Gözaltından sonra şimdi de sansür: Alican Uludağ’a erişim engeli
Yargı sistemine yönelik eleştirileri nedeniyle gözaltına alınan ve adli kontrolle serbest bırakılan gazeteci DW Türkçe muhabiri gazeteci Alican Uludağ’ın X hesabı ile 13 paylaşımı hakkında erişim engeli kararı çıktı.
X, 13 paylaşımın tamamını Türkiye’den görünmez kılarken hesabı henüz kapatmadı.
Karar, 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesi kapsamında “millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesine dayanıyor.
Alican Uludağ serbest bırakıldı
15 Temmuz ve siyasi sorumluluklara ilişkin paylaşımlar
İfade Özgürlüğü Derneği (İFÖD), erişim engeli kapsamındaki paylaşımlara ilişkin bilgi verdi. Derneğin aktardığına göre erişime engellenen paylaşımlar arasında Uludağ’ın, Levent Üzümcü’nün gözaltına alınmasını eleştirdiği ve 15 Temmuz darbe girişimi öncesi ile sonrasındaki siyasi ve askerî sorumluluklara ilişkin sorular yönelttiği paylaşımlar bulunuyor.
Uludağ’ın gazetecilere yönelik soruşturmalar, NATO Zirvesi öncesindeki gözaltılar ve Muhammed Kavi’nin öldürülmesine ilişkin soru işaretlerini gündeme getirdiği paylaşımları da erişime engellenenler arasında.
Ayrıca Uludağ’ın Kemal Kılıçdaroğlu’nun belediye başkanlarına yönelik operasyonlara yaklaşımını eleştirdiği, CHP’li belediyelere yönelik operasyonları sorguladığı ve İBB Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in tutukluluğuna ilişkin paylaşımı da erişime engellendi.
Yargı sistemini eleştirdiği bir X paylaşımı nedeniyle gözaltına alınan ve adli kontrol şartıyla serbest bırakılan gazeteci Alican Uludağ'ın X hesabı ile 13 ayrı paylaşımı, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması gerekçesiyle erişime engellendi.
— EngelliWeb (@engelliweb) July 23, 2026
13 paylaşımın tamamı X… pic.twitter.com/RBAbix3kL9
Gözaltı sosyal medya paylaşımına
Uludağ’ın, 21 Temmuz’da Ankara’daki evinden gözaltına alınmasına ve adli kontrolle serbest bırkaılmasına neden olan paylaşımı şöyleydi:
“Türkiye'de artık yeni bir yargı düzeni oluşturuldu. Sabah kişilere yeni operasyon yapıldığında, o kişi daha emniyet yolundayken aleyhinde hazırlanan bilgi notları aynı merkez tarafından yandaş gazetecilere servis ediliyor. Yetmiyor, polis kamerasıyla çekilen gözaltı anları dağıtılıyor. Masumiyet karinesi, lekelenmeme hakkı hiçe sayılıyor.
Kamuoyunda o kişiyle ilgili yaratılan kanaatler, algılar üzerinden bir kampanya yürütülüyor. Kişi, halkın gözünde peşinen suçlu ilan edilip resmen infaz ediliyor. Normal hukukta kural olarak tutuklama istisnayken, artık tutuklama esas, serbest bırakma istisna haline getirildi. Kimsenin hukuki güvencesi kalmadı. Oğuzhan Uğur olayında yaşadığımız tam da budur.”
(HA)