Liseye Geçiş Sınavı’nda (LGS) ortaya atılan şaibe iddialarını protesto etmek için Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylem yapan Halkevleri hakkında soruşturma başlatıldı.
Eylem sırasında konuşma yapan Halkevleri Genel Başkanı Nebiye Merttürk ile Genel Yönetim Kurulu üyesi Berna Demirdaş, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “kamu görevlisine hakaret” suçlamaları kapsamında ifadeye çağrıldı.
“İfade özgürlüğü ihlali” vurgusu
İfadelerinde Halkevleri’nin uzun yıllardır eğitim hakkı mücadelesi yürüttüğünü belirten Merttürk ve Demirdaş, eğitim sistemindeki sorunları kamuoyunun gündemine taşıdıklarını ve çocuklarla çeşitli etkinlikler düzenlediklerini vurguladı. İki isim, haklarında yöneltilen suçlamalara dayanak gösterilen ifadelerin açık biçimde belirtilmediğine dikkat çekerek, başlatılan soruşturmanın ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini savundu.

Okul öncesi eğitimde bir öğün ücretsiz yemeğine Danıştay'dan ret
Halkevleri Hukuk Dairesi’nden tepki
Halkevleri Hukuk Dairesi adına açıklama yapan Avukat Zeynep Kurt da soruşturmaya tepki gösterdi. Kurt, söz konusu açıklamanın Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in kamuoyunca bilinen özgeçmişi ile LGS’ye ilişkin tartışmalara dair çeşitli sorulardan oluştuğunu belirtti. Buna rağmen, Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim politikalarına yönelik eleştirilerin ve soruların “hakaret” ile “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçu kapsamında değerlendirildiğini ifade etti.
“Siyasi figürler eleştiriye katlanmak zorundadır”
Kurt, siyasi figürlerin ağır eleştirilere katlanmakla yükümlü olduğunu hatırlatarak, burada Bakan Yusuf Tekin’in konumu ve eğitim politikalarına ilişkin yöneltilen soruların dahi hakaret sayıldığını söyledi.
Ceza hukuku açısından bunun bir karşılığının bulunmadığını belirten Kurt, ayrıca hangi sözlerin hangi suç kapsamına girdiğinin de açıkça ortaya konulmadığını kaydetti. Polis tutanağında yer alan ifadelerin tamamının “kopyala-yapıştır” bir anlayışla suç unsuru gibi gösterildiğini söyledi.

Yusuf Tekin, “Laiklik bildirisine" dava açtı: Kim gerici, kim yobaz göreceğiz
“Eğitim hakkı mücadelesi sürecek”
Açıklamanın sonunda, Halkevleri yöneticilerinin sözlerinde ne “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” ne de “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçunun unsurlarının bulunduğu ifade edildi. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i ve Bakanlığın eğitim politikalarını eleştirmenin, tartışmalı konular hakkında soru sormanın, eşit, parasız ve bilimsel eğitimi savunmanın suç değil anayasal hak olduğu vurgulandı.
Halkevleri, hukuki dayanağı olmadığını belirttiği bu tür soruşturmaları kabul etmediklerini ve eğitim hakkı mücadelesini sürdürmeye devam edeceklerini açıkladı.

"1 milyon 470 bin çocuk örgün eğitim dışında"
Ne olmuştu?
15 Haziran’da yapılan LGS’de, sınav esnasında kitapçıkların velilerin bulunduğu WhatsApp gruplarına PDF formatında atılması ile şaibe iddiaları gündeme gelmişti. Sonuçların açıklanmasından sonra geçtiğimiz yıllara göre daha zor bir sınavda 719 kişinin birinci olması, Bursa’da bulunan bir imam hatip ortaokulu, okullarında eğitim göre 39 kişinin birinci olmasını duyurması üzerine iddialar tekrar gündem olmuştu.
MEB’in konuyla ilgili 29 kişi hakkında soruşturma başlatması ve bilişim görevlisinin görevden alınmasına rağmen Yusuf Tekin iddiaları reddetmiş ve gazetecilere yaptığı açıklamada “Gerizekalıya anlatıyor gibi anlatıyorum” demesi tepki çekmişti.

Öğretmenleri güçlendiren ekosistem: Eğitimde kalıcı başarının anahtarı
Halkevleri de bu gelişmeler üzerine 22 Temmuz 2025’te Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylem yaptı. Eylemde konuşma yapan Halkevleri Genel Başkanı Nebiye Merttürk şu ifadelere yer vermişti:
4 Haziran 2023’te bakanlığa atanan Yusuf Tekin, daha öncesinde de eğitimin gericileştirilmesine dair atılan adımlarda aynı bakanlıkta müsteşardı.
Kendisi bakan olmadan önce Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’ne rektör oldu. Nasıl mı? Tekin’in akademisyenliğe döndüğü vakit rektörlük için ‘en az üç yıl profesörlük yapma’ şartı vardı. 13 Eylül 2018’de, cumhurbaşkanı kararnamesiyle bu şart kaldırıldı. Rektörlüğünün denklemini baştan yazdı.
Laiklik düşmanı bir bakan olarak yaptığı her açıklamada ondan beklenecek şekilde laikliği hedef aldı, gerici uygulamaları savundu. Tam da bu yönde müfredat değişikliği öncesinde 17 Kasım 2023’te İsmail Ağa cemaatinden bir vakfı makamında ağırladı.
Kendisinin de bu cemaatten olduğu iddia edilen, tarikat ve cemaatlere “Biz onlara STK diyoruz” diyerek meşrulaştırmaya çalışan Yusuf Tekin’di. İsmail Ağa cemaatini bizler çoğunlukla çocuk istismarı haberlerinden tanıyoruz. Milli Eğitim Bakanı’nın yan yana durduğu kişiler işte bunlar!
LGS sınavı skandalına gelecek olursak, sicili bu denli kara bir bakan, soru kitapçıklarının sızdırılmasına 11 gün sonra yanıt veriyor. Orda da, şüpheli durumları aydınlatmak yerine kendisinden hesap soranlara hakaretler ediyor. Çünkü gerçekler açıklayamayacağı kadar rezalet durumda!
Yusuf Tekin’e göre sorular sızdırılmadı, bu mümkün değil ama WhatsApp grubu görüşmeleri ortada! Öğretmen, polis ve idari personel gibi meslek gruplarına mensup 29 kişi hakkında soruşturma başlatıldı. “Bu bir silsile” dedi bakan. Biz biliyoruz ki, bu silsilenin başında sen varsın.
Görevden bir an önce uzaklaştırılması gereken, soruşturulması gereken, istifa etmesi gereken sensin!
Çocukları düşünen; ÇEDES gibi ayrımcı ve gerici uygulamaların karşısında sokaklarda mücadele eden biz değiliz de, istismarcı tarikat ve cemaatlerle iş çeviren sensin öyle mi?
Çocukları düşünen; okullarda hijyen sağlansın, çocuklar okulda açlıktan bayılmasın diyen biz değiliz de, çocuklara bir öğün ücretsiz yemek veremeyen sensin öyle mi?
Çocukları düşünen; çocuktan işçi olmaz diyerek gelişimleri ağır işlerde çalışmaya uygun olmayan çocukların MESEM isimli katil projelerden kurtulması için mücadele eden biz değiliz de, 12 öğrencinin MESEM’lerde katledilmesine göz yuman sensin öyle mi?
Çocukları düşünen; kız çocukları eşit biçimde eğitim alsın, aile ve toplum baskısıyla büyümesin; 9 yaşında evlendirilmeye çalışılmasın diye mücadele eden bizler değiliz de, 8 yaşındaki çocuktan tahrik olan bir zihniyete çanak tutan, türbanı ilkokul seviyesine kadar indiren sensin öyle mi?
Çocukları düşünen; eşit, parasız, bilimsel ve laik eğitim için yıllardır mücadele eden bizler değiliz de sensin öyle mi?
Hadi oradan! Hadi oradan Saray’ın ve sermayenin bakanı Yusuf Tekin!
Buradan tüm kurumları ve kişileri Halkevleri’nin hazırladığı suç duyurusunu kullanarak şikayetçi olmaya, suç duyurusunda bulunma imkânı olmayanların hazırladığımız şikâyet metni ile CİMER’e başvurmaya çağırıyoruz.
(NÖ)

