Giresun’un Görele ilçesine bağlı Karlıbel ve Tirebolu ilçesine bağlı Sekü köylerinde, AKP Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’e ait Alagöz Maden şirketinin sondaj girişimlerine karşı yöre halkının başlattığı direniş 18. gününde sürüyor.
Giresun Bulancak Piraziz Çevre ve Doğa Derneği, direnişe ilişkin dün gece (22 Nisan) sosyal medya hesaplarından yaptığı “Giresunluları salak yerine koymaktan vazgeçin!” başlıklı açıklamada, holdinglere toprakları terk etme çağrısı yaptı.
“Sevgili Giresunlular,
Görele ve Tirebolu ilçelerimizde Alagöz Maden tarafından hukuksuz sondaj çalışması devam etmektedir. Alagöz servetine servet katsın, bir holding daha da büyüsün diye toprağımız, suyumuz, tarihimiz, kültürümüz, Giresunumuz yağmalanmaktadır. Yine 1-2 Nisan tarihlerinde Merkez, Dereli, Bulancak, Piraziz ve Şebinkarahisar ilçelerimizde yaklaşık 130 bin dönüm alan maden şirketlerine ihale edilmiştir. Bu 130 bin dönüm içinde yaklaşık 38 ayrı köy, yayla yerleşimi yer alır. Bu yerler, devletin kurumu MAPEG tarafından yüzde 85’i maden sahası ilan edilen Giresun topraklarından şimdilik ihale edilen alanlardır. Bu ay şirketlere satılan 130 bin dönüm alan gibi Giresun’un yüzde 85’i istendiği zaman parça parça madencilere ihaleye çıkarılmaya hazır beklemektedir.
“Hal böyleyken kimi sosyal medya mecralarına ve çevrelere paylaşılan ‘milli servetimizi çıkarıyoruz’ söylemi doğru değildir. Çünkü bu alanların hepsinde madencilik faaliyeti özel şirketlere, holdinglere ihale edilmiştir. Ortada bir milli servet varsa o da bir avuç holdinge peşkeş çekilmektedir. Bu şirketler bu serveti yağmalayıp aynı zamanda bize çöpünü bırakmaktadır. Yoğun madencilik yapılan Güney Afrika ülkelerinin durumuna bakarak milli servetin devlete ve halka kalmadığını görebilir. Bir diğer söylem de bu alanların 7-10 yıl işletilip sonra rehabilite edildiğidir. Bunu söyleyenler, ülkemizde bir tane rehabilite edilmiş alan gösteremezler çünkü böyle bir şey mümkün değildir. Hem doğaya ve suya verilen zararın geri dönüşü mümkün değildir hem de rehabilitasyon çok maliyetli olduğu için madenden elde edilen kazanç bunu karşılayamaz. Yani durum vahimdir. Bölgemizde şu an sürmekte olan madencilik faaliyetinin Giresun’un çıkarına, Giresunluların faydasına olan hiçbir yanı yoktur.
“Maden holdinglerinin en iyi yaptığı şey bölge halkını bölmek, kafasını bulandırmak ve yalanlar yayarak bir kısmını tarafsız hale getirmektir. Giresun’da bu tutmayacaktır. Holdingler bizi salak yerine koymaktan vazgeçmeli, topraklarımızı terk etmelidir!”

Hukuki süreç
Davanın avukatı Sevda Karataş Şahin de 5 Nisan’da Evrensel Gazetesi’nde yayımlanan haberde, sahada yaşananların açık bir hukuk ihlâli olduğunu belirterek, Giresun İdare Mahkemesi’nin 24 Şubat’ta söz konusu 4. grup maden arama faaliyeti için “yürütmeyi durdurma” kararı verdiğini hatırlattı.
“İdare mahkemesinin vermiş olduğu karara uymayanlar ve buna müdahale etmeyenler suç işliyor,” diyen Şahin’in aktardığı bilgilere göre şirket, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’nden alınan yeni bir yazıya dayanarak, daha önceki “ÇED kapsam dışı/muafiyet” kararlarının karot ve numune alma işlemleri için hâlâ geçerli olduğunu iddia ediyor.
Ancak Şahin, yürütmeyi durdurma kararlarının idareyi anında bağladığına dikkat çekerek “Eğer idare bu kararı uygulamaz ya da geciktirirse, bu durum açık bir hukuka aykırılık oluşturur. Bu hâlde idare hem tazminat ödemekle yükümlü olur hem de sorumlular hakkında cezai süreçler gündeme gelir,” dedi. (TY)

