahpus Mehmet Sait Yıldırım kalp krizi geçirdi
İzmir Kırıklar 1 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 31 yıllık hasta mahpus Mehmet Sait Yıldırım (75), avukatlarının aktardığına göre dün (24 Ağustos) Cezaevi İdare ve Gözlem Kurulu görüşmesinin ardından kalp krizi geçirdi. Hastaneye kaldırılan Yıldırım’a bugün anjiyo yapıldı ve kalbine iki stent takıldı.
Yıldırım’ın avukatları Aryen Turan ve Ali İhsan Güven, bugün saat 16.40 sıralarında İzmir Şehir Hastanesi Koroner Yoğun Bakım Servisi’nde Yıldırım’la yaklaşık beş dakika görüştü.
Avukat Ali İhsan Güven’in bianet’e verdiği bilgiye göre Yıldırım, 24 Ağustos’ta saat 10.00 sıralarında İdare ve Gözlem Kurulu karşısına çıktı. Görüşmenin gergin geçtiğini belirten Güven, Yıldırım’a önceki kurul görüşmelerinde olduğu gibi yeniden “pişmanlık dayatmasında” bulunulduğunu ve tartışma yaşandığını aktardı. Yıldırım’ın odasına döndükten sonra kalp krizi geçirdiğini, oda arkadaşı Rohat Caruş’un cezaevi görevlilerine haber vermesi üzerine hastaneye sevk edildiğini söyledi.
Her infaz yakma, Mehmet Sait Yıldırım'ın hem özgürlüğünden hem sağlığından çalıyor
“Ciddi bir hayati tehlike atlattı”
Güven’in aktardığına göre Yıldırım önce Buca’daki bir hastaneye götürüldü, burada mahpus koğuşu bulunmadığı için İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Bugün saat 11.00 sıralarında anjiyo yapılan Yıldırım’ın kalbine iki stent takıldı. Kalbe giden ana damarlardan birinin tıkandığını ve Yıldırım’ın ciddi bir hayati tehlike atlattığını belirten Güven, sağlık durumunun şu an iyi olduğunu ve kendilerine yarın taburcu edilebileceğinin söylendiğini aktardı.
Güven, kurul görüşmesi sırasında Yıldırım’ın şu ifadeleri kullandığını belirtti:
Bana DGM idam vermişti. İdamdan müebbet hapis cezasına çevrildi. Siz kurul olarak DGM’nin verdiği idam cezasını infaz etmek istiyorsunuz. Mert olun, sabah buraya bir darağacı yapın, idam edin.
Yıldırım’ın hastaneye yatırılması sırasında jandarma komutanının “güvenlik” gerekçesiyle kendisini yatağa kelepçelemek istediğini belirten Güven, bunun üzerine tartışma yaşandığını ve Yıldırım’ın bu durumdan oldukça rahatsız olduğunu söyledi. Avukatı, Yıldırım’ın şu anda kelepçeli olmadığını da belirtti.
Tahliyesi üç ay daha ertelendi
Avukat Güven, cezaevi yetkililerinin Yıldırım’ın tahliyesinin üç ay daha ertelendiğini kendilerine bildirdiğini aktardı.
İnfaz ertelemeye gerekçe: Tek kaldığı hücrede örgütsel hareket ediyor
Ayşegül Doğan’ın soru önergesi ve başvurusu
DEM Parti Şırnak Milletvekili ve Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, bugünkü değerlendirme öncesinde, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na 28 Temmuz’da yazılı soru önergesi sunmuştu.
Doğan ayrıca TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na başvurarak Yıldırım’ın sağlık durumu ile infaz sürecinin yaşam hakkı ve sağlık hakkı bakımından incelenmesini istemişti.
Koşullu salıverilme tarihinin üzerinden aylar geçerken, Doğan’ın başvurularında yer verdiği sağlık raporlarına göre Yıldırım’ın sağlık durumu da infaz süresi uzadıkça kötüleşti.
Doğan, başvurularında kalp hastalığı, hipertansiyon, KOAH, damar sertliği, boyun fıtığı ve akciğer rahatsızlıkları bulunan Yıldırım’ın günlük yaşamını sürdürmekte güçlük çektiğini, konuşmasının zorlaştığını ve cezaevi koşullarında düzenli tedaviye erişemediğini belirtti.
30 yıllık mahpusların tahliyelerine engel: İdare Gözlem Kurulu kararı AYM'ye taşınıyor
Temmuz başında hastaneye sevk edilmişti
Doğan’ın başvurusunda yer alan bilgilere göre, Yıldırım’ın sağlık sorunları bununla da sınırlı değildi. Temmuz başında sağ gözünde kan pıhtısı oluşan Yıldırım’ın acilen hastaneye sevk edildiği, ancak sevk sırasında kelepçeli muayene dayatıldığı; aradan haftalar geçmesine karşın görme sorunlarının sürdüğü ve kontrollerinin yapılmadığı belirtildi. Vücudunda oluşan yaralara ilişkin tanı ve tedavi sürecinin de geciktiği aktarıldı.
Doğan, TBMM’ye sunduğu soru önergesinde Yıldırım’ın sağlık durumunun yanı sıra Cezaevi İdare ve Gözlem Kurullarının uygulamalarını da gündeme taşıdı. Önergede, tahliyenin yeniden değerlendirilip değerlendirilmeyeceğini, hastane sevkinde yaşandığı belirtilen uygulamalar hakkında soruşturma açılıp açılmadığını, son yıllarda “iyi hâl” gerekçesiyle tahliyesi ertelenen kaç mahpus bulunduğunu, bunlardan kaçının ağır hasta olduğunu ve mevcut uygulamaların gözden geçirilip geçirilmeyeceğini sordu.
Doğan, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu’na yaptığı başvuruda ise Yıldırım’ın sağlık durumunun yerinde incelenmesini, cezaevinde kalmasının tıbben mümkün olup olmadığının yeniden değerlendirilmesini, tedavisindeki gecikmelerin araştırılmasını ve sağlık hizmetlerine kesintisiz erişimin sağlanmasını istedi.
'Gölge mahkeme'lere dönüşen İdare ve Gözlem Kurulları: "Barışın gerçek sınavı tam burada veriliyor"
Mehmet Sait Yıldırım kimdir?
Mehmet Sait Yıldırım, 1995’te Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından müebbet hapis cezasına mahkûm edildi. Otuz yılı aşkın süredir cezaevinde.
2013-2015 çözüm sürecinde, Abdullah Öcalan’ın talebi üzerine oluşturulan ve kamuoyunda “İmralı sekreteryası” olarak bilinen beş kişilik mahpus grubunda yer aldı. Sağlık sorunları nedeniyle İmralı’da yalnızca dokuz gün kaldıktan sonra başka bir cezaevine sevk edildi. Daha sonra yaşadıklarını İmralı’da Dokuz Gün adlı kitabında anlattı.
Kalp ve damar hastalıkları, KOAH, hipertansiyon ve diğer kronik rahatsızlıkları nedeniyle ağır hasta mahpuslar arasında gösterilen Yıldırım’ın dosyası, koşullu salıverilmesinin birden fazla kez ertelenmesi nedeniyle İdare ve Gözlem Kurullarının “iyi hâl” uygulamalarına ilişkin tartışmaların öne çıkan örneklerinden biri hâline geldi.
(VC)