DEM Parti, Meclis’te yapılması planlanan haftalık grup toplantısının Rojava'ya sınır Nusaybin ilçesinde yaptı.
Yüzlerce yurttaş, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları'nın da katılımıyla saat 13.00’da Midyat Yolu Caddesi Demiryolu Kavşağı’nda biraraya geldi.
Buradan Sınır Parkı’na doğru yürüyüş başladı. Yürüyüş boyunca sık sık "Bijî berxwedana Rojava! (Yaşasın Rojava direnişi)" sloganı atıldı.
Yürüyüş güzergahın tamamı polis barikatlarıyla kapatıldı. Polis barikatını aşan bir grup Kamişlo Sınır Kapısı’na doğru yürüdü. Sınırı aşan kitle, Rojava'ya geçti.
"Kürtlere yönelik katliam başlatıldı"
Yürüyüşün ardından Sınır Parkı’nda grup toplantısını gerçekleştirmek üzere ilk olarak DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları konuştu.
Hatimoğulları, "Nusaybin'de sınırın sıfır noktasındayız. Birkaç adım ötede Kamışlo'da kardeşlerimiz şiddetli bir savaş tehlikesi altındalar. Rojava'da şiddetli bir savaş devam ediyor. 10 Mart Mutabaktı ile ilgili hala görüşmeler devam ederken Suriye'de geçici Şam yönetimi, SDG ve özyönetim arasında görüşmeler devam ederken birden masayı devirip savaş ve çatışmanın önü açıldı. Halep'te öncelikle Şeyh Maksud ve Eşrefiye'de Kürt halkına yönelik amansız bir katliam başlatıldı" dedi.
Bijî berxwedana Rojava✌🏿
— Mehmet Zeki İrmez (@zekiirmez) January 20, 2026
Em li Silopiyayê ji bo Rojava dimeşin!
Gelê #Rojava ne bi tenê ye! pic.twitter.com/QpSH5d9i1T
Hatimoğulları şöyle devam etti:
"Önce Fırat'ın batısı sonra şimdi de Fırat'ın doğusuna yani Rojava topraklarına bir işgal hareketi başlatılmış durumda. Yalan yanlış bilgileri başta yandaş havuz medya AKP Türkiye ve dünya kamuoyunu yanlış bilgiler yayımlanıyor. 10 Mart Mutabakatı'na uymayan HTŞ'nin kendisidir. Bugün Türkiye'de Suriye'deki operasyon devam ederken Cumhur İttifakı sözcülerinin açıklamalarına bakılacak olursa sanki savaşı ve çatışmayı Türkiye'den yönetiyormuş gibi açıklamalar yapıyorlar. Bir yandan Türkiye'de Kürt'e 'kardeşim' diyecek , 'İç barışı tesis edeceğim' diyecek öte yandan oradaki operasyonları yönetecekler."
Ömer Çelik'e yanıt
"Temizlik hareketi başlamalı diyorlar" diyen Hatimoğulları, "Siz neyi neyden temizliyorsunuz? Rojava toprağını Kürtten mi temizlemeye çalışıyorsunuz. Hak ve batıl görüyorsunuz. Ey batılı kıblesi olarak gören iktidar zehirlenmesi yaşayanlar, demokratik demek savaş karşıtlığını istemektir. Batıl olan nedir biliyor musunuz? Burada asıl darbeyi bu sürece HTŞ ile el ele tutuşmaktır. Paramilitar güçleri örgütleyip eğitip donatıp onları Suriye topraklarında Alevileri, Dürzileri, Sünnileri, Kürtleri katlettirmektir. Onların önünü açmaktır.
"Burada hükümetin sözcüsü ömer çelik konuşma yapıyor. SDG sürece darbe yapmak istiyor burada asıl darbeyi HTŞ ile el tutuşanlar, oradaki güçleri destekleyenler, bu savaşa onay verenler, göz yumanlar destekleyenler, sınırını ardına kadar bu çete güçlerine açanlar yapıyor. Bu süreci esas olarak sabote edenler bunlardır. HTŞ sözcülüğü yapıyorsunuz Türkiye'den, o yüzden bu süreci sabote etmek isteyenler sizsiniz."
Erdoğan'a seslendi
"Buradan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a soruyoruz: Kürt kardeşlerimiz katlediliyor diye mi HTŞ'yi tebrik ediyorsun? Ortada bir savaş var neyin tebriği bu? Türkiye'de iç barışımızı tahkim edelim dedik iç barışı konuştuğumuz bugünlerde Suriye'de Kürtler katledilirken Türkiye'deki Kürtlerin bir huzuru olabilir mi? İnsanlar gece gündüz uyumuyor herkes ayakta. Bugün 7'den 90'a herkes bu yürüyüşte sınırın ötesindeki kardeşleri için gözyaşı döküyor. İşte süreci bozan sizsiniz Türkiye'de barış sürecine inancı zayıflatan sizlersiniz. Vazgeçin bundan, artık yeter. Adeta bir düğmeye basılmışçısına kalem oynatanlar var. Saray medyasının kalemşörü eş başkanımız sayın Tuncer Bakırhan ve grup başkanvekilimiz Gülistan Kılıç Koçyiğit hedef haline getirmek istiyor. Sen kandan savaştan çatışmadan besleniyorsun. Daha kaç Kürt katledilirse senin kalemin yazı yazabilir, vicdanın rahatlar. Hedef haline getirmenize asla müsaade etmeyeceğiz. "
Soykırımı durdurma çağrısı
"Ortada çok büyük bir uluslararası komplo olduğunun farkındayız" diyen Hatimoğulları, "Paris anlaşmasından sonra Rojava'ya ve Kürtlere dönük bir soykırım startının verildiğinin farkındayız. Türkiye'de hükümet adına konuşanlar SDG başka devletlerle iş tutuyor. Suriye'deki Kürt halkının siyasi iradesiyle Türkiye görüşmeler gerçekleştirsinler dedik. Ama bundan siz imtina ettiniz. Şimdi bahsettiğiniz devletler, komplo geliştirenlerle beraber aynı yerde saf tutup sözüm ona İslam kardeşim dediğin kürdü katlediyorsun, Rojava halkı yalnız değildir. Bütün dünyaya çağrımızı yineliyoruz; Suriye'deki Kürt soykırımını durdurmaya davet ediyorum" çağrısı yaptı.
"Rojava'da Kürtler tek dünya bir olmuş"
Ardından konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Bugünleri yaratanları kınıyoruz. Kuzey Doğu Suriye'de katliam var. Onlarca selefi örgüt, onlarca baş kesen, onun uzantıları ve onu destekleyen ulusal, bölgesel, uluslararası güçler var. Rojava'da Kürtler tek dünya bir olmuş, Kürtlere düşmanlık, soykırım yapıyor. Kürtlerin kimliksiz, dilsiz bir şekilde, statüsüz bir şekilde yaşaması için düşmanlık yapıyorlar. Rojava'da mücadele eden halkıyla birlikteyiz" dedi.
"SDG bal gibi Kürtleri temsil ediyor"
Bakırhan, Bahçeli'nin "SDG Kürtleri temsil etmiyor" sözlerine şöyle yanıt verdi:
"Beyefendiler kimin kimi temsil ettiğine de karar veriyorlar. Dilinizi konuşmayın, statünüz olmasın diyorlar. Sana mı soracağız kimin kimi temsil ettiğini? SDG bal gibi Kürtleri temsil ediyor. Özerk yönetim oradaki bütün halkları temsil ediyor. Bu hükmü siz veremezsiniz. Sandığı koysanız bu toplumun rızasını alabilir misiniz? Alamazsınız. Asıl siz kimi temsil ediyorsunuz? Sayın Devlet Bahçeli, "PKK’nin kurucu önderi" diyor ama onun dediğini yapmıyor, "Her karışı temizlenmeli, kurutulmalı" diyor. Sen kuru temizlemeci misin?"
(AB)

