3 Haziran’da İçişleri Bakanlığı'nca görevden alınarak yerine kayyım atanan Hakkâri/Colemêrg Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış, "örgüt yöneticiliği" iddiasıyla yargılandığı Hakkari 1’inci Ağır Ceza Mahkemesince 19 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Tutuklanarak yerine kayyım atanan Hakkâri/Colemêrg Belediye Eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış’a 20 Kasım 2024'te verilen ceza, itiraz üzerine görüşüldüğü Van Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi (istinaf) tarafından bozulmuş ve dosya yerel mahkemeye iade edilmişti.

Tutuklu Hakkari Belediye Eş Başkanı Akış'ın cezası istinaftan döndü, başkan bırakılmadı
İstinafın bozma gerekçeleri
Van Bölge Adliye Mahkemesi 2’nci Ceza Dairesi tüm dosya için bozma kararı vererek yerel mahkemeye geri göndermişti.
Mahkeme, Kürtçe konuşma çözümlerinin usulüne göre yapılmaması, sanıkların hangi eylemlerinin suç oluşturduğu hususunun açık ve ayrıntılı bir şekilde gerekçeli karara yazılmaması, sanıkların örgütle aralarındaki organik bağın oluşup oluşmadığının belirlenmesi sırasında eksik hüküm kurulması, iddianame ve ekleri okunmadan usulüne uygun şekilde savunma alınmayarak hüküm kurulmak suretiyle sanıkların savunma hakkının kısıtlanması ve son olarak sanıklar hakkında iletişim dinlenmesi kararının olup olmadığının belirtilmememiş olmasını bozmaya gerekçe göstermişti.
Akış 30 Nisan'daki karar duruşmasına Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Akış’ın avukatları, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Vezir Coşkun Parlak ve ailesi Hakkari Adliyesindeki duruşmada hazır bulundu.
Akış: "Gizli tanık ifadesinden başka kanıt yok"
MA'nın haberine göre, kimlik tespiti ardından savunması için söz alan Sıddık Akış, kanıt olmadan gizli tanık beyanlarıyla özgürlüğünden yoksun bırakıldığını söyledi.
“Gizli tanık benim vergi topladığımı iddia ediyor. Eğer böyle bir durum varsa neden o dönem devlet yetkililerine bildirmedi? Yıllar sonra ortaya atılan bu beyanlarla halkın iradesi gasp ediliyor. Bugün burada gizli tanık beyanları ve polis tutanaklarıyla tutuluyoruz. Somut delil olmadan, yalnızca iddialarla özgürlüğümüz gasp ediliyor”.
"Sandıkta yenemediklerini yargı eliyle susturmak istiyorlar"
Ses kayıtlarının yeniden bilirkişiye gönderilmesini isteyen Akış, “Kayıtların doğru, eksiksiz bir şekilde çevrilmesi için Mardin Artuklu Üniversitesi’ne ulaştırılması" talebinde bulunduğunu ancak bu talebinin dikkate alınmadığını söyledi.
Savunma hakkımız bir kez daha yok sayıldı ve adil yargılama ilkesi açıkça ihlal edildi. Sandıkta yenemediklerini yargı eliyle susturmak istiyorlar. Bu sadece bana değil, iradesini ortaya koyan halka yönelik bir müdahaledir. Seçmenin tercihini cezalandırmak, demokrasiye açık bir saldırıdır.”
Akış’ın savunmasının ardından avukatları, önceki duruşmada sundukları savunmalarını yineleyerek Belediye Eş Başkanı için beraat ve tahliye talebinde bulundular.
19 yıl 6 ay hapis cezası
Kararını açıklayan mahkeme heyeti, istinaf gerekçeleri arasında sayılan hususlardan özellikle kanıtlar ve kişisel sorumluluklara ilişkin olanları gidermeye yönelik herhangi bir düzeltmeye gitmeksizin Akış’a daha önce “örgüt yöneticiliği” iddiasıyla verdiği 19 yıl 6 ay hapis cezasında direndi.
Akış ile birlikte yargılanan İzzet Belge, Hıfzullah Kansu, Kadriye İlbaş, Mikail Atan, Seyhan Şahin ve Faruk Yıldız’ı da “örgüt üyeliği” iddiasıyla 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptıran mahkeme Tahir Koç, Hüsna Sağın ve Hamdiye Çiftçi Öksüzü de 6 yıl 3 ay hapisle cezalandırdı.
Adliye önünde protesto
Mahkemenin Mehmet Sıddık Akış ve diğer yargılananlara verdiği hapis cezalarında direnmesi adliye önünde Akış'ı seçenler ve DEM Parti Hakkâri/Colemêrg Milletvekili Vezir Coşkun Parlak tarafından protesto edildi. Parlak şunları dile getirdi:
“Yıllardır bu ülkede yargı siyasallaştırıldı; adalet, hukuk ve demokrasi yok sayıldı. 2009’da açılan, yıllarca rafta bekletilen bir dava 16 yıl sonra yeniden gündeme getirilerek 3 Haziran’da Hakkari Belediyesi’ne kayyum atandı ve halkın iradesi gasp edildi. İçi boş iddianameler, gizli tanık ifadeleri ve doğru tercümesi bile yapılmamış Kürtçe kayıtlarla hukuksuzluk meşrulaştırılmak istendi. Bu kumpasların kökü geçmişteki cemaat-iktidar ortaklığına, Kürt düşmanlığına dayanıyor. O gün yargıyı siyasallaştırarak Kürt halkının özgürlük ve demokratik siyaset mücadelesini tasfiye etmek isteyenler, bugün aynı aklı sürdürmeye çalışıyor. Ama başaramadılar, başaramayacaklar.”
Karar, olumsuz olmakla birlikte nihai değil, mahkeme kararına karşı temyiz yolu açık.
(AEK)

