Türkiye Otizm Meclisi, "2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü" nedeniyle yaptığı açıklamada Otizm Eylem Planı’nın hâlâ hayata geçirilmediğine dikkat çekerek, “Sorun bilinmiyor değil; çözüm uygulanmıyor” dedi.
Yapılan açıklamada, otizmin artık toplumsal olarak bilinmeyen bir durum olmadığı, ancak farkındalığın tek başına bir karşılık üretmediği vurgulandı.

Otizmli Uğur Yıldırım'ın öldüğü bakım merkezinde 100'den fazla ihmal ve istismar
Eylem planı neden hayata geçirilmiyor?
Otistiklerin hâlâ eğitime erişimde güçlük yaşadığı, sağlık hizmetlerinde randevu ve süreklilik sorunlarıyla karşılaştığı, yetişkinlik döneminde sistemin dışına itildiği ve kriz anlarında başvurabilecekleri etkili bir mekanizma bulamadığı ifade edildi.
Ayrıca acil durumlar için yatılı sağlık birimlerinin bulunmadığı, istihdam süreçlerine katılımın sağlanmadığı ve bakım evlerinin durumunun da ciddi bir sorun alanı olmaya devam ettiği kaydedildi.
Açıklamada şu soru yöneltildi: “Hazırlanmış bir plan varken, bu plan neden hayata geçirilmiyor?”

"Otizm politikalarında yardım değil hak temelli yaklaşım istiyoruz"
Talepler açıklandı
Otistiklerin yaşamının bireysel çabalarla ve geçici çözümlerle sürdürülemeyeceği belirtilirken, artık farkındalık kampanyalarından çok işleyen bir kamu sistemine ihtiyaç olduğu açıklandı. Talepler 4 başlıkta toplandı:
- Otizm Eylem Planı’nın derhal yürürlüğe alınması
- Uygulama sürecinin şeffaf ve denetlenebilir hale getirilmesi
- Kurumlar arası etkili koordinasyonun sağlanması
- Kriz durumları için acil müdahale mekanizmalarının oluşturulması.

Otistik aktivist Devrim Nesin: Sağlam beden algısı, patriarkanın parçası
Otistik çocuklar ve kaybolma riskine karşı yapılması gerekenler
Tohum Otizm Vakfı da otistik çocuklarda kaybolma riskinin neden daha yüksek olduğuna ve bu konuda neler yapılması gerektiğine ilişkin bir bilgi notu paylaştı.
Aileler ve eğitimciler ne yapabilir?
Bir yere giderken anne-babaya haber verme, göl, gölet gibi alanlardan uzak durma, kaybolduğunda yardım isteme gibi güvenlik becerileri sistematik biçimde çocuklara öğretilmelidir.
Kamu ne yapabilir?
- Otizm farkındalığı ve otizmli çocuklarla iletişim eğitimleri yaygınlaştırılmalıdır.
- Arama planları otizme özgü davranış kalıplarına göre yapılmalıdır.
- Arama sırasında gürültü, ani temas gibi tetikleyicilerden kaçınılmalıdır.
- Konuşamayan çocuklar için alternatif iletişim yöntemleri kullanılmalıdır.
Nasıl davranmalı?
- Yalnız gezen bir çocuk her zaman risk altında olabilir.
- Sessiz olması, göz teması kurmaması “yaramazlık” ya da “itaatsizlik” değil, iletişim farklılığı olabilir.
- Böyle bir durumda 112’ye veya güvenlik birimlerine haber verilmesi hayati önem taşır.
Veriler ne söylüyor?
- Otizmli çocukların yaklaşık yarısı en az bir kez güvenli alanlardan ayrılma davranışı göstermektedir.
- Bu vakaların önemli bir bölümü uzun süreli kaybolmalarla sonuçlanmaktadır.
- Türkiye’de yapılan çalışmalar, her 4 aileden 1’inin bu durumu deneyimlediğini göstermektedir.
- En ciddi riskler arasında boğulma, trafik kazası ve yüksekten düşme yer almaktadır.
Otizmli çocukların “kaybolma” ya da güvenli alanlardan izinsiz ayrılma riski, yaşıtlarına göre 3-4 kat daha yüksektir. Sosyal ipuçlarını yorumlamada güçlük, çevresel tehlikeleri fark edememe veya duyusal ilgi ve ihtiyaçları nedeniyle tehlikeli alanlara yönelme gibi faktörler bu riski artırır.
(NÖ)

