TMMOB Bilgisayar Mühendisleri Odası (BMO), TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), Alternatif Bilişim Derneği, Linux Kullanıcıları Derneği (LKD), Özgür Yazılım Derneği (ÖYD) ve Pardus Kullanıcıları Derneği (PKD), 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya platformlarına erişiminde e-Devlet üzerinden kimlik/yaş doğrulamasını zorunlu kılan yasal düzenlemeye ilişkin ortak açıklama yayımladı.
27 Nisan 2026 tarihli açıklamada, 22 Nisan’da TBMM’de kabul edilen düzenlemenin çocukları zararlı içeriklerden ve siber zorbalıktan koruma gerekçesiyle gündeme getirildiği hatırlatıldı. Ancak kurumlar, düzenlemenin yalnızca çocuk hakları ve özgürlükler açısından değil, sosyal ağlarda anonimlik, ifade özgürlüğü ile bilgi ve haber alma hakkı bakımından da ciddi kaygılar yarattığını belirtti.

Çocuklara sosyal medya yasağı “koruma” mı, “hak gaspı” mı?
"Mutlak yasak koruma sağlamaz"
Açıklamada, sosyal ağlara erişimde e-Devlet Kapısı üzerinden kimlik doğrulamanın teknik güvenlik riskleri taşıdığı ifade edildi. Bununla birlikte asıl sorunun “yasaklamaları tek çözüm gören” yaklaşım olduğu vurgulandı.
Kurumlar, çocukların dijital dünyadaki risklerden korunması gerektiğini ancak bunun mutlak yasaklarla sağlanamayacağını belirtti:
“Çocukları boğulma riskinden korumak için denize girmelerini, trafik kazası riskine karşı araca binmelerini ya da düşüp sakatlanma olasılığına karşı spor yapmalarını yasaklamak nasıl akıldışı ise dijital dünyanın risklerini mutlak yasaklarla yönetmeye çalışmak da o derece işlevsizdir.”
Açıklamada, sorunun teknolojinin kendisinde değil, kullanım biçimi ve denetim mekanizmalarındaki eksikliklerde olduğu kaydedildi. Dijital gözetim ve sansür riskine dikkat çeken kurumlar, bu tür düzenlemelerin bireysel ve toplumsal yaratıcılığı, kişisel gelişimi, bilgi üretimi ve paylaşımını engelleyebileceğini ifade etti.

ÇOCUKLAR VE SOSYAL MEDYA
Yasaklar, denetim ve gözetim: Çocukları korumak mümkün mü?
“Çocuklara dijital dünyada pusula verilmeli”
Ortak açıklamada, çocuklara geleceğin mesleklerine hazırlanmaları ve dijital dünyaya uyum sağlamaları öğütlenirken, aynı zamanda dünyanın en yaygın iletişim araçlarına erişimlerinin yasaklanmasının çelişki olduğu belirtildi.
Kurumlara göre çözüm, çocukları dijital dünyadan yalıtmak değil, onları dijital dünyada karşılaşabilecekleri risklere karşı güçlendirmek:
“Mutlak yasakların ördüğü duvarların arkasına saklanmak yerine, çocuklarımıza bu dijital denizde fırtınalardan korunmayı öğretecek pusulayı vermeliyiz: Dijital okuryazarlık.”
Açıklamada, çocuklara siber zorbalığı tanıma, dezenformasyonu ayırt etme ve dijital ayak izinin önemini kavrama becerilerinin kazandırılması gerektiği vurgulandı. Eğitim programlarının ve ailelere yönelik bilinçlendirme çalışmalarının, yasakların doğurabileceği gizli kullanım riskinden daha güvenli bir ortam yaratacağı belirtildi.
(NÖ)

