DEM Parti şüpheli mahpus ölümlerini Meclis gündemine taşıdı
*DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Türkiye hapishanelerinde "intihar" olarak açıklanan şüpheli mahpus ölümlerinin araştırılması için TBMM Başkanlığına Meclis Araştırması açılması talebiyle önerge verdi.
*Çiçek, tecrit, tek kişilik hücre uygulamaları, disiplin cezaları ve sağlık hakkına erişimin engellenmesi gibi yapısal hak ihlallerinin mahpusları ölüme sürüklediğini belirtti.
*Özellikle S ve Y Tipi yüksek güvenlikli hapishanelerde uygulanan bu politikaların fiziksel ve ruhsal bütünlüğü hedef aldığını vurguladı.
*Ailelerin, avukatların ve hak örgütlerinin başvurularının yanıtsız bırakıldığını, idari ve adli makamların etkili soruşturma yürütmediğini ifade eden Çiçek, bu yaklaşımın cezasızlığı derinleştirdiğini ve benzer ihlallerin tekrarına zemin hazırladığını kaydetti.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, kamuoyuna “intihar” olarak açıklanan şüpheli mahpus ölümlerinin; bu ölümlere yol açan tecrit, tek kişilik hücre uygulamaları, disiplin cezaları ve baskılar başta olmak üzere yapısal hak ihlallerinin tüm boyutlarıyla araştırılması, sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında etkili soruşturmaların yürütülmesini engelleyen uygulama ve mekanizmaların ortaya çıkarılması amacıyla TBMM Başkanlığına Meclis Araştırması açılması talebiyle önerge verdi.
Araştırma önergesinin gerekçesinde Türkiye hapishanelerinin uzun süredir yaşam hakkı ihlallerinin, tecrit uygulamalarının ve cezasızlık politikalarının en görünür hale geldiği alanlardan biri olduğu vurgulandı.
Çiçek, kamuoyuna “intihar” olarak yansıtılan şüpheli mahpus ölümlerinin hapishanelerde derinleşen hak ihlallerinin en ağır sonuçları arasında yer aldığını belirterek, “Mahpusların fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü hedef alan uygulamalar sürerken, yaşanan ölümler karşısında etkili soruşturmalar yürütülmemekte, ailelerin, avukatların ve hak örgütlerinin başvuruları yanıtsız bırakılmaktadır” ifadelerine yer verdi.
Önergede, yaşam hakkı ihlallerinin ortaya çıkmasında belirleyici unsurlardan birinin tecrit politikaları olduğu vurgulanırken, özellikle S ve Y Tipi yüksek güvenlikli hapishanelerde yaygınlaştırılan tek kişilik hücre uygulamaları, görüş kısıtlamaları, keyfi disiplin cezaları ve sağlık hakkına erişimin engellenmesinin mahpusların fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü doğrudan hedef aldığı ifade edildi.
Araştırma önergesinde bugüne kadar yaşanan çok sayıda örnekte görüldüğü üzere idari ve adli makamların bu tür ölümler karşısında çoğu zaman ölümün gerçekleşme biçimine odaklandığına dikkat çeken Çiçek, “Mahpusu ölüme sürükleyen koşulların açığa çıkarılması konusunda gerekli irade gösterilmemektedir” dedi.
Esas meselenin mahpusu ölüme sürükleyen koşulların ortaya çıkarılması ve sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında etkili soruşturmalar yürütülmesi olduğunu belirten Çiçek, buna rağmen birçok dosyada ailelerin ve avukatların taleplerinin karşılanmadığını, ihmal ve sorumluluk iddiaları aydınlatılmadan süreçlerin kapatıldığını ifade etti. Bu yaklaşımın cezasızlığı derinleştirdiğini ve benzer ihlallerin tekrarının önünü açtığını vurguladı.
Çiçek, tüm bu nedenlerle yaşam hakkı ihlallerine zemin hazırlayan tecrit uygulamalarının, şüpheli ölümlerin ve cezasızlık mekanizmalarının bütün yönleriyle araştırılması, sorumluların ortaya çıkarılması ve benzer ihlallerin önlenmesi amacıyla Meclis Araştırması açılmasının zorunlu hale geldiğini belirtti.
(EMK)