Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) İstanbul 1 Mayıs'ı için programlarını açıkladı.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB: İstanbul'da 1 Mayıs meydanı Taksim Meydanı'dır
Sendika ve meslek odaları bu sene İstanbul 1 Mayıs'ının Taksim'de düzenlenmesi için Valiliğe başvuru yaptıklarını duyurmuştu.
Kadıköy'e çağrı yapıldı
Dört kurumun sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımda Kadıköy İskele Meydanı’na çağrı yapıldı.
1 Mayıs afişinin yer aldığı paylaşımda "1 Mayıs 2026'da İstanbul'da Kadıköy İskele Meydanı'nda buluşalım! Yaşasın 1 Mayıs!" denildi.
DİSK, KESK, TMMOB, TTB:
— DİSK (@diskinsesi) April 16, 2026
1 Mayıs 2026'da İstanbul'da Kadıköy İskele Meydanı'nda buluşalım! Yaşasın 1 Mayıs! #1M2026#BirleşelimDeğiştirelim pic.twitter.com/w5loNRSt9g
Taksim Tertip Komitesi'nden çağrı
1 Mayıs Taksim Tertip Komitesi’ni oluşturan kolektif inisiyatif ise bu yıl da Taksim'e çağrı yaptı.
Aralarında konfederasyonlara üye ya da bağımsız farklı sendikaların yer aldığı kurumlar ve sosyalist örgütlerin yer aldığı inisiyatif "1 Mayıs’ta omuz omuza Taksim’deyiz" başlıklı bir açıklama yayımladı.
1 Mayıs Taksim Tertip Komitesi bileşenlerinin yaptığı açıklama ise şöyle:
"Bu yıl 1 Mayıs'ı emperyalist-kapitalist sistemin insanlığı savaş ve sömürü kıskacına aldığı, artık hiçbir hak ve hukuk tanımadığını ortaya koyduğu, işçi sınıfına ekmeği, onuru ve özgürlüğü için direnişten başka seçenek bırakmadığı bir dönemde karşılıyoruz.
Emperyalizm Ortadoğu halklarına açtığı savaşta sınırsız bir saldırganlıkla ilerlerken, işbirlikçi iktidar Türkiye’yi bu savaşın tam ortasına yerleştiriyor. Temmuz’da NATO zirvesine ev sahipliği yapmaya hazırlanan iktidar, ülkemizi emperyalist saldırganlığın ön cephe ülkesi haline getirmek istiyor.
Çok uluslu şirketler ve yerli işbirlikçileri bu savaşta kâr planlamaları yaparken emekçi halkın payına yaşam pahalılığı, işsizlik, yoksulluk, ağır çalışma koşulları, geleceksizlik düşüyor. İktidar, halkın giderek büyüyen hoşnutsuzluğu harekete geçmesin, dört yanda boy veren emek ve hak mücadeleleri bir araya gelmesin diye baskı ve yasaklamalarla elimizi kolumuzu bağlamaya çalışıyor.
Ama bu halk her şeye rağmen direniyor. Organize sanayi bölgelerinde, fabrikalarda, madenlerde, ormanlarda, kentte ve kırda, yoksul mahallelerde, kampüslerde, sokaklarda çoban ateşleri çoğalmaya devam ediyor.
Hesaplaşmayı sandığa havale edip erken seçim çağrıları yapanlar karşısında ise Erdoğan gayet dürüstçe yanıt verip, “Erken ya da ara seçim yok. Türkiye’yi çokuluslu şirketler için yönetim merkezi haline getirmeye çalışıyoruz” diyerek meselenin özünün sınıfsal olduğunu kendi ağzıyla ifade ediyor.
İktidar yalnızca muhalif siyasetçilere, belediye başkanlarına değil sanatçılara, gazetecilere, ekoloji direnişçilerine ve sendikacılara karşı da yeni bir saldırı dalgası başlatmış durumda. İstiyorlar ki bu iktidarın halk düşmanı, emek düşmanı politikaları karşısında hoşnutsuzluğu büyüyen emekçi halk sessiz, seçeneksiz, siyasetsiz, örgütsüz, hareketsiz kalsın.
İşçi sınıfının kendi bağımsız çıkarları için mücadele edebileceğini, örgütlenebileceğini ve kazanabileceğini gösteren dostlarımız özellikle hedef alınıyor. Polen Ekoloji Kolektifi’nden Cemil Aksu, Bakırtepe Çevre Platformu’ndan Aytaç Sarıkaya ve Aynur Ergül, DİSK Limter-İş Sendikası Genel Başkanı İleri Devrim Yurtsever, önceki dönem genel başkanları Kanber Saygılı, Aydın Kılıçdere ile Hakkı Demiral, Bir Tek Sen Genel Başkanı Mehmet Türkmen, Akbelen Ormanı direnişçisi Esra Işık ve Umut Sen Örgütlenme Koordinatörü Başaran Aksu sermayenin saldırılarına karşı emeği ve yaşamı savundukları için tutuklandı.
Dostlarımızın hepsi bize “mücadeleye devam” mesajlarını bıraktı ve mücadele devam ediyor. Bu baskıların, tutuklamaların işçi sınıfının sele dönen öfkesini durdurmayacağını biliyor, kurtuluşun işçi sınıfının ellerinde olduğunu biliyor, mücadeleye devam ediyoruz.
Hayat işçileri, emekçileri, kadınları, gençleri iktidarın gayrimeşru sınırlamalarını reddederek; eşit ve özgür yarınları kurmaya çağırıyor. Bu sese kulak verenlerin birlikteliği ile 1 Mayıs’ta Taksim’e yürüyoruz.
(AB)

