DEM Parti: "Türkiye siyasi tarihinde yeni bir sayfa açıyoruz"
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan başkanlığındaki parti heyeti, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ni Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) imzaladı.
Çerçeve yasa taslağında kimler kapsamda, kimler kapsam dışında?
"Bu yasa son durak değil, tarihi bir başlangıç"
İmza töreninin ardından konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 1985'ten 2015'e kadar konuyla ilgili 11 düzenleme yapıldığını ancak hiçbirinden sonuç alınamadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
"27 Şubat'ta Sayın Öcalan'ın yapmış olduğu çağrı sayesinde ilk defa Türkiye'de ortak geleceğimizin hukukunu birlikte yazıyoruz. Bu yasa hepimiz için bir imkandır. 86 milyonun ortak kazancına dönüştürmek istiyoruz. Bu yasa bir son durak değil, tam tersine değerli ve tarihi bir başlangıçtır."
Yasanın eksikliklerine rağmen taşdığı önemi savunacaklarını belirten Bakırhan, atılan imzanın barışa, demokrasiye ve ortak geleceğe atıldığını kaydetti. Ayrıca sürecin bu aşamaya gelmesindeki emekleri nedeniyle Sırrı Süreyya Önder'i de saygı ve minnetle andıklarını ifade etti.
Bahçeli: Öcalan umut hakkına, Demirtaş evine, Ahmetler görevine kavuşmalı
"Negatif barıştan pozitif barışa geçişin adımı"
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ise yaklaşık iki yıldır devam eden müzakere sürecinde meclise sunulan yasanın tarihi bir anlam taşıdığını belirtti.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun İmralı Adası’na giderek Abdullah Öcalan ile görüşmesini sürecin kritik eşiklerinden biri olarak nitelendiren Hatimoğulları, teklifin niteliğine dair şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu yasa tek başına 100 yıllık bir sorunu çözemez ancak bir kapı aralamak açısından son derece tarihidir. Demokratik cumhuriyetin inşası ve ülkenin demokratikleşmesi bakımından bunun bir 'kök yasa' veya 'çerçeve yasa' olmasını umut ediyoruz. Negatif barıştan pozitif barışa geçiş açısından önemli bir evredir. Silahsız ve çatışmasız bir sürecin başlangıcı için bu somutlukta bir adım atılması bize umut veriyor. Kürt sorunu bir terör sorunu değil; iktisadi, sosyal, siyasal ve toplumsal bir sorundur. Müzakere ve diyaloğun devam etmesi, demokratikleşmenin önünü açacak yeni yasaların ortaya çıkması elzemdir."
Hatimoğulları, parlamentodaki tüm siyasi partilere seslenerek teklife katkı sunmaları ve destek vermeleri çağrısında bulundu.
(FY)