"YASAKLAR ÖLÇÜSÜZ"
Fransa: Anayasa Konseyi Macron'un 15 yaş altına sosyal medya yasağını iptal etti
Fransa Anayasa Konseyi, 14 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı Macron'un desteklediği 15 yaş altına sosyal medya yasağını Anayasa'ya aykırı buldu. Konsey, çocukların korunmasını meşru görse de yasağın tüm platformları ve çocukları ayrım yapmadan kapsamasını ifade özgürlüğüne orantısız müdahale olarak değerlendirdi. Ayrıca tüm kullanıcıları kapsayan yaş doğrulama sisteminin mahremiyet açısından yeterli güvence sağlamadığına hükmetti. Karar, yaş doğrulamasını tamamen reddetmiyor ancak daha dar kapsamlı, riskle orantılı ve temel haklara daha az müdahale eden düzenlemeler gerektiriyor. Macron, kararın ardından Başbakan Lecornu'dan anayasaya uygun yeni bir yasa hazırlanmasını istedi. Hükümet 2027 baharına kadar yeni düzenlemeyi yürürlüğe koymayı hedefliyor.
Fransa’da Anayasa Konseyi, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un desteklediği ve parlamentonun temmuzda kabul ettiği 15 yaş altına sosyal medya yasağının temel hükümlerini Anayasa’ya aykırı buldu.
Fransa 15 yaş altına sosyal medyayı yasakladı, çocuklar karşı çıktı
Konseyin 14 Ağustos’ta açıkladığı karar, çocukların sosyal medyanın sağlık ve güvenlik açısından yaratabileceği risklerden korunması gerektiğini reddetmiyor. Tersine, bu korumanın meşru bir anayasal amaç olduğunu kabul ediyor. Ancak devletin bu amaçla getirdiği sınırlamaların ifade ve iletişim özgürlüğüne uygun, gerekli ve orantılı olması gerektiğini vurguluyor.
Yasa uyarınca, 15 yaşından küçük çocukların 1 Eylül’den itibaren sosyal medya hesabı açması yasaklanacak, platformlar da mevcut çocuk hesaplarını dört ay içinde kapatmış olacaklardı. Düzenleme aynı zamanda sosyal ağlara giren kullanıcıların yaşlarını doğrulamalarını zorunlu hale getiriyordu.
"Bütün çocuklara ve bütün ağlara aynı yasak uygulanamaz"
Anayasa Konseyi’nin temel itirazlarından biri düzenlemenin kapsamının genişliği oldu.
Yasak, sosyal medya platformlarının birbirinden farklı işlevleri ve taşıdıkları riskler ile çocukların yaşları, olgunluk düzeyleri ve aile koşulları arasında ayrım yapmadan, 15 yaşın altındaki tüm kullanıcıları kapsıyordu.
Konsey, çocukların korunması adına getirilecek sınırlamanın kullanılan platformun özellikleri ve yarattığı risklerle bağlantılı olması gerektiğini belirtti. Mevcut düzenlemenin bu ayrımı yapmadığı için ifade ve iletişim özgürlüğüne yönelik müdahaleyi gereğinden fazla genişlettiğine karar verdi.
Yaş doğrulaması herkesi kapsar hale getirilmişti
Konseyin ikinci önemli itirazı yaş doğrulama sistemiyle ilgili.
15 yaş altındakilerin sosyal ağlara girmesini önlemek için getirilen sistem, yalnızca çocukların değil, sosyal medyaya erişmek isteyen tüm kullanıcıların yaşlarını kanıtlamasını gerektiriyordu.
Konsey, yasanın bu doğrulamanın hangi yöntemlerle yapılacağını, hangi kişisel verilerin işleneceğini ve bu verilerin nasıl korunacağını yeterli açıklıkta düzenlemediğine hükmetti. Bu nedenle sistemin özel hayatın gizliliği bakımından yeterli hukuki güvence sağlamadığı sonucuna vardı.
Haklar kadar sorumluluklar da var
Karar tartışmayı “çocukların özgürlüğü mü, güvenliği mi?” ikiliğinin ötesine taşıdı.
Çocukların ifade ve bilgiye erişim hakkının yanında devletin onları şiddet, cinsel içerik, siber zorbalık, bağımlılık yaratıcı tasarım ve diğer çevrim içi zararlardan koruma yükümlülüğü var.
Anne ve babalar da çocukların yaşlarına ve gelişimlerine uygun biçimde dijital yaşamlarına rehberlik etmekten sorumlu. Buna karşılık, sosyal medya platformlarının da çocukları hedef alan veya onların kırılganlıklarından yararlanan sistemleri güvenli kılma yükümlülüğü var.
Avrupa Birliği’nin Dijital Hizmetler Yasası (DSA) da sorumluluğu yalnızca çocuklara ve ailelere bırakmıyor. Çocukların erişebildiği platformların onların fiziksel ve ruhsal esenliğini, mahremiyetini ve güvenliğini yüksek düzeyde korumalarını şart koşuyor. Avrupa Komisyonu’nun çocukların korunmasına ilişkin kılavuzu da daha güvenli hesaplar, bağımlılık yaratıcı tasarımların azaltılması, istenmeyen temasların engellenmesi ve riskli içeriklerin sınırlandırılması gibi önlemleri platformlardan varsayılan olarak bekliyor.
Bu yaklaşım, sorunun “çocuğu sosyal medyadan çıkararak” çözülmesi yerine, çocuğun girdiği dijital ortamın da güvenli hale getirilmesini gerektiriyor.
Yaş kontrolü yasaklanmadı
Anayasa Konseyi’nin kararı yaş doğrulamasını da bütünüyle reddetmedi.
Avrupa Birliği de yaşla uyumlu olmayan içeriklere erişimi engellemek için yaş doğrulamasını kabul ediyor. Ancak yöntemlerin doğru, güvenilir, müdahalecilikten ve ayrımcılıktan uzak olması; kullanıcının gereğinden fazla kişisel veri paylaşmasına yol açmaması gerekiyor. Avrupa Komisyonu bu amaçla kişinin kesin yaşını veya kimliğini açıklamadan yalnızca gerekli yaş eşiğinin üzerinde olduğunu kanıtlayabileceği mahremiyet koruyucu sistemler geliştiriyor.
Konsey'in kararı bu nitelikleri dolayısıyla “çocuklara sosyal medyada sınırsız özgürlük tanınması" anlamına gelmiyor. Konsey, devletin çocukları koruyabileceğini, ancak bunu daha dar, riskle bağlantılı ve temel haklara daha az müdahale eden araçlarla yapması gerektiğini söylüyor.
Macron yeni yasa istedi
Élysée, kararın ardından geri adım atmadı. Macron, Başbakan Sébastien Lecornu’den anayasa ve Avrupa hukuku bakımından daha sağlam yeni bir düzenleme hazırlanmasını istedi.
Hükümet yeni yasanın 2027 baharına kadar yürürlüğe girmesini hedefliyor.
Fransa’daki tartışma Anayasa Konseyi'nin kararının ardından sosyal medyada yaş sınırı uygulanıp uygulanmamasının ötesine, çocukların korunması ve ifade özgürlüğü, mahremiyet ve aile sorumluluğu arasındaki anayasal dengenin nasıl kurulacağı noktasına taşındı.
(AEK)